BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Taviz, silahları susturmaz

Taviz, silahları susturmaz

IRA ve ETA’yı en iyi tanıyan eski diplomat Akın Ölçer, “Kürt meselesinde çözüm demokrasi” diyor.



ÖZELRÖPORTAJ Adem DEMİR adem.demir@tg.com.tr Kimi zaman PKK, batıdaki terör örgütleriyle kıyaslanıyor. Bazen Bask modeli bazen de İRA örneği verilerek devletin, PKK ile masaya oturması tavsiye ediliyor. Hatta devlet, örgütle masaya oturdu ancak sonuç alamadı. Ancak buna rağmen örgüte yakın olanlar, Abdullah Öcalan’ı, Gerry Adams’a benzetiyorlar. BDP mensubu bazı vekiller, siyaset yapan kendilerinin değil, devletin Öcalan ve KCK’yı muhatap almasını salık veriyor. Öyle ki Diyarbakır Milletvekili Emine Ayna “Öcalan Gerry Adams, KCK ise Sinn Fein’dir” diyebildi. > Peki PKK’nın İRA ya da ETA ile kıyaslanması ne derece doğru? Kuzey İrlanda’yı İngiltere’den koparmak için faaliyet yürüten İRA, 1970’ten silahlara veda ettiği 2005 yılına kadar estirdiği terörle bin 775 kişinin ölümüne sebep oldu. 1959’dan beri ayrılıkçı politika izleyen ETA’nın neden olduğu insan kaybı ise sadece 850. PKK’nın sebep olduğu kayıplar, bu iki terör örgütünden kat be kat fazla. Hem İRA hem de ETA’dan çok daha kısa bir geçmişe sahip PKK, 40 bin insanın ölümüne yol açtı. Silahlara veda edilmesinin tartışıldığı her dönemde yapılan bu kıyasın ne kadar gerçekçi olduğunu konunun uzmanıyla konuştuk. Bask Modeli’ni en iyi bilen ve bu konuda “İspanya Siyasi Tarihinde Bask Milliyetçiliği” ve “Çoğul İspanya” gibi kitapları bulunan emekli diplomat Akın Ölçer, Kürt meselesini ve çözümü konusunda örnek gösterilen örgütler ve bunlara yönelik yürütülen terörle mücadele yöntemleri konusunda ilginç değerlendirmelerde bulundu. Söyleşiden bölümler: > Türkiye ile İspanya arasında yorumunuz nedir? Bask modelinin çokça tartışıldığı bir dönemde İspanya’da bulundum. 1997 ve sonrasında özellikle Avrupa’nın terörle mücadelede ortaya konulan uygulamalar sebebiyle Türkiye’yi sert şekilde eleştirdiği sırada İspanya’yı iyi inceledim. Anayasalarımız aynı değil. Bizdekiler çıkıp ‘terörle mücadele devam ederken demokratikleşme olmaz’ diyor. Oysa İspanya yaptı. Türkiye İspanya gibi terörle mücadele etmedi. > Şimdi yöntem farklılıkları yok mu? Başbakan Erdoğan’ın ‘terörle mücadele, siyasetle müzakere’ mesajı önemli. Ama bu konuyu açmamız ve içini doldurmamız lazım. Terörle mücadele dediğinde hemen akıllara askeri tedbirler gelmemeli. Siyasetle müzakere de ayrı bir konudur. Askeri-polisiye tedbirler terörle mücadelenin bir kısmıdır. Geçmişe göre yöntem değişiklikleri var. Ancak yapılması gereken çok iş duruyor karşımızda. BİR PAKTA İHTİYAÇ VAR > İspanya, terörle mücadeleyi yürütürken hangi yöntemlere başvurarak netice aldı? İspanya terörle mücadele konusunda 12 Ocak 1988’de Viktoria kentinde bir pakt imzalandı. ETA’nın siyasi kolu hariç, Bask ülkesindeki tüm siyasi partilerin, terörle mücadele konusunda bir konsensüsü sağlandı. Bask sorunu anayasal çerçevede belirli ölçülerde çözümlendi. > Paktta neler var? Burada ‘çözümlenememiş meseleler varsa bu meseleleri ancak seçilmiş siyasetçiler çözebilir’ deniliyor. Bu şu anlama geliyor: Elinde silah tutunlar mesele çözemez. İkinci ilkede; terörle mücadele ederken polisiye tedbirler önemlidir. Ancak polisiye tedbirler kesinlikle insan hak ve özgürlüklerine uygun alınmalı’ deniliyor. Bir başka ilkesinde de ‘eğer silah bırakmak isteyenler varsa topluma yeniden kazandırma boyutunda kesin silah bırakanlara yasal siyaset hakkını açmak gerekiyor’ ifadesi yer alıyor. Yasal siyaset açılması da bazı ceza indirimleri siyasi haktan mahrumiyetlerin affı bir başka ilke. Bunun dışında teröre karşı olan herkes hangi görüşte olursa olsun hepsi bir araya getirilmeli ve teröre destek veren taban toplumsal kıskaç altına alınmalıdır diyor. Bunun örneği sokaklara dağılan milyonlardır. Milyonlar teröre hayır derken onların içinde bağımsız devlet isteyen Basklar da var. > Ortak tavır belirlemede Türkiye’nin de böyle bir çalışmaya ihtiyacı mı var? Teröre, teröristlere karşı adaletin ön plana çıkartılması gerekiyor. 17 sayfalık Vitoria Paktına benzer bir çalışmaya Türkiye’nin de ihtiyacı var. Terörle etkin ve ortak mücadele için toplumda yüzde 50 oy almış AK Parti tek başına bunu yapabilir ama Meclis’teki tüm partilerin destek vereceği bir ortak çalışma yürütülmeli. > ETA ile PKK’yı kıyaslamak ne derece doğru? ETA 1959’da kuruldu. Cinayetlere 1968 yılında başladı. Uluslararası anlamda terör örgütü sıfatını 1973’te kazandı. Franko’nun sağ kolu General Parero Blanko’nun zırhlı aracının havaya uçurulması eylemiyle birlikte ETA terör örgütü olarak görüldü. Bundan dolayı da 1973 Aralık’ında ikiye ayrıldı. PKK’nın çok farklı boyutları var. Birebir kıyas doğru olmaz. Benzerlikleri olduğu gibi farklılıkları da çoktur. > Hangi yönleriyle birbirine benziyorlar? ETA ve PKK’nın çıkışlarında yasaklar etkili oldu. Her iki örgüt antidemokratik ortamda beslendi. Örgüt liderleri hapiste. Şiddeti hedefe ulaşmak için araç olarak kullandılar. Diyalogu amaca engel gördüler. İspanya’da demokratikleşme hareketinin öncüsü Kral Huan Carlos’tur. İspanya’da yeni anayasa çalışmaları başladığında ETA’cılar ‘demokrasiden bahsede bahsede Bask yönetiminin bağımsızlığını geriye atıyorlar’ görüşü savundular. Bunun üzerine ETA terör eylemlerini artırdı. Demokratik anayasa çalışmalarını sabote etti. Selektif eylemlerle orduyu darbe yapmaya çalıştı. Bu konuda PKK’yla bir benzerliği var. Şiddete rağmen Kral Carlos geri adım atmadı. Demokratikleşme sürdü ve ETA ikiye bölündü. SİLAHLA SONUÇ ALINMAZ Yeni Anayasa sorunu çözer mi? Anayasayı İspanya 1978’de yaptı. Terörle mücadele paktını 1988’de imzaladı. Buna baktığımızda geç kalmışlığımız açık. Ancak yapılmayacak bir şey yok Askeri güvenlik tedbirlerini alırken insan hak ve hürriyetlerini ön plana çıkarırsan ve demokratikleşmeden ödün vermeden yoluna devam ederse niye olmasın ki. Silahla hedefe ulaşmak mümkün değil. Kürt meselesi demokratikleşme ile çözülür. Herkesin kendisini bulabileceği demokratik bir anayasa yapılırsa problem elbetteki çözülebilir. Hangi örgüt daha acımasız? Acımasızlıkta terör örgütleri hepsi aynıdır. Yalnız siyasi hedefleri açısından PKK daha yumuşak bir noktaya gelmiş durumda. Çünkü bağımsızlık hedefinden vazgeçtiklerini söylüyorlar. Eğer öyle ise Türkiye’nin işi daha kolay zira ETA silah bırakmış olsa bile ayrılıkçılıktan vazgeçmiş değildir. Türkiye İspanya kadar demokratik olsa bu problemi kesin çözülür. Demek ki yeni anayasa yaparken İspanya gibi evrensel nitelikte bir anayasa yaparsak terörü bitiririz. Mademki Türkiye’nin işi kolay İspanya’nın yaptığını neden yapmıyor? Bizde siyasetçilerin eli kolu bağlı. Vesayet sistemi var bizde. ‘Devletin asıl sahibi benim’ diyen statüko var. Hala ‘terörle mücadele yapılırken demokratikleşme olmaz’, ‘OHAL geri gelsin’ diyenler bulunuyor. Geçmişte cesur siyasetçiler çıkmadı. Risk alan olmadı. ANAYASAYI ENGELLEME GİRİŞİMİ Batıdaki terör örgütleri silahlara veda ederken PKK şiddeti niye artırdı sizce? ETA ve siyasal kolu, Anayasa çalışmalarını baltalamaya çalışmıştı. Şimdi biz anayasa yapmaya çalışıyoruz. PKK ve siyasi uzantıları demokratik anayasa çalışmalarına destek vermeleri gerekirken tam tersi oluyor. Bu şaşırtıcı. PKK’nın şu aşamada şiddetin dozunu artırmasını anayasayı engellemek istemesine bağlıyorum. Böyle giderse ETA’nın yapmış olduğunu yapacak. PKK’nın artık insiyatifi tamamen BDP’ye bırakması lazım. BDP kendi görüşlerini ne kadar kabul ettirir bu bir müzakere işi. İsterse demokratik özerkliği savunsun. Sizce MİT-PKK görüşmesinin devam etmesi gerekiyor mu? İspanya ETA ile her zaman görüştü. MİT-PKK görüşmesi de her zaman devam eder. Bizim bir şansımız var. Öcalan’ın PKK’ya eskisi gibi sözünün geçmediği söyleniyor ama geçtiği kadarıyla bir şans. Çünkü ETA’da yakalanan lidere örgüt ölmüş muamelesi yapıyor ve hemen yeni lider çıkıyor. PKK, Öcalan’ı hâlâ lider olarak gördüğü iddiasında. O zaman devlet, Öcalan faktörünü değerlendirmeli. BiRBiRiNDEN AYIRT EDiLMELi “Kürt meselesi ve terör birbirinden ayrılmalı” diyen Akın Ölçer, “Kürt problemi çözülmeyecek bir iş değil. Farklı örnekler mevcut. Türkiye’nin onca yaşanılanlardan bir ders çıkartarak yeni Anayasa yapması şart. Toplumsal bir barış tesis edilmeli. “Karşı tarafa sen silah bırakırsan demokratik özerkliği kabul ederim” denilemez. Bunun yerine ‘Silah bırakmanın karşılığında istediğin politikayı yapabilirsin’ denilebilir. Silah bırakma karşılığında herhangi bir ödün verilemez. O işin ödülü serbest siyasettir. Bu sağlanırsa Kürt meselesi birkaç yıl içinde çözülür.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT