BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Güneş’i eleştirirken...

Güneş’i eleştirirken...

Beni tanıyanlar, “Sana ne oldu; birden saf değiştirdin, Şenol Güneş’i hedef tahtası yaptın” diyorlar.



Beni tanıyanlar, “Sana ne oldu; birden saf değiştirdin, Şenol Güneş’i hedef tahtası yaptın” diyorlar. Öyle bir şey yok. Ben 40 yıllık gazeteciyim, en zorda kaldığım zaman bile kalemimi bükmedim, hep kırdım. Yani doğru bildiğimi yazdım ve söyledim. Eğer doğrum yanlışsa, ondan da dönmesini bildim. Güneş nasıl ki balçıkla sıvanmazsa, Şenol Güneş’in de bu ülke futboluna yaptığı inkar edilemez. Eğer Trabzonspor, bu durumlara geldiyse bunun en büyük mimarı Şenol Güneş ve şimdiye kadar Trabzon için varını yoğunu ortaya koyan yönetimlerdir. Güneş yalnız Trabzonspor’u değil, Türk futbolunu da Avrupa’da bir numara yaptı. Ancak Şenol Güneş eleştirilmez değildir. Ama eleştirilirken vur abalı yerine, insaf ölçüleri içinde olmak mesleğimizin en büyük kuralıdır. Ben bu kurala en sadık kalanlardanım. F.Bahçe:1 UEFA:0 Fenerbahçe’yi sezon başında Devler Ligi’ne almayan UEFA, Dinamo Zagreb-Lyon maçının 1-7 bitmesine hiçbir tepki göstermeyerek, kendi ayağına kurşun sıktı! D.Zagreb-Lyon maçından sonra bence F.Bahçe’nin Avrupa’ya alınmayışı çok büyük bir haksızlık. Sezon başında yaşanan şike dalgasından sonra, UEFA’nın, hiçbir delil olmaksızın kanaate dayanarak Fenerbahçe’yi Avrupa Ligleri’nden ihraç etmesi, buna karşı, bu maçta böyle bir kanaate varamadıklarını söylemesi tam bir fiyaskodur. Fenerbahçe şike yapmıştır, yapmamıştır, ben orda değilim. Ben, dürüstlük taslayan UEFA ve başkanı Platini’nin kendi ülkesinin takımı ile Fenerbahçe’ye bakış açısına karşıyım. Mademki bu iş kanaatle oluyor, Lyon maçında bırakın kanaati, adam, bahis oynarken görüntüleniyor ve bu futbolcu takımda oynuyor, Zagreb’in yediği 7 gole imza atıyor! Platini mademki bu kadar dürüst ve tarafsız, o zaman Lyon’u da Avrupa’dan derhal ihraç etmeli. Ama Platini ve onun gibilerin yüreği Lyon’a yetmiyor. Platini, önce kendi evinin önünü temizlesin. Fenerbahçe’yi Avrupa konusunda sonuna kadar destekliyorum. Beşiktaş’ta tehlikeli oyun! Beşiktaş, durduğu yerde ateşle oynuyor! Yönetimin, başarılı olan Carlos Carvalhal’in başına Tayfur Havutçu’yu Genel Koordinatör olarak getirmesi, arı kovanına çomak sokmaktan başka bir şey değildir! Tam tersi, Havutçu’nun başına Carvalhal getirilseydi olacakları düşünmek bile istemiyorum! Şimdi başarılı Portekizli teknik adamın başına böyle bir olayın gelmesi ve kimsenin sesini çıkarmaması manidar. Bence bu yönetimle muhalefetin gövde gösterisinden başka bir şey değil! Çok iyi giden Beşiktaş’ta, bundan böyle bir şeyler ters giderse kimse şaşırmasın! Carvalhal, Avrupa’daki başarısıyla bu yeri hak ediyor. Her şey ortadayken Tayfur Havutçu’nun bile bile Carlos Carvalhal’in başına adeta zembille getirilmesi her şeyden önce Beşiktaş’a zarar verir. Çakır mı, Aydınus mu? Türkiye’de hakemler futbolun önünde... Bunu aksini iddia edenler, televizyonlardaki spor programlarına baksınlar. Çünkü futboldan çok hakem konuşuluyor. Avrupa’da, hakemler, bırakın futbolun önüne geçmeyi, futbolu güzelleştirmek adına ellerinden ne geliyorsa yapıyor. Bizde ise hakem hatası olmayan maç yok. Türkiye’de ilk yarıda iki hakemimiz diğerlerine oranla öne çıktı; Cüneyt Çakır ve Fırat Aydınus. Çakır’ın en büyük avantajı, Futbol Federasyonu’nun koruması altında oluşu! Çakır, Avrupa’da çaldığı düdüklerle çok başarılı. (Avrupa Şampiyonası’nda görev alması gurur verici.) Ancak Çakır, nedense aynı başarıyı Türkiye’de gösteremiyor. Avrupa’da Çakır kadar başarılı olan ancak Futbol Federasyonu tarafından fazla destek görmeyen Fırat Aydınus, ligde bana göre en iyi performansı olan hakem. Bu yüzden de övgüyü fazlasıyla hak ediyor.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT