BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kore’nin diktatörü

Kore’nin diktatörü

Kuzey Kore’nin devlet başkanı öldü. Yerine oğlu geçti. Başkanları ölen Korelilerin kendilerini yerden yere vurmalarını seyretmişsinizdir. Salya sümük ağlıyorlar. Bunun adı sevgi, lidere bağlılık oluyor. Güney Kore’nin devlet başkanı ölse kimse ağlamaz, kendini parçalamaz.



Kuzey Kore’nin devlet başkanı öldü. Yerine oğlu geçti. Başkanları ölen Korelilerin kendilerini yerden yere vurmalarını seyretmişsinizdir. Salya sümük ağlıyorlar. Bunun adı sevgi, lidere bağlılık oluyor. Güney Kore’nin devlet başkanı ölse kimse ağlamaz, kendini parçalamaz. Kimileri herkesin korkudan ağladığını söylüyor. Diktatörlüklerde böyle olur, diyor. Bilmediğim için olmaz falan demeyeceğim. Bize ilkokulda cumhuriyetin her şey olduğunu öğretmişlerdi. Kuzey Kore de cumhuriyet. Üstelik demokratik halk cumhuriyeti. Keşke demokratik cumhuriyet gibi sahtekârlıklara tevessül etmeselerdi. Kuzey Kore Diktatörlüğü deselerdi, kimin ne itirazı olurdu. Zaten babadan oğula geçen bir düzen. Baba ölünce ağlar, oğul gelince çalıp oynarsınız. Benim diktatörlüklere karşı garip bir takıntım var. Örtülü diktatörlükler iğrenç olur ama aleni diktatörlükleri sempatik bulurum. Zaten halk da bu işe çok meyyal.. Demokrasidir, cumhuriyettir, hukuktur diyenler bile olağanüstü dönemlerde sıraya dizilir. Zarurettir, can korkusudur, yapacak bir şey yoktur tamam.. Ama ihtilal olmuş, Anayasa Mahkemesi üyeleri heyet halinde darbenin liderine gidip, “emrinizdeyiz” diyorsa bu yatkınlıktır. Emir komutaya bu kadar yatkın insanlara demokrasi diye diretmenin âlemi ne.. Bırakın adamlar istediği idare şeklini seçsin. .... Irak’ta Saddam vardı. Öyleydi böyleydi, zalimdi, gaddardı ama bir düzen vardı. Amerikalılar Irak’ı işgal etti.. Sekiz sene o ülkede kaldı. Sonra da çekip gitti. Amerikalılar pazartesi günü ayrıldı, salı günü herkes birbirine girdi. Şii başbakan, Sünni yardımcı.. Kürt Cumhurbaşkanı.. Bilmem hangi gruptan yardımcı.. Başbakan, cumhurbaşkanı yardımcısının gözaltına alınmasını emrediyor. Meclisten kendi yardımcısının azlini istiyor. Başbakan yardımcısı, başbakan için, “Saddam’dan daha diktatör” demiş.. Bu ülkede seçim olsa ne olur, uzlaşma olsa ne olur. Biri gelecek asacak, kesecek, kırıp döküp hakimiyetini ilan edecek.. Halk da sıraya girecek. Ağlayın deyince ağlayacak, gülün deyince gülecek. Yapıları buna uygun. Durmuş oturmuş demokrasi ile aleni diktatörlük arasında çok fark yok. İkisinde de temel kararları başkası veriyor. Birinde uyuşturarak dişinizi çekiyorlar.. Öbüründe bağırta böğürte.. .... Irak’ın bir an evvel demokrasiye geçmesini dilerim diyecek halim yok. Orada yaşayanların da böyle bir arzularının olduğunu sanmıyorum. Saddam’ın zulmünü bile özlemişlerdir. Bu biraz da layık olma işi.. Ben kimsenin düzenine karışmam. Kafayı taştan taşa vurmadan, pişman olmadan olmaz.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT