BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bu mudur kadına kocalık?

Bu mudur kadına kocalık?

“Ben karnımızı doyurmak için ayrılıp annemin evine döndüm. O ise şimdi beni cezalandırmak ve kaba bir deyişle burnumu sürtmek istiyor!”



Ne doğru dürüst eve geldiği vardı... Ne eve beş kuruş para bıraktığı... Utanmasam komşulardan dilenecek haldeydim. Kaç gece küçük kızımın karnını zar zor doyurup kendim aç yattım. Biriken faturalar sebebiyle suyumuz elektriğimiz kesildi. Birbiri ardınca bankalardan icra kâğıtları gelmeye başladı. Ev sahibi de çıkın artık evimden diyordu... Arada bir gece yarısı kendi evine hırsız gibi giren bir adam. Ne iş var ne güç? Allahtan içkisi yok da sarhoş gelmiyor. Sarhoş olsa kesin elinden bir kaza çıkar... Annemle ve babamla konuştum. Çaresiz kaldığımı artık bu evliliği sonlandırmak istediğimi söyledim. Annem ağlasa da babam oralı değildi. “Kendi kararın, evlenirken kendin karar verdiğin gibi boşanırken de kendin karar veriyorsun” diyordu. Sonuçta küçük kızımın geleceği ve evimize gelen icralardan kurtulmak için ayrılmaya karar verdim. Mahkemeye müracaat ettim. Sonra da babamlara yerleştim. Babam hoş geldin bile demedi. Ama “evime gelemezsiniz” de demedi. İlk celsede mahkemeye eşim gelmedi. Belki de benim vazgeçeceğimi düşünmüştü. Ama ikinci defasında geldi. Nereden akıl aldı bilemiyorum dedi ki: -Tamam senin dediğin gibi olsun. Ama bir şartla. -Neymiş şartın? -Benden nafaka talebinde bulunmayacaksın. Bir de kızımı ben alacağım. -Sen çıldırdın mı? Sen bu çocuğa nasıl bakarsın? Zaten yavrum perişan durumda... Bunun üzerine daha enteresan bir şey söyledi. Ben ileride ondan nafaka istemeyeyim diye böyle yapıyormuş. Yoksa kızımızı yanına almayacakmış. Kızımın bende kalabileceğini söyledi. Derin bir nefes aldım. “Söz veriyor musun?” dedim. -Söz, dedi. Bunun üzerine kızımın velayetini ona bırakarak ve bütün haklarımdan vazgeçtiğimi hakime beyan ederek ayrıldım. Bu olay üzerinden çok geçmeden beni aradı. Arada bir kızını görmek istediğini söyledi. Onu özlediğini onsuz duramadığını söylüyordu. Babasıydı. Haklıydı. “Bir iki günlüğüne” diyerek aldı. Aradan bir hafta geçmesine rağmen getirmeyince aradım. -Kızım benim yanımda... Biz gayet iyiyiz. Yeni bir ev buldum. Yeni bir iş buldum. Eğer tekrar evlenmek istersen sen de gelirsin, diyordu. Gelmezsem kızımı bir daha göremeyeceğimi söylüyordu. Zaten velayet de kanunen onda olduğu için hiçbir hak iddia edemiyorum. Ne yapacağımı şaşırmış haldeyim. Ben o bize bakmadığı için, aç karnımızı doyurmak için ayrılıp annemin evine döndüm. O ise şimdi beni cezalandırmak ve kaba bir deyişle burnumu sürtmek istiyor! Bu mudur bir kocanın hanımına reva gördüğü? Rumuz: “Merhamet” Yazışma adresi: Türkiye Gazetesi İhlas Medya Plaza 29 Ekim Caddesi, 34197 Yenibosna/İstanbul Faks: (0212) 454 31 00
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT