BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Millet kavga istemiyor

Millet kavga istemiyor

Osmanlı’nın son dönemlerinden beri devletle milletin arası açıldı. Açı sapması gibi, başlangıçta küçük olan bu açılma gittikçe büyüdü ve bugünkü halini aldı.



Osmanlı’nın son dönemlerinden beri devletle milletin arası açıldı. Açı sapması gibi, başlangıçta küçük olan bu açılma gittikçe büyüdü ve bugünkü halini aldı. Devlet denince insanların içlerinin ürperdiği, ödlerinin koptuğu sistemler totaliter rejimlerdir. Komünist devlet sistemi böyledir. Hafız Esad’ın Suriye’si böyledir. Saddam’ın Irak’ı da böyledir. Keza bütün diktatöryal idarelerde devlet, millete rağmen vardır. Ve aralarındaki kavga, biteviye devam eder. Bu denli oluşumlarda, insan haklarından bahsedilemez. Zira, insan hakları ve hürriyetler adına tam bir kepazelik yaşanır. Günümüz dünyasında, bunun tek istisnası demokratik idarelerdir. Demokrasi ile idare edilmemize rağmen, demokrasiyi rayına oturtamayışımızdan ve gereği gibi işletemememizden dolayı, maalesef bizde de devletle milletin arası düzgün değildir. Bunun da tek suçlusu, elbette idareyi elinde bulunduran gelmiş ve geçmiş bütün siyasetçilerdir. Şimdi bakınız; demokratik parlamenter sistemin vazgeçilmez unsurları siyasi partilerdir. Yani, idareye talip olup, seçimle parlamentoyu teşkil eden siyasi gruplar. Bütün bu siyasî oluşumlar, milletten oy isterlerken gücü, meriyette olan Anayasa’dan alırlar. O Anayasa ki, devletle millet arasındaki kontrattır. Anayasa’dan güç alarak kurulurlar, aynı güçle milletten oy alarak parlamentoya gelip ya iktidar veya muhalefet olurlar. Bütün oluşumların temelinde Anayasa olduğuna göre, siyasi partilerin Anayasa’ya aykırı tutum ve davranışları, sadece kendilerini kapattırmakla kalmıyor, o partiye oy vermiş milyonlarca insanı da yönetimine karşı küstürüyor! Kimdedir bunun kabahati? Anayasa’da mı, siyasi partide mi, o partiye oy veren seçmende mi? Elbette, o Anayasa’ya göre kurulduğunu iddia eden, o Anayasa’ya göre seçime girip oy alan ve bu oylarla iktidar olan amma; iktidarın da bu Anayasa’yı ihlal eden siyasi partilerindir. Yani o siyasi partiyi yönetenlerindir. Sebebi gayet açık, referansı Anayasa’nın dışında aramak!.. Halbuki, adam gibi oturup Anayasa’ya göre icraat yapılsa, hem devletle milletin arası açılmayacak ve hem de demokrasimiz yerleşip kökleşecek. Devletle didişme halinde olunca, buna sebep olan siyasi oluşum ne kendi rahat edebiliyor ne de milleti rahat ettirebiliyor. Yani, hürriyetlerin gelişmesini önlüyor. Bu ahmakça kavgaya son vermenin zamanı çoktan gelmiştir! Eğer, AB’ye girmekte samimi isek, özellikle siyaset yapacakların, akıllarını başlarına devşirmeleri gerekiyor! Haa, Anayasa’da beğenmediğin, anti demokratik bulduğun hükümler mi var? Onları da değiştirmenin usulleri yine demokrasiden geçiyor. Devlete rağmenden veya millete rağmenden değil! Millet, milyonlarca oyu, size, heba edesiniz diye vermiyor. Hele, devletiyle kavga etsin diye, hiç vermiyor.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT