BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Borsa gelirlerinin vergilendirilmesi

Borsa gelirlerinin vergilendirilmesi

1999 yılında gerçekleştirilen hisse senedi alım satım kazançlarının hangi şartlarla ve ne şekilde gelir vergisi ile vergilendirileceğini, bu köşde birçok kez yazdık.



1999 yılında gerçekleştirilen hisse senedi alım satım kazançlarının hangi şartlarla ve ne şekilde gelir vergisi ile vergilendirileceğini, bu köşde birçok kez yazdık. Öte yandan ancak Maliye Bakanlığı da, 23 Mart tarihli Resmi Gazete’de yayımladığı bir genel tebliğ ile konuya açıklık getirdi. Yapılan açıklamalar, esasen köşemizde yazdıklarımız doğrultusunda. Ancak biz, bu yazımızı, Maliye Bakanlığı’nın açıklamasını da aktarabilmek amacıyla yine aynı konuya ayırdık. Ancak bu açıklamanın en büyük talihsizliği, tarihidir. Beyanname dönemi başlamış, bir kısım mükellefler beyannamelerini vermiş, Maliye Bakanlığı ise beyan döneminin bitmesine -hafta sonu tatili hariç- 7 gün kala verginin nasıl olacağını açıklıyor. Neyse, yorumu okuyucuya bırakıp, biz konumuza dönelim. 1999-2002 yılları arasında hisse senetlerinin elden çıkarılmasından doğan gelirlerin vergilendirilmesine ilişkin açıklamalar Maliye Bakanlığı’nın bu rötarlı Tebliğinin konusunu oluşturmaktadır. Gerçek kişilerin sahibi oldukları hisse senetlerini, 1.1.1999-1.12.2002 tarihleri arasında elden çıkarmaları dolayısıyla elde ettikleri kazançların vergilendirilmesinde Gelir Vergisi Kanunu’na 4444 sayılı kanunla eklenen geçici 56’ncı maddede yer alan hükümler uygulanacaktır. Bu maddeye göre, ivazsız olarak iktisap edilenler hariç olmak üzere hisse senetlerinin iktisap tarihinden itibaren üç ay içinde veya iktisaptan evvel elden çıkartılmasından sağlanan kazançların değer artış kazancı olduğu hükme bağlanmıştır. Bu hüküm uyarınca; -İvazsız olarak iktisap edilen, -İktisap tarihinden itibaren üç aydan fazla bir süreyle elde tutulan, hisse senetlerinin, 1.1.1999-31.12.2002 tarihleri arasında elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar vergiye tabi olmayacaktır. İktisap tarihi Bir ivaz karşılığında iktisap edilen hisse senetlerinin iktisap tarihinden itibaren üç ay içerisinde elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar ise diğer kazanç ve irat olarak vergilendirilecektir. Görüldüğü gibi, hisse senedi satış kazancının vergiye tabi olup olmadığı noktasında belirleyici unsur, “üç aylık süre”dir. Bu sürenin başlangıcının belirlenmesi, konunun en önemli tarafıdır. Bu düzenleme gerçek kişilerin sahibi oldukları hisse senetlerinin elden çıkarılmasından sağlanan kazançların vergilendirilmesine yöneliktir. Dolayısıyla, ticari işletmelere dahil hisse senetlerinin elden çıkarılmasından elde edilen kazançlara uygulanmamaktadır. Hisse senetlerinin elden çıkarılmasından doğan kazançların değer artış kazancı olarak vergilendirilmesinde yıl içinde yapılan işlem sayısının birden fazla olmasının bir önemi yoktur. Ancak, ticari bir organizasyonu gerektirecek nitelikte alım-satım işlemlerinin yapılması halinde elde edilecek kazançların ticari kazanç olarak vergilendirilmesi gerekmektedir. Hisse senetlerinin üç ay süreyle elde tutulduktan sonra satılması halinde doğan değer artış kazancının vergilendirilmeyecek olması, hisse senedinin iktisap tarihinin bilinmesini önemli kılmaktadır. Bu nedenle, hisse senedi alım satımı yapanların vergisel yükümlülüklerini tam olarak yerine getirebilmeleri açısından hisse senetlerinin iktisap tarihini izlemeleri gerekmektedir. Genel olarak hisse senedi üzerinde tasarruf hakkına sahip olunan tarihin iktisap tarihi olarak dikkate alınması gerekmektedir. Bununla birlikte gerçek kişi ortakların şirketin sermaye artırımına gitmesi dolayısıyla sahip oldukları hisse senetlerinin ve aynı hisse senedinden değişik tarihlerde alım yapıldıktan sonra bunların bir kısmının elden çıkarılması halinde elden çıkarılan hisse senetlerinin iktisap tarihinin belirlenmesi farklılık göstermektedir. Sermaye artırımları Hisse senetlerinin elden çıkarılmasından doğan kazançların vergilendirilmesinde, şirketin iç kaynaklarının sermayeye eklenmesi dolayısıyla sahip olunan bedelsiz hisse senetlerinin iktisap tarihi olarak, daha önceden sahip olunan hisse senetlerinin iktisap tarihi esas alınacaktır. Örneğin, Ahmet bey 3.2.1999 tarihinde Dürüst AŞ.nin hisse senetlerinden bin adet satın almıştır. Dürüs AŞ. 9.3 1999 tarihinde tamamı yeniden değerleme fonundan karşılanmak üzere sermayesini % 50 oranında artırmıştır. Bu işlem sonucunda Bay (A) 500 adet hisse senedi almıştır. Sözkonusu 500 adet hisse senedinin iktisap tarihi olarak 3.2.1999 tarihi esas alınacaktır. Şirketler tarafından bedelli sermaye artırımına gidildiği durumlarda ise, genellikle ortaklar rüçhan haklarını kullanmak suretiyle yeni hisse senetlerini almaktadırlar. Hisse senedi sahipleri tarafından rüçhan hakkı kullanılmak suretiyle bedeli ödenerek sahip olunan hisse senetleri yönünden de iktisap tarihi olarak sahip olunan eski hisse senetlerinin iktisap tarihi esas alınacaktır. Bir başka deyişle burada da üç aylık süre, aynen iç kaynaklardan sermaye artırımlarında olduğu gibi, ilk hissenin iktisap tarihinden itibaren hesaplanacaktır. Ortakların rüçhan haklarının şirketin genel kurulunca sınırlaması suretiyle sermaye artırımını temsil eden hisse senetlerinin satılması durumunda ise yeni bir alım işleminin gerçekleştiği kabul edilecektir. Bu hisse senetleri için üç aylık süre, bu hisselerin satın alındığı tarihten itibaren hesaplanacıktır. Elden çıkarılan hisseler Belirli bir şirketin hisse senedinden değişik tarihlerde alımlar yapıldıktan sonra, alınan hisse senetlerinin bir kısmının elden çıkarılması halinde mükellefler elden çıkarılan hisse senetlerinin hangi işlem ile alındığı konusunda serbestçe karar verebilecektir. Dolayısıyla mükellefler, satış yaptıklarında, satılanın en eski tarihli olarak satın aldıkları hisse senetleri olduğunu düşünerek hesaplama yapacaklardır.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 99547
    % 1.59
  • 6.0594
    % -3.21
  • 7.1276
    % -3.1
  • 7.9636
    % -2.83
  • 234.329
    % -3.49
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT