BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Komşu hakkı...

Komşu hakkı...

Dinimizde komşu hakkı çok mühimdir. Komşuyla iyi geçinmek demek sadece ona kötülük yapmamak değildir. Ondan gelen sıkıntılara da sabretmektir.



Dinimiz komşuluğa çok önem vermiştir. Her Müslümanın, güzel ahlaklı, Salih komşular arasında ev araması lazımdır. Peygamber Efendimiz bir hadîs-i şerîflerinde (Ev satın almadan evvel, komşuların nasıl olduklarını araştırınız!) buyurdu. Başka bir hadîs-i şerîfte de (Komşuya hürmet etmek, anaya hürmet etmek gibi lazımdır) buyurdu. Komşuya hürmet, onunla iyi geçinmektir. Onun aç olduğunu bilerek, kendisi tok yatmamalıdır. Allahü tealanın kendisine ihsan ettiği rızıklardan ona da vermelidir. Onu incitecek söz ve harekette bulunmamalıdır. Bir diğer hadîs-i şerîf de şöyledir: (Komşusu şerrinden, kötülüğünden emin olmayan kimse Allahü tealaya kamil manada iman etmiş sayılamaz.) Gayr-i müslim komşuya da iyi davranmalıdır. Mümkün olduğu kadar hediye vermelidir. Görüştüğünde hâlini hatırını sormalıdır. İnsan, iyilik yapanın kulcağızıdır demişler. Müslüman komşusundan bu iyilikleri gören gayr-i müslimin imanla şereflenmesi kuvvetle muhtemeldir. Zimmî, gayr-i müslim komşunun komşusu üzerinde bir hakkı, Müslüman ise iki hakkı, akraba olanın da üç hakkı vardır... GÜLER YÜZ, TATLI DİL... Komşunun verdiği sıkıntılara ve cahilce hareketlerine sabretmeli, karşılık vermemelidir. Haram işleyen kötü komşuya da yaptıklarının günah olduğunu güler yüzle ve tatlı dil ile anlatmalıdır. Komşuyla iyi geçinmek demek sadece ona kötülük yapmamak değildir. Ondan gelen sıkıntılara da sabretmektir. Zamanımızda İslamiyeti anlatmada en tesirli yol güler yüzlü, tatlı dilli olmaktır. Komşusunun günah işlediğini gördüğü halde nasihat vermeyen, kendisi ile görüşmeyen insan mesuldür. Salih insan, komşusunu da cehennem ateşinden koruyandır. Yoksa ondan davacı olacak ve; “Ben bununla yıllarca komşuluk yaptım, bana dinimizi anlatmadı. Yaptıklarımın kötü şeyler olduğunu bana bildirmedi” diye şikayetçi olacaktır... Komşunun çocuklarını eliyle okşamalı, sevmeli, ona hediye vermelidir. Böylece kendisini sevdirmeli ve daha sonra da ona nasihat etmelidir. Ödünç olarak bir şey isteyen komşusunu boş çevirmemelidir, sıkıntılarına ortak olmalıdır. Meşhur atasözüdür: “Sevinçler paylaşıldıkça çoğalır, sıkıntılar da paylaşıldıkça azalır.” Hasta olan komşuyu ziyaret etmeli, kendisine yardımcı olmalıdır. Ona dua etmeli ve ondan da dua almaya çalışmalıdır. Hastaların kalbi kırıktır; kırık bir kalp ile yapılan dualar da makbuldür. Komşusu sefere, yolculuğa, uzak bir yere görevli gidince, geride kalan ailesini, çocuklarını hırsızların, ahlaksızların şerrinden korumalıdır. O yok iken onun çoluk çocuğuna karşı davranışlarında ona kötülük etmekten çok sakınmalıdır. Ona veremeyeceği meyve, tatlı gibi şeyleri evine gizli getirmelidir. BİR KİTAP HEDİYE ET! Evini satacağı veya kiraya vereceği zaman ona danışmalı, onun tavsiye ettiği salih kimseye vermelidir. Dünyada en kıymetli şey, Müslüman, salih, dinimizin emirlerini bilen ve gözeten komşudur. Hadîs-i şerîfte (Allahü teala, bir salih Müslümanın hürmetine komşularından binlerce belayı uzaklaştırır) buyuruldu. Bir insan, kendisinin iyi mi, yoksa kötü mü olduğunu öğrenmek istiyorsa komşularına baksın. Komşularından iyi olanlar onun için “iyi” diyorlarsa iyidir. Herhangi bir kimseye yapılması haram olan bir fenalık, kötülük komşuya yapılırsa günahı kat kat daha fazla olur. Herhangi bir kimseye yapılması sevap olan bir iyilik, komşuya yapılırsa, sevabı kat kat daha fazla olur. Peygamberimiz aleyhisselam buyuruyor ki: (Rabbim komşu hakkında o kadar tavsiyelerde bulundu ki, komşuyu komşuya vâris yapacak zannettim.) Çeşitli sebeplerle komşusuyla görüşmesi nasihat etmesi mümkün olmazsa, en azından İslamiyeti doğru olarak anlatan bir kitap hediye etmelidir...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT