BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İstanbul’un her semti bir yazarı hatırlatır...

İstanbul’un her semti bir yazarı hatırlatır...

Beykoz, Ahmed Mithat Efendi’nin semtidir. İncirköy, Abdülhak Hamid’i, Kandilli ise Ziya Paşa’nın gençliğini hatırlatır. Burgazada denince de akla Sait Faik Abasıyanık gelir.



> Tolga Uslubaş İstanbul var olduğu sürece üzerine yazılan şiirler, şarkılar, kitaplar hiç eksik olmaz, ona aşık olan yazar ve şairler de... İşte bu yüzden İstanbul, yazar-çizer takımının tartışılmaz mekânıdır. İstanbul’un aşığı çoktur ama Yahya Kemal, Ahmed Hamdi Tanpınar ve Abdülhak Şinasi gibileri İstanbul’a gerçekten vurgundur. Yahya Kemal bir sevgiliye şiir söyler gibi İstanbul’u anar. Ama Abdülhak Şinasi, İstanbul’u yalnız sevmekle kalmaz, sevgilisinin sadece yüzünü, boyunu, posunu değil, her şeyini seven bir aşık gibi onunla meşgul olur. Beykoz, Ahmed Mithat Efendi’nin semtidir. İncirköy, Abdülhak Hamid’i, Kandilli ise Ziya Paşa’nın gençliğini hatırlatır. Halid Ziya Uşaklıgil, o zaman ki adı “Ayastafanos” olan Yeşilköy’de ikamet eder. Fuad Köprülü ise Kumkapı’da denize nazır, içinde büyük bir kütüphanenin bulunduğu evinde İstanbul’un tadını çıkarır. Şair Nigâr Hanım, Osmanbey’de ince, daracık, yüksek kâgir, sefertasına benzeyen bir evde yaşar. Abdülhak Hamid, muhtelif yerlerde oturur, bir türlü mekân edinemez, son yıllarına doğru Maçka Palas’ta ölür. KİRASINI?BİLE?ÖDEYEMEDİ Keçecizâde Fuad Paşa, buna da muvaffak olamaz. Kirasını veremediği için yuvasından olur ve küçük bir hanın kapıcı odasında bakımsızlık içinde ölür gider. Üstad Necip Fazıl Kısakürek ise bir dönem Beylerbeyi’nde oturur. İzzet Molla, Üsküdar’daki sarayını o kadar beğenir ki, “Bu saray tekke olsa, beni de oranın şeyhi tayin etseler, başka bir şey istemem” demekten kendini alamaz. Yazar-çizer takımının en yoğun olduğu yerlerden biri de Kadıköy civarıdır. Kadıköy’de Altıyol ağzında bir ihtiyar matmazelin pansiyon olarak işlettiği evinde bir süre Cenap Şehabeddin, Hüseyin Suad ve Halid Fahri Ozansoy yaşar. İstanbul’da sıkça yer değiştiren yazarların başında yer alan Ahmet Rasim de bir dönem Kadıköy’de ikamet eder. Rıza Tevfik de ihtiyarlığında Kadıköy’ü tercih edenler arasındadır. Ahmed Haşim de Kadıköy’ü mekân tutar. KADIKÖY’ÜN?SAKİNLERİ İstanbul’un adaları içinde tabiî ki en rağbet göreni Büyükada’dır. Recaizâde Ekrem, Ruşen Efref Ünaydın, Ziya Gökalp, Ahmed Refik ve gezgin yazarlardan Ahmet Rasim de Büyükada’da ömürlerini geçirir ama en şık ev ise Reşat Nuri Güntekin’e aittir ki bu evi “Çalıkuşu”nun telif hakkı ile aldığı söylenir. Heybeliada, Hüseyin Rahmi Gürpınar’nin yatağıdır, Burgazada denince de akla Sait Faik Abasıyanık gelir. EŞYALARI?VE?KİTAPLARI?SERGİLENİYOR Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın 1912-1944 yılları arasında yaşadığı Heybeliada’daki evinde kendi yaptığı el işlerinin de bulunduğu eşyalar ve kitaplar sergileniyor. ÖLENE?KADAR?ANNESİYLE?YAŞADI Hiç evlenmeyen, hayatının sonuna kadar annesi ile birlikte yaşayan Sait Faik Abasıyanık’ın Burgazada’daki evi, 1964 yılında müzeye dönüştürüldü. GEZGİN YAZAR Yahya Kemal Beyatlı, bir süre Kıbrıslılar yalısında kalır, daha sonra Kadıköy Altıyol’da bir evde oda tutar, oradan da Ayazpaşa’daki Park Otel’e geçer. Yer değiştirmeyi çok seven Yahya Kemal, dört beş çantası, sekiz on kitabıyla, bastonunu ve şapkasını aldı mı, mahalle değiştirmekten çekinmez.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT