BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Önce of, sonra oh!

Önce of, sonra oh!

Tekere çomak sokmak diye bir tabir vardır bizde... Her şey yolunda giderken, birileri düzenin bozulmasını ister sanki...



Tekere çomak sokmak diye bir tabir vardır bizde... Her şey yolunda giderken, birileri düzenin bozulmasını ister sanki... Avrupa‘da doludizgin giden Beşiktaş için maç öncesi moralleri yükseltecek o kadar çok olay vardı ki... Tayfur Havutçu, Serdal Adalı gibi, bu camianın iki sevilen insanı, Metris‘ten tahliye olmuş, taraftarın keyfine diyecek yok... Ama siyah-beyazlı bir yönetici çıkıyor sıcağı sıcağına “Bizim teknik direktörümüz Tayfur Havutçu’dur... Ne zaman isterse görevine dönebilir” diyor... Yani, Beşiktaş‘ın taa buralara gelmesinde en büyük pay sahibi Carvalhal‘ı yok sayıyor... Maçtan dakikalar öncesi, bu defa Başkan Demirören “Hocamız Tayfur Havutçu’dur” diyor ilk ağız olarak... Bu atmosferde başlayan karşılaşmada, Beşiktaş, meyveleri erken toplayacakmış gibi geldi herkese... Sağlı sollu hücumlar; Fernandes‘in, Veli‘nin yıpratıcı atakları; Necip‘in ve Ernst‘in orta sahadaki hamallığı bize “bu maç erken kopar” dedirtti adeta... Ama o da ne? Stoke City‘nin küpeli zencisi Fuller‘in, Egemen‘e de çarpan şutu Rüştü‘yü avladığında kulağımız Kiev‘e uzandı hemen... Oradaki manzara da hiç iç açıcı değildi ki... Golden birkaç dakika sonra yine Egemen‘in geri pası, direklerin de yardımıyla savuşturulduğunda “Ne oluyor?” demeye başladık ve karamsarlık kapladı her yanımızı... Ama Kiev‘de kırmızı kartlar ve Maccabi‘nin gollerinin haberi İnönü’de atmosferi bir anda değiştiriverdi... Ve Almeida‘nın kazandırdığı ve Fernandes‘in nişanladığı penaltı, tüm karamsarlığımızı alıp götürüverdi... Önce “gitti gidiyor” dediğimiz o tur, bir anda yerini, Mustafa Pektemek ve Edu’nun golleri ile grup liderliğine bıraktı... Dün tüm karamsarlıklar Beşiktaş‘ın hızını kesemedi... Ve tur kostümü de, öyle yakıştı ki Kartal’a... İŞTE RÜŞTÜ BU Kimse yediği gole bahane bulmasın... Rüştü dün Beşiktaş’ın gerçek liberosuydu... Sanki 36 kıratlık bir elmas gibiydi o...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT