BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Erdoğan: Soykırımı babana sor

Erdoğan: Soykırımı babana sor

Başbakan, Fransa liderine Cezayir’de fırında yakılan insanları hatırlatıp, “Osmanlı” ile ders verdi...



Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Cezayir nüfusunun yüzde 15’inin Fransızların katliamına maruz kaldığını, bunun tam manasıyla bir soykırım olduğunu söyledi. “Müslüman Toplumlarda Değişim ve Kadının Rolü” konulu konferansa katılan Erdoğan, burada Fransa meclisi tarafından kabul edilen yasa hakkında konuştu. 1945 yılında Cezayirlilerin fırınlarda topluca yakıldığını belirten Erdoğan, “Eğer Fransa Cumhurbaşkanı Sayın Sarkozy bu soykırımı bilmiyorsa, gitsin babası Sarkozy’ye sorsun. Babası, 1940’larda Cezayir’deki Fransız lejyonunda askerlik yaptı. Eminim ki oğluna katliam hakkında söyleyecek çok sözü vardır.” diye konuştu. İspanya’dan kaçıp Osmanlı’ya sığınan Museviler’in bugün Yunanistan’da bulunan Selanik’e yerleştirildiğini kaydeden Erdoğan, “Selanik Osmanlı idaresinden ayrıldıktan sonra 1904 yılında Fransa’ya göç eden Benedict Malla’dır. O da Sayın Sarkozy’nin de dedesidir. Sayın Sarkozy, Türkiye’nin tarihinde soykırım bulamaz. Eğer kendi ailesine bakarsa, orada Türkiye’nin Türklerin yardımında, hoş görüsünden başka hiçbir şey görmez” ifadesini kullandı. Fransa’da yaklaşık 5 milyon Müslüman olduğunu aktaran Erdoğan, “Fransa ve Avrupa’da ayrımcılığın, Müslüman karşıtlığının ne kadar tehlikeli boyutlara ulaştığı ortaya konulmuştur. Sarkozy, Türk ve Müslüman düşmanlığı üzerinden seçim kazanma hırsına girmiştir” şeklinde konuştu. CHİRAC DAHA DÜRÜSTTÜ Başbakan Erdoğan, Sarkozy’den önceki Fransa Cumhurbaşkanı Chirac’ın bunları yapmadığını, onun daha dürüst ve dik olduğunu kaydederek, “Ancak ne olursa olsun, şunu bilmeleri lazım; Türkiye, Avrupa Birliği ile ne kadar birlik olmak istiyorsa Avrupa Birliği de Türkiye ile o kadar birlik olmak istediği sürece bir güç ifade edebilir. Aksi takdirde Avrupa birliği de eksik kalacaktır” dedi. Tasarının kabulünün ardından ilk aşamada alınan tedbirleri açıkladıklarını belirten Erdoğan, “Bu ırkçı, ayrımcı, İslam karşıtı tutum devam ettiği sürece, biz de aşama aşama tedbirlerimizi alacak, kararlılıkla uygulayacağız. Bu tehlikeli tutuma karşı Avrupa’yı ve Avrupa Birliğini uyarıyoruz, uyaracağız” diye konuştu. ‘İSLAMOFOBİ’YE KARŞI DURMALIYIZ Erdoğan: Hiç kimse endişe etmesin. Türkiye, bugüne kadar onlarla bu seviyeye gelmedi. Yeter ki biz İslamofobyaya karşı hep birlikte olalım. Kanuni’nin tarihi mektubu ile ders verdi Başbakan Erdoğan, Sarkozy’ye Türkiye ziyareti sırasında hediye ettiği bir tarihi belgeyi göstererek, “O bu belgeyi okumadı ama bu mektup, 1526’da işgal altındaki Fransa’nın tutuklu kralı Françesko’ya Kanuni Sultan Süleyman’ın gönderdiği bir belge. Mektubu aynen sizlere aktarıyorum; ‘Ben ki sultanların sultanı, hakanların başı, krallara taç giydiren, Allah’ın yer yüzündeki gölgesi ve atalarımın fethettiği Akdeniz’in Karadeniz’in Rumeli’nin, Karaman’ın, Sivas’ın Diyarbakır’ın, Kürdistan’ın, Şam’ın, Mısır’ın, Mekke’nin, Medine’nin ve de ateş saçan mızrağımın ve zafer getiren kılıcımın üstünde sahip olduğum nice ülkenin padişahi olan Sultan Süleyman Han. Sen ki Fransa ülkesinin kralı olan Francesco’sun. Kralların sığınağı olan kapıma mektup göndererek ülkenizin işgale uğradığını ve esir edilerek hapse atıldığınızı bildirmişsiniz. Bu durumdan kurtulmak için benden yardım istiyorsunuz. Gönlünüzü ferah tutun ve sakın üzülmeyin. Sadece Allah’ın dediği olur. Ne yapacağımı elçinizden öğreneceksiniz. Selim’in oğlu Süleyman. 1526, İstanbul.’ İşte Türkiye’nin tarihinde bu vardır” dedi. Yasa tasarısının oylanma biçimini de eleştiren Başbakan, “Böyle bir sulandırılmış gayri ciddi bir oylama olabilir mi? Eğer yüreğin varsa tüm grubunla parlamentoya girersin ve oylamanı orada yine yaparsın ama maalesef bunlarda o yürek yok, bunlarda omurga yok. Omurga olmuş olsa bunu böyle yaparlar” diye konuştu. Kadına değer vermeyen toplumlar huzura kavuşamaz Eşi Emine Erdoğan ile birlikte katıldığı “Müslüman Toplumlarda Değişim ve Kadının Rolü Konferansı”nda konuşan Erdoğan, kadınlarına, annelerine, eşlerine ve kız çocuklarına değer vermeyen hiçbir toplumun refaha ve huzura ulaşma imkânı olmadığını söyledi. Tunus, Fas, Libya ve Mısırlı kadınların ülkelerinde değişimin fitilini ateşlediklerini, değişime önayak olduklarını ve değişim sürecinin acısını ve çilesini yakından hissettiklerini dile getiren Erdoğan, “Gerekirse yerlerde süründüler ve kendilerine cop sallayanlara karşı onlar yerlerde yüreklerini ortaya koydular. Çünkü bir değişimin mücadelesini veriyorlardı, değişimin tabii ki bedeli kolay değildi ama sonucu inanıyorum ki çok hayırlı olacaktır” diye konuştu. ANNEM ARTIK YOK “Ben şu anda ayağının altını öpeceğim anneden mahrumum” diyen Erdoğan, Hazret-i Peygamber’in, annelerin yerini “Cennet, anaların ayaklarının altındadır” mesajıyla açık ve net olarak bildirdiğini kaydetti. Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bizim medeniyetimizin mensupları için anneler ayaklarının altı öpülesi muhterem varlıklardır. Ve düşünün Hazret-i Hatice Validemizin yanından sevgililer sevgilisi, örnek, numune, rehber insan Hazret-i Peygamber çıkmıştır ve o başından itibaren sevgililer sevgilisinin yanında olan en önemli insandır.” TOPLUMU KADIN ŞEKİLLENDİRDİ İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu da, kadınların İslam toplumunda ilerlemesine imkân tanınması gerektiğini belirterek, “Şiddet ve ayrımcılığa karşı kadınların korunması gerekiyor” dedi. İhsanoğlu, kadınların sosyal gelişimine tarihsel olarak bakıldığında özellikle Müslüman kadınların toplumların şekillenmesinde oynadığı odak rolün ya görmemezlikten gelindiğine ya da hiç bilinmediğini söyledi. Başbakan Erdoğan: Menemen olayı bir provokasyon Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Menemen olayının yakın tarihteki en karanlık hadiselerden biri olduğunu belirterek, “Ne var ki, bu provokatif saldırıyı gerçekleştirmek suretiyle milletimizin birlik ve beraberliğini hedef alanlar, kirli emellerine ulaşamamış, milletimizin sağduyusu sayesinde, kurulan tuzaklar bozulmuştur. İnanıyorum ki, milletimiz aklıselim ve sağduyu ile hareket ettikçe, hiçbir tehdit, hiçbir provokasyon, hiçbir odak kardeşliğimize, birliğimize, beraberliğimize halel getiremeyecektir” dedi. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel de mesajında, “Türkiye Cumhuriyeti’ni korumak uğruna canlarını feda etmekten çekinmeyen şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyoruz” ifadelerine yer verdi.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT