BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Elektrik kesintileri bıktırdı

Elektrik kesintileri bıktırdı

6 aydır sitemizdeki elektrik kesintileri hepimizi çileden çıkardı. Sesimizi duyurabilmek için yol mu kesmemiz gerekiyor?



Enerji Bakanlığı’na ve BEDAŞ Genel Müdürlüğü’ne; Bizler, Beylikdüzü’nde İhlas Marmara Evleri Sitesi 2. Kısımda ikamet etmekteyiz. Son 6 aydır sitemizdeki elektrik kesintileri hepimizi çileden çıkardı. Avcılar-TÜYAP Metrobüs çalışmasından diye biraz oyalandık. Ama şimdi anlıyoruz ki alakası yok. Sitemiz yanındaki Mermerciler Sanayi Sitesi içindeki trafodan gelen hattımız, sitemize mahsus olarak günübirlik ve belirsiz saatlerde kesilmektedir. Elektriğin yetmediği belli zamanlardaki elektrik kesintilerini tekrar yaşamaya başladık Acaba biz de bazı bölgelerdeki insanların yaptığı gibi, elektrik paramızı yatırmasak mı? Veya elektrik sayaçlarını okumaya gelen görevlileri siteye almasak mı? Sesimizi duyurabilmek için yol mu kesmemiz gerekiyor? Dürüst vatandaş olmak suç mu? Tarih 16.12.2011, saat 22.35. Etrafımızdaki sitelerin ve binaların tamamında elektrik var, sanki karantinaya alınmış gibi, bizim site duvarları içinde ve ara caddede elektrik yok. Trafodan itibaren bizim sitemiz, devamında A ve B siteleri var. Aynı trafodan besleniyor. Bizde yok, diğerlerinde var. Diğer siteleri kıskanmıyoruz, olması gereken de bu. Ama aynı hattan beslenen sitelerin diğerlerinde var da bizim sitemiz cezalı mı? Birilerinin kastı mı var, bundan çıkarı olan birisi mi var? Sitemizi sahipsiz göstermeye çalışan birileri mi var? Güzelim sitemizin değerini düşürmeye çalışanlar mı var? Bu soruları sormak için karşımızda muhatap da bulamıyoruz. ‘Elektrik Arıza’yı aradığınızda, karşınıza önce duvar gibi bant kaydı çıkıyor. Bu bölge dahil 4-5 mahalleyi saydıktan sonra, tahmini şu saatte elektrik gelecek diyor. Fakat saydığı mahalleler içinde sadece bizim sitemizde elektrik yok, diğerleri ışıl ışıl. Kış mevsimi, kaloriferler elektrikli kombiye bağlı. Elektrik yok kalorifer de yok. Elektrik yok asansör çalışmaz. Hastası var yaşlısı var. İstanbul’da altyapısı en iyi olan bir yerde oturduğumuzu sanıyorduk, yanılmışız meğer! Dünyada yıldızı parlayan ülkemizin ve dünyanın imrenerek baktığı İstanbul’umuzun bu güzelim ilçesinin göbeğindeki sitemizde; altı aydır elektrik kesintilerine kalıcı çözüm bulamayan, bu yolda çaba göstermeyen ilgilileri kınıyoruz. Eğer çabaları olsaydı bu kesintiler bu kadar devam etmezdi. Artık iyi niyetli olamıyoruz. İhlas Marmara Evleri 2. Kısım Site Sakinleri Fareli köyün kavalcısı Benim vicdanım, çok kişinin vicdanı gibi diyor ki; 193 devletin üye olduğu BM’nin Birleşmiş Milletler Şartı’nda, insanların onurlu bir şekilde yaşamasını ve bir üye devletin diğer üye devletlerin sınırlarına saygı göstereceğini ve savaş çıkarmayacağını taahhüt eder... O halde niye silahlar üretiliyor!? Grimm Kardeşler’in Fareli Köyün Kavalcısı, ibretlik bir masaldır: Bir zamanlar bir köyü fareler basar. Bir kavalcı çıkıp köyü farelerden kurtarabileceğini ve karşılığında da bir miktar para alacağını söyler. Köyün önde gelenleri kabul eder. Kavalcı kavalını çalmaya başlar. Nağmeler yayıldıkça kavalcının peşine bir sürü fare takılır. Kavalcı fareleri peşinden sürükleyerek bir akarsuya götürür ve nehre atlamalarını sağlar. Fareler, nehirde sürüklenip yok olur. Bilseydik biz de kaval çalar farelerden kurtulurduk. Bu kadar basit bir şey için istediğin para çok, derler ve önceden sözleştikleri paranın çok altında para verirler. Durumdan üzülen Kavalcı kavalını tekrar çalmaya devam eder. Bu defa arkasından çocuklar gelmeye başlar. Köyün çocukları Kavalcı arkasından nağmeler birlikte bir mağaraya girerek kaybolurlar. Bazı güçlü sloganlar da tıpkı nağmeler gibi insanları etkisi altın alabiliyor. Tekrar soruyorum, dünya BM ile barışa yaklaşmışken, niçin silah üretimine ihtiyaç duyuyorlar? Bunda, kaval nağmeleri gibi bir sloganın etkisinin büyük olduğuna inanıyorum. Bu slogan şöyle: “Dosta Güven, Düşmana Korku Verdik!” Silah üreticileri, silahlarını üretip sattıktan sonra, daha kârlı olan bir üst modeli hazırlayıp satmaya başlıyorlar ki, bu şekilde büyük paralar kazanılıyor. Şu durumda ‘Savaş Silahları’nın üretiminden vazgeçmek mümkün mü? Hayır! Çünkü, büyük sömürü aracı. Silah üreticilerini ve tüccarlarını bu hırslarından vazgeçirmenin bir yolu yok fakat, korunmanın tek yolu var: NATO gibi bölgesel değil, “Milletlerarası Güvenlik İşbirliği” kurulmasıdır. İbrahim AŞ Kız pansiyonlu okullarda bayan, erkek pansiyonlu okullarda da erkek Müdür Yardımcısı görevlendirilsin Milli Eğitim Bakanlığı’na; Bilindiği gibi, pansiyonlu okullarda, pansiyondan sorumlu Müdür Yardımcıları, görevleri gereği sık sık pansiyonlara gelirler, öğrencilerin yatak odalarına girer çıkarlar, dolaplarını yataklarını kontrol ederler. Kız pansiyonlu okullarda, pansiyondan sorumlu Müdür Yardımcıları, tabii olarak kadınlardan atanmaktadır. Ancak, erkek pansiyonlu okullarda buna hiç dikkat edilmemekte, bazı okullarda erkek Müdür Yardımcıları bulunmasına rağmen, bayan Müdür Yardımcıları erkek pansiyonlarında görevlendirilebilmektedir. Özellikle Yatılı Ortaöğretim kurumlarında bunun zorlukları, sakıncaları ortadadır. Mümkün olan durumlarda, kız pansiyonlu okullara bayan, erkek pansiyonlu okullara da erkek Müdür Yardımcısı görevlendirilmesi daha doğru olacaktır. H.Hüseyin Dağlıca (Veli) Adres: İhlas Medya Plaza 29 Ekim Cad. No:23 Yenibosna/ İSTANBUL Tel: (0212) 454 38 22 Faks: (0212) 454 31 00
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT