BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bu şişirilmiş yuvarlak nesne...

Bu şişirilmiş yuvarlak nesne...

Eminim son dönemlerin en bilindik, en fiyakalı objelerinden biri o; Futbol topu. Ayaklarımızın yere bastığı en erken yaşta üstümüze atılarak, atılana dokunarak, sonra ona buna atarak ya da atanları izleyerek bu şişirilmiş objeyle geçen, bir ömür boyu muhabbet...



Eminim son dönemlerin en bilindik, en fiyakalı objelerinden biri o; Futbol topu. Ayaklarımızın yere bastığı en erken yaşta üstümüze atılarak, atılana dokunarak, sonra ona buna atarak ya da atanları izleyerek bu şişirilmiş objeyle geçen, bir ömür boyu muhabbet... Ondan hoşlanmayan bile uzak kalamaz ki; evde, ofiste, sokakta, restoranda hatta arabada bir vesileyle eline, koluna, bacağına, gözüne, kulağına hatta sinirine dokunup durur. Anlayacağınız gibi “no way out” yani çıkış yoktur. Aslında en güzel kareler yeşil sahalarda futbolcunun, antrenörün taraftarın verdiğidir, ama verdiğiyle kalır. Bunların hepsinin gelip geçici olduğunu gördük tek gerçek “o”dur. Tekerlekten sonra dünyanın en fantastik buluşu; top. ‘Can’dır o. Milyarlar izler onu gözünü kırpmadan stadlarda, ekran başında sahneden inmeyecek bir artist gibidir âdeta. Pele’si, Maradona’sı, Cruyff’u rol çalamamıştır, doksan dakika boyunca milyarlarca göz hep onun peşinden gitmiştir. Yeri gelmiş ağlarla kucaklaşmış, yeri gelmiş direklere toslamış hatta taraftara bile ulaşmıştır o hep paylaşmıştır yalnızlığını. Kısaca o dünyanın ortak dili olmuşsa saygı, sevgi, kardeşlik ve muhabbeti tekrar kazandırmak da boynunun borcudur. Futbol bugün şüphesiz dünyanın en popüler spor dallarından biridir. Basit bir oyun olmasının yanında bu küresellikteki sosyo-ekonomik yapının da imparatorluğuna soyunmuştur. Fransız sosyolog Pascal Boniface ‘Futbol küreselleşmenin nihai aşamasıdır. Futboldan daha evrensel bir olay yoktur o kadar ki demokrasi ve pazar ekonomisi bile şişirilmiş bu nesne uğruna daha az yaygın ve daha az köklüdür’ der. Birçok insan için heyecan veren ve yaşamın parçası haline gelen futbola azımsanmayacak bir kesim tarafından spor ve hobi olmanın ötesinde anlamlar da yüklenilmektedir. Ülkemizde son dönemde futbolda yaşanan şike, teşvik, şiddet gibi olayların gündeme gelmesi ve bunların önüne geçilmesi için yapılan teknik takipler, yeni yasalar çıkarılmaktadır ama bunlardaki strateji günü kurtarmak değil, geleceği kurtarmak olmalıdır. Futbolumuzdaki bu kara bulutların bir an evvel dağıtılması ve Pele’nin dediği gibi “güzel oyun”a bir an evvel layık olmak için gerekenin zaman kaybetmeden yapılmasına inanıyorum. Çünkü; Futbol günahı, sevabı, mabedi, bayramı, seyranı ile afyonla vicdan arasında gidip gelen dramatik bir oyundur ömür boyu sürecek ışığı da hiç sönmeyecek...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT