BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Enflasyonda % 30 da başarı

Enflasyonda % 30 da başarı

Prof. Dr. M. Çelik Aruoba, yeni ekonomik programın başarısının sadece enflasyon oranına bağlandığına dikkat çekti



Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İktisat Bölümü Başkanı Prof. Dr. M. Çelik Aruoba, SBF’nin İktisad ve Maliye Bölümü’nü 1966’da tamamladı. 1968’de aynı fakülteye asistan olarak girdi. 1971’de doktor, 1977’de doçent, 1989’da profesör oldu. Misafir öğretim üyesi olarak Stanford Üniversity, Food Resarch İnstitute’de bir yıl çalıştı. DTP’de danışmanlık yaptı. Gelişme ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi’nde 3 yıl müdürlük yaptı. 1980-82 arasında ise Türkiye Ekonomi Kurumu Genel Sekreteri idi. Kara Harp Okulu ve Polis Enstitüsü’nde de ders verdi. Birçok yayımlanmış Türkçe ve İngilizce eseri, makalesi bulunan Prof. Aruoba ile Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik durum üzerinde bir sohbet yaptık. * Kışlalı -Genel durumu nasıl özetlersiniz? Aruoba -Ekonomi ve toplum çok dinamik, girişimci. 1970’lerin sonuna kadar ithal ikamesi politikası izlendi. Özel sektör hiçbir zaman yadsınmadı. Ancak devlet 19 fabrikalık bir projeyi yürürlüğe koymuştur. Özel sektöre sanayi teşviki hep verildi. Bankalar kurtarıldı. Katı anlamda devletçilik hiç olmadı. 1970’ler sonunda karar alma noktasına gelindi. Yatırım malı üreten sanayi tartışması başladı. Dünya konjonktürü Türkiye’yi daha serbest ortamda verimliliği daha yüksek, ihracatçıları teşvik eden bir politikayla dışa açılım başladı. Bunda başarılı olundu. Ekonomide hareketlenme * Kışlalı -Özal dönemi mi? Aruoba -Evet, o sırada Özal Başbakandı ama ben bu gelişmeyi bu dönemi ona bağlamıyorum. İktidarda kim olsa aynı şey yapılacaktı. Politikalar etkili olur ama iktisadi hayatın gelişiminde teknolojik gelişmeler, dünya ekonomisinin yapısı determinist bir çerçeve çizer. Onu iyi ya da kötü uygulamak siyasetçiye kalıyor. Özal’ın şansı vardı; 70’ler boyunca süren petrol fiyatları tırmanması 80’lerde inişe geçti. 90’lara kadar. Bu piyasaya yansıtılmadı. Genç girişimciler ortaya çıktı. Sanayi ihracatı arttı. Hizmet ihracatı da başarılı oldu. Turizm çok teşvik edildi, gelişti. Dış müteahhitlik hizmetleri, bankacılık, sigortacılık gelişti. İşçi dövizleri gelişti. Ama enflasyon da ortaya çıktı. * Kışlalı -Ne zamandan beri var? Aruoba -1970’lerde başladı. Dünyada en ilgi çekici enflasyon. 30 yıl biz profesyonel iktisatçılar enflasyonun olağanüstü artmasını bekledik. Ama yüzde 60-70’ler bazan 40-50’li enflasyonla yaşadık. Neticede kamu ve özel sektör bu durumdan fazla şikayetçi olmadı. Hatta memnundu. Bu arada 7 tane istikrar programı uyguladık. Hiçbiri tamamlanmadı. Hep yarıda kesildi. * Kışlalı -30 yıl süren enflasyon gelir dağılımına ne etki yaptı? Aruoba -Sanıldığı kadar gelir dağılımını bozmadı. Bundan dolayı da toplumda çok şiddetli reaksiyon yapmadı. Kriz çıkmadı. Sıkışıldığında işçi ücretlerine zam yapıldı. Memur maaşları biraz tutuldu, sonra sıçratıldı. Ancak bazı şeyler bozuldu. Devlet açık bütçeyle çalıştı. İç borçla açık kapatıldı. Faizler çok yükseldi. Ama enflasyonun çok yükseklere fırlaması engellendi. Toplam iç borç 50 milyar dolara yakın. * Kışlalı -Milli gelire göre bu oran çok yüksek mi? Aruoba -Milli gelir 200 milyar dolar. Yüzde 25 iç borç var. Büyüklük çok önemli değil. Servis önemli. Ne kadar faizi, hangi vadeyle ödüyorsunuz? Bu önemli. Yeni program uygulamasına rağmen 2 milyar dolarlık faiz ödemesi yapılıyor. Ancak alınan yeni borcun ödenenden az olması iyi yolda olunulduğunu gösteriyor. Programın esası iç borcun mümkün olduğunca dış kaynaklardan kapatılmasına dayanıyor. * Kışlalı -Faizler de düşüyor! Aruoba -Evet. Fena halde düşüyor. Programın iyi ve sert olduğunu gösteriyor. Bunu finans kesimi hemen kabul etti. Faiz harcamalarının büyüklüğü sorunun büyüklüğünü gösteriyor. Faiz dışı bütçenin giderek büyüyen şekilde fazla vermesi de önemli. Bunu görüyoruz. * Kışlalı -Bu durumun ekonomiye etkisi nasıl oluyor? Aruoba -Bir bakıma ekonomiden aldığınızı geri vermiyorsunuz. Nakit de vermiyorsunuz. Fonlama da kalktı. Keyneziyen anlamda çok sert bir maliye politikası uygulanıyor. Enflasyon üstünde önemli etki yapacak olan da bu maliye politikası. İçinde özelleştirmeler de var. Onlar da fena değil. İmtiyaz gelirleri de önemli olacak. Dış yardımlar da tamamen buna yönelik. Türkiye’nin döviz rezervleri de çok yüksek. İnanılır gibi değil. 25 milyar dolar resmi rezerv. Dövize çevrilebilir tevdiat miktarı 30 milyar doların üzerinde. Bu artabilir çünkü TL almanın tek yolu yabancı para bozdurmak. Üretim ve işsizlik * Kışlalı -Hiç endişeniz yok mu? Aruoba -Benim gibi eski iktisatçıların endişesi; bir miktar reel ekonomiyle ilgili. Üretim ve işsizlik üzerinde ne etki yapacak? İhracat talebinin yükselmesi bekleniyor. Ama binde 7 azalmış. Dolar pahalanıyor. Ama enflasyonla mücadele olacaksa buna katlanmak gerekecek. Döviz kuru çıpa kabul edilmiş. 2 senelik değer açıklandı. Bunun tutulacağı söylendi. Faiz ve fiyatlara birşey yapılmıyor. Bunların ardında eksik olan yeterli siyasi destek. * Kışlalı -Yani hükümet yeterince desteklemedi mi bu programı? Aruoba -Merkez Bankası Başkanı, Hazine Müsteşarı takdim etti. Ama arkasına sert bir siyasi irade konmadı. Hükümetin kuvvetli olduğu inancının olmasıyla yetinildi. Döviz kuru tutulursa fiyatların da tutulabileceği inancı da var. Ama Türkiye’de fiyat artışları bire bir döviz kuruna bağlı olarak hareket etmez. Döviz kuru fiyat artışlarına bağlı hareket eder. Bekleyişler çok mühim. Son 30 yılda bu görülüyor. Fiyat tesbit edecek ajanlar iğne üstünde. Yanlış yapmayalım diye. Mesaj kuvvetli olmalı * Kışlalı -Bunu nasıl sağlayacaklar? Yanlış yapmamayı! Aruoba -Bazı kesimler yanlış yapmamak için şimdiden biraz yüksek fiyat koyma yolunu deniyorlar. Son iki ayda bunu gördük. Bu fiyat yükselmesi beklentilerinin kırılması lazım. Hükümetin bunu yapması lazım. Mesaj yeniden çok kuvvetle verilmeli. Teknik olarak program güzel. Ancak takdim eleştirilebilir. * Kışlalı -Ne gibi hata yapıldı sizce? Aruoba -Başarı tek ölçüye bağlandı. Enflasyon oranına. Bütün toplum bu oranı izliyor. Yüzde, yıl sonu için yüzde 25 dendi. Eğer bu 30 olursa “başarısız” denecek. Halbuki bu rakam çok büyük başarı olur. Sadece düşürme değil, aşağı doğru trend sağlanması da önemli. Bunun kesin olacağı vurgulanmalı ve güven verilmeliydi. Bu tip programların başarısı mekaniğinden ziyade psikolojisine bağlı oluyor. Kötü niyetli çevreler * Kışlalı -Psikoloji fena değil! Aruoba -Doğru. Aile dayanışması da var. Bir Galatasaray maç kazanıyor moraller yükseliyor. Sosyal huzursuzluk yok. Ancak daha güçlü toplum desteği sağlanabilirdi bu programa. Sinsi şüpheci, hatta kötü niyetli bazı çevreler de var. Her an birşey sokuşturmak isteyebilirler. Medya da dikkatli olmalı. Pire deve yapılmamalı. * Kışlalı -Dikkat edilecek başka ne husus olabilir? Aruoba -Fiyatlar çok çeşitleniyor. Buna karşı tedbir alınmalı. * Kışlalı -Netice itibariyle ekonomi iyiye gidiyor, başarılı, denilebilir mi? Aruoba -Evet. Denilebilir. Benim için uygulama önemli. Nasıl gidiyor izleyip göreceğiz. Faizlerin büyük bir hızla düştüğünü, toplumun enflasyon oranını yakından takip ettiğini belirten Prof. Dr. M. Çelik Aruoba, “Yıl sonu için yüzde 25 dendi. Eğer bu 30 olursa ‘başarısız’ denecek. Halbuki bu rakam çok büyük başarı olur. Sadece düşürme değil, aşağı doğru trend sağlanması da önemli. Bunun kesin olacağı vurgulanmalı ve güven verilmeliydi. Bu tip programların başarısı mekaniğinden ziyade psikolojisine bağlı oluyor” dedi.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT