BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kaplumbağa terbiyecisi

Kaplumbağa terbiyecisi

Eşyasız odanın duvarları mavi çini ve İslam harfleriyle yazı döşeli. Arkasını dönmüş sakallı adamın üstünde kırmızı ve uzun bir giysi var, beli kemerli. Başına, etrafına gelişigüzel bir yemeni sarılmış arakiye takmış.



Eşyasız odanın duvarları mavi çini ve İslam harfleriyle yazı döşeli. Arkasını dönmüş sakallı adamın üstünde kırmızı ve uzun bir giysi var, beli kemerli. Başına, etrafına gelişigüzel bir yemeni sarılmış arakiye takmış. Ayakları dibindeki kaplumbağalar yere atılmış olan yaprakları yerken, tablonun tek ışık kaynağı alçak pencereden içeriye ışık dökülmekte... Arkasına kavuşturduğu ellerinde bir ney tutmakta olan adamın sırtındaysa bir nakkare (veya eskiden derviş ve dilencilerin kullandığı, Hindistan cevizi ya da abanozdan yapılma “Keşkül-ü Fukara” denen çanak) asılıdır, diye tasvir edilebilen tabloyu bilmeyen kaç kişi var? Osman Hamdi Bey’in 1907’de 222x120 cm tuval üzerine çizdiği bu yağlı boyası “dünya piyasalarında satılan en değerli Türk sanat eseri” rekorunu kazanmış, Aralık 2004 gazeteleri “Osman Hamdi’ye 5 trilyon” diye başlık atmışlardı... * Şimdi siz “Kaplumbağa Terbiyecisi” isimli esere bakınca ne görüyorsunuz? Onu böyle “en değerli” kılan nedir? Renklerin canlılığı mı, ışığın kullanılışı mı?.. Peki bu eser acaba sizin de kulağınıza; “kaplumbağaların bile terbiye edilebilir olduğunu” fısıldamıyor mu hiç, yani eğitimin önemini? * Sevgili öğretmenlerimiz! Hepinizin yaşayan birer “canlı tablo” olduğunuzu bilsek de; aranızda “kıymetinizin bilinmediğini” düşünenleriniz olabilir... Şundan emin olun ki; sizler, kaplumbağaları terbiye etmekten çook daha önemli bir iş yapıyorsunuz: Ressam Osman Hamdi, belki sırtında mum taşımak için eğitilen birkaç kaplumbağanın resmini çizdi sadece... Sizlerse ömür boyu beyninde ışık ve kalbinde nur gezdirecek evlatlarını yetiştiriyorsunuz, bu memleketin!.. Ve yarınlar, işte onları bekliyor, sizin öğrencilerinizi... Kaplumbağa Terbiyecisi’nin fiyatı bulunduğu için böylesine meşhur... Sizinse, “hayatınızla çizdiğiniz resme” paha biçilemediği, henüz fiyatı bulunamadığı için yeterince kıymetiniz bilinemiyor! İşin gerçeği budur...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT