BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > ‘Göğsünü açıp genişletmedik mi?’

‘Göğsünü açıp genişletmedik mi?’

Peygamber efendimizin mübarek, muazzam ve mükerrem şerefli kalbinin vasfı hakkında nice hadisler ve haberler gelmiştir. Kalb, yürek denilen et parçasında bulunan bir kuvvettir. Elektriğin aküde, pilde bulunması gibidir. Rûh [can] ise, bedenin her yerinde bulunur.



Peygamber efendimizin mübarek, muazzam ve mükerrem şerefli kalbinin vasfı hakkında nice hadisler ve haberler gelmiştir. Kalb, yürek denilen et parçasında bulunan bir kuvvettir. Elektriğin aküde, pilde bulunması gibidir. Rûh [can] ise, bedenin her yerinde bulunur. Kalb diye isimlendirilmesinin sebebi bazı hallerde tekallüb eder (halden hale döner) olmasındandır. Nitekim islam büyükleri şöyle bildirmişler: “İnsan ancak ünsünden ötürü insan diye isimlendirildi. İnsan kelimesi ‘üns’ten alınmıştır. Kalb de ancak bir halden bir hale tekallüb edip döndüğü için kalb kelimesi ile isimlendirildi.” Fahr-i Alem efendimiz hadis-i şerifte: “İnsanın kalbi, sahraya atılmış bir kuş tüyü gibidir. Onu yel her yöne döndürür”, diye buyurmuştur.” Hak teala hazretleri, kişinin ahlakını kalbinin sırlarına alamet kılmıştır. Kalbinde Allah’ın sırrından eser bulunan kişinin ahlakı güzel olur. Hak tealanın bütün yaratıkları ile ahlak güzelliği üzre dirlik eder. Bunun gibi Hak teala, bütün yaratıkları içinde Peygamber efendimizin şerefli cisimlerine bazı sıfatlar tahsis etmiştir ki, bunlar, güzel ahlakına delil olmuştur. Onun çok öğülen ahlakını, mukaddes kalbinde olan ilahi esrara alamet kılmıştır. Resulullah efendimizin şerefli kalbi bütün kalblerin en ganisi olduğu için Hak teala ona haber vermiş ve o Allah’ın nazar yeri olmuştur. Peygamber efendimizin şerefli kalbi, Mi’rac gecesinden evvel diğer peygamberlerin kalbleri derecesinde idi. Mübarek göğsü daralırdı. Sonradan şerefli kalbine genişlik verilir, Hakk’ın ve halkın muamelesine tahammül ve takat yetiştirir oldu. Nitekim bu husus: “Elem neşrah leke-Biz senin göğsünü açıp genişletmedik mi?” suresinin tefsirinde beyan buyurulmuştur. Sahih hadiste bildirildi ki, Cebrail aleyhisselam, Resulullahın şerefli kalbini yarıp içinden bir parça donmuş kan çıkarıp: “Şeytanın senden nasibi olan işte budur”, demiştir. Ondan sonra Cebrail aleyhisselam Peygamber efendimizin kalbini bir altın leğen içinde Zemzem suyu ile yıkamıştır. Tekrar şerefli kalbini yerine koyup yarasını kapatmıştır. Bazı hadis-i şeriflerde de mübarek kalbi yarılıp su ve kar ile yıkandığı bildirilmiştir. Kalbinin yarılması bir defa da Resulullah efendimize çocukluk devrinde vaki olmuştur. Peygamberlik zamanından önce mucize vaki olmasını alimler mümkün görmüşlerdir. Bu türlü hallere irhasat derler. Hususiyle Peygamber efendimiz hakkında çok vaki olmuştur. Yarın: İnsan hakiki güzelliği anlayamaz
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT