BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Büyük millet nasıl olunur?

Büyük millet nasıl olunur?

Her millet kendi büyüklüğü ile övünür. Gerçekte, bu büyüklüğü hak ediyor mu; işte, bunun kararını kendisi değil başkalarının vermesi lazım. Tıpkı; ben şerefliyim demekle, şerefli olunmayacağı gibi... Onu da başkalarının tespit edip söylemesi gerekir.



Her millet kendi büyüklüğü ile övünür. Gerçekte, bu büyüklüğü hak ediyor mu; işte, bunun kararını kendisi değil başkalarının vermesi lazım. Tıpkı; ben şerefliyim demekle, şerefli olunmayacağı gibi... Onu da başkalarının tespit edip söylemesi gerekir. Şu halde, hangi millet büyüktür; bunun kararını verebilmek için o milletin tarihinin iyi bilinmesi; ne yapıp ne ettiklerinin gözler önüne serilmesi lazımdır ki, böyle bir karara doğru olarak varılabilsin. Büyüklüğün ölçüleri bellidir. Başta; o milleti sevk ve idare edenlerin halleri, idari mevzuatı (anayasa; aile, idare, ceza, ticaret hukukları); bunların muhtevası ve ne ölçüde uygulandıkları göz önüne alınır. Konu tarih olduğuna göre; bütün bu bilgilerin vesaike (belgelere) dayandırılması lazım. Bu belgelerin saklandığı yerler; tarih ilmi açısından hazine hüviyetinde olan arşivlerdir. Biz arşivlerimizi; öncelikle ‘vakıf medeniyetimize’ ait onlarca tonluk arşiv malzememizi, hurda kâğıt fiyatına Bulgaristan’a sattık! (1931); diğerlerine de kilit vurup, o bilgilere ulaşılmasını yasakladık! Televizyonlara çıkıp; ‘arşivlerimiz her isteyene açık’ diyenlere inanmayın. Genelkurmay Başkanlığı’nın veya Başbakanlığın arşivlerine gidin; henüz tasnif edilmediğinin bilgisiyle karşılaşırsınız. Dolayısıyla açık bile olsa kapalı olduklarını anlarsınız! İttihat Terakki döneminde yapılan Ermeni Tehciri konusunda dünya, çok üzerimize gelince, Osmanlı arşivlerini tasnife girişmek zorunda kaldık! (1989). Bu iletişim çağında, gerçekleri daha ne kadar halının altına süpürebileceğiz? Artık halının altında yer kalmadığı gibi; süpürdüklerimizin kokusu burunlarımızın kemiklerini sızlatmakta! Tarihimizle yüzleşirsek; bazı tabular yıkılırmış! Tabu veya tabular ‘Totem’ çağındaydı; yarasalar istemese ve rahatsız olsa da, iletişimin projektörleri, karanlık tek nokta bırakmayacak, bilinmedik bir şey kalmayacaktır!
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT