BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Benim “düldül”ün sinyalleri

Benim “düldül”ün sinyalleri

“Türkiye’de son otuz yılın en büyük değişimi nedir?” deseler siz ne cevap verirsiniz bilemem ama bendeniz şunu derim: “Memlekette insanımızın beyin damarlarını daraltan, beynini adeta kurutan “Bizden adam olmaz abicim!!!” paradigması yıkılmıştır.



“Türkiye’de son otuz yılın en büyük değişimi nedir?” deseler siz ne cevap verirsiniz bilemem ama bendeniz şunu derim: “Memlekette insanımızın beyin damarlarını daraltan, beynini adeta kurutan “Bizden adam olmaz abicim!!!” paradigması yıkılmıştır. Bu öyle kolay olmamıştır. Rahmetli Turgut Özal ile başlayan, ondan sonra on yıl yine akamete uğrayan, Tayyip Erdoğan ile yeniden hız ve ivme kazanan ve inşallah daha uzun yıllarca devam edeceğini kalpten dilediğimiz, “Sivilleşme ve Demokratlaşma“ süreci bu paradigmayı kökünden sarsmıştır. Bu olumlu hava insanımızda tabiaten var olan yenilikçilik ruhunu ve pratik çözüm üretme kabiliyetini coşturmuştur. Hadi o zaman bir “Alamanya hatırası” daha... Gider gitmez bir “vosvos” aldım dayıma sırtımı dayayarak. Kısa kesiyorum; arabanın sinyal lambaları dururken ve düşük hızda çalışıyor, otobana çıkıp hız yüze dayanınca sinyaller çalışmıyor. Servise götürdüm, “kondansör ve filan parça değişecek” denildi değiştirdiler, talebe bütçesiyle yüklü bir servis ücreti ödedik, araba yine aynı... Tekrar servise gidiyorum, kontrol, tamam, otobanda yine aynı. Bir pazar günü dayımın evinde onun arkadaşlarıyla sohbet ederken ben lafı bizim “düldül”e getirdim. “Dayı benim vosvosun sinyalleri otobanda çalışmıyor, dururken çalışıyor, servise bi ton para verdim yine aynı, ne yapacağız bu külüstürü?” dedim. Dayımın arkadaşlarından biri “Kalk beraber bi bakalım, belki çakarız manzarayı” dedi... Gittik, arabanın ön konsolunun altına yattı, epey bir bakındı, bir pense istedi “Tamamdır, geçmiş olsun!” dedi o bizim insanımıza has gülümsemeyle. İçimden “Hadi abicim koskoca servisin beceremediği şeyi üç dakikada hallettin öyle mi?” dedim. “Hadi bir tur atalım!” dedi, benim yüzümdeki şaşkınlığı fark edince. Kısa bir otoban turu. Mesele hallolmuş. “Bak yeğen, senden önceki sahibi arabaya ilave inşaat olarak silecek otomatiği monte etmiş, o otomatiğin şasisini sinyal lambalarıyla beraber yapmış, zamanla saşi yaptıran vida gevşemiş, o vidayı sıktık mesele halloldu!” dedi. Siz, sonra servisteki ustalara ben nasıl hava attım görmeliydiniz. Ama boşuna aldıkları paraları geri vermediler. Ben bu hikâyeyi anlatmış mıydım önceden? Neyse duymayanlar duymuş olsun. Demem o ki, bizim amatörlerimiz onların ustalarıyla yarışırlar. Ancak bunun için önce şu AB’ye girme işini halletmemiz gerek. Egemen Bağış Bey işi sıkı tutmalı. 2015’e kadar bu işi halletmeliyiz. Sonrası kolay...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT