BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Tekere çomak sokmak!..”

“Tekere çomak sokmak!..”

Kutlarım, evet, tam da tabirini bulmuş sevgili müdürüm Naci Arkan; “Tekere çomak sokmak!..” İşte tam da onu yaptılar, Beşiktaş Başkanı Yıldırım Demirören başta olmak üzere, Beşiktaşlı yöneticiler ve de “asıl” başkan ve yöneticiler tarafından tahliye edildiği andan itibaren üzerine basıla basıla “Bizim teknik direktörümüz odur” diye ilân edilen Tayfur Havutçu!..



Kutlarım, evet, tam da tabirini bulmuş sevgili müdürüm Naci Arkan; “Tekere çomak sokmak!..” İşte tam da onu yaptılar, Beşiktaş Başkanı Yıldırım Demirören başta olmak üzere, Beşiktaşlı yöneticiler ve de “asıl” başkan ve yöneticiler tarafından tahliye edildiği andan itibaren üzerine basıla basıla “Bizim teknik direktörümüz odur” diye ilân edilen Tayfur Havutçu!.. Şimdi Tayfur Havutçu’ya soruyorum; sen “dışarıda” ve takımın başında olsaydın da Carvalhal “içerde” olsaydı, Carvalhal’ın tahliye edildiği (beraat ettiği değil, ki beraat etseydi bile ne fark ederdi) günden itibaren Başkan’ın ve yöneticilerin “Bizim teknik direktörümüz Carvalhal’dir” deselerdi, takımın başında Süper Lig’de de, Avrupa Kupaları’nda da “çok başarılı bir çizgide” takımı götüren sen, ne düşünür, ne hissederdin?.. Ne demek, “Biraz dinleneceğim ve de sonra bir basın toplantısı düzenleyerek, düşüncelerimi açıklayacağım?..” Metris’te “düşünecek zamanın çok oldu”; daha kapıdan çıkarken demeliydin ki; “Bu sezonun sonuna kadar Beşiktaş’ın teknik direktörü Carvalhal’dir, ben bir Beşiktaşlı olarak onun ve talebelerinin başarısı için dua edecek, tribünde onları alkışlayıp, destekleyeceğim!..” Hadi, yöneticilerin ve başkanın “şark duygusallığı içinde” ve de “senin kendileri ve Beşiktaş için uzun vadeli olarak ne ifade ettiğini” anlatmak bâbında “bu sözleri” elbette “hatalı” ve hatta “yanlış” olsa da söylediler, ama ya sen?.. Bu sözlerin üzerine nasıl yatarsın, nasıl “daha anında” Carvalhal’i ve Beşiktaşlı futbolcuları rahatlatacak sözü söylemezsin, yani “Ben bu sezon yokum, Beşiktaş’ın hocası Carvalhal’dir” demezsin?.. Belki, orada burada ve de cümleler arasında “bunu ima eden” bir şeyler söylemiş olabilirsin, ben de atlamış olabilirim, ama benim dediğim “o değil”, ben, senin, “altını çize çize”, herkesin “işte Tayfur bu” diyeceği cinsten bir açıklama ile “olması gerekeni, hem de hemen olur hâle getirmeni” beklerdim!.. Elbette “Carvalhal’in emeğinin üzerinde saltanat kurmayacağını” biliyoruz, “böyle” bir insan değilsin, ama “bu ülkenin yabancısı” olan bir Portekizli’nin ne düşüneceğini, “hangi” haleti ruhiye ile Stoke City maçına çıkacağını nasıl düşünmezsin?.. Carvalhal, son yıllarda Türkiye’ye gelen “en başarılı” yabancı hocadır; şimdi “bazıları çok kızacak” ama, gene de düşüncemi söyleyeyim; mesela, ben Fenerbahçe yönetiminin yerinde olsam, bu sezonun sonunda, tekrarlıyor ve altını çiziyorum, “bu sezonun sonunda”, bugüne kadar “Azizsilin olmadan” pek bir şeyler yapamayacağını ortaya koyan Aykut Kocaman’ın yerine, “hiç düşünmeden” Carvalhal ile anlaşır, takımı ona teslim eder, keyfime bakardım. Üstelik Carvalhal “bir yılın tecrübesi” ve de “ülkeyi, şartlarını, futbolunu, futbolun etrafında olan biteni, rakiplerini çok daha iyi tanımış” olacakken!.. Beşiktaşlılar, “genç” hocayı kırdılar ve “niyetlerini” açık açık ortaya koydular, benden Fenerbahçeli dostlara tavsiye; “iyi” düşünsünler!..
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT