BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > 2011 Dünyası

2011 Dünyası

Son günlerini yaşadığımız 2011 yılının dünya tarihine etkisi bakımından en önemli gelişmelerinden biri, diktatörleri tasfiye gayretidir. Her ne kadar Lenin, Stalin, Hitler, Mao gibi tarihin en gaddar diktatörleri devri kapandı ise de, günümüzde de kan döken diktatörler yaşıyor.



Son günlerini yaşadığımız 2011 yılının dünya tarihine etkisi bakımından en önemli gelişmelerinden biri, diktatörleri tasfiye gayretidir. Her ne kadar Lenin, Stalin, Hitler, Mao gibi tarihin en gaddar diktatörleri devri kapandı ise de, günümüzde de kan döken diktatörler yaşıyor. Üstelik günümüz diktatörlerinin çok pis huylar edindiklerini görüyoruz. Biri, diktatörlük koltuğuna oğlunu halef yapma gayretidir ki, kendisinden sonra ağır eleştirileri önlemek maksadını da içerir. Bir diğer huy, milyarlar, on milyarlarca dolar gibi akıl almaz çapta para ve serveti zimmetlerine geçirmek hırsıdır. Yukarıda örnek verdiğim diktatörlerde, bu iki hırstan biri dahi görülmez. Ancak öldürdükleri vatandaşlarının sayısı bakımından çok önde gidiyorlar. Her biri 10, 20, 30 milyon insan harcamıştır. Arap Baharı denen ve Tunus’ta başlayan halkın diktatörlere başkaldırması, insanlık tarihi bakımından elbette önemlidir. Ancak başlangıçta ümit edilen çizgiye ulaşamadı. Çünkü diktatörlere dış destek kesilmedi. Veya alaşağı edilen diktatörün yerine göz dikenler türedi. Bahar Rüzgârı, New York, Londra gibi en ileri demokrasilerin yaşandığı beldelerde de hissedildi. Büyük gösteriler oldu. Fakat oralarda diktatör bulunmadığı için yönetime karşı idi. Daha hakkaniyetli bir paylaşım isteniyordu. Avrupa-Kuzey Amerika-Okyanusya dışında kalan asla demokrasi yüzü görmemiş ülkelerde türeyen diktatör tipi, demokrasilerde görülmez. Meselâ Arap âlemindeki devletlerden hiçbirinde -çok kısa dönemler dışında- Batı’nın uygulayıp yaşadığı biçimde demokrasi olmadı. Bundan sonra, demokrasiye yaklaşabildikleri nispette başarı elde edilebileceğini söyleyebiliriz. Diktatörlerin ortadan kalkması, demokrasiye atılmış en sağlam adımdır. Diktatörlerin bazıları, şu veya bu şekilde, demokrasiler veya normal devletlerle ilişkiler kurabilmişlerdir. Bazı devletler, haklı olarak, ihtilal ve ayaklanma gibi çok kanlı gelişmelerden çekindikleri için, 2011’de gerçekleşen halk hareketlerine şüpheyle yaklaşmışlardır. Demokrasi, zor, epey zor, belki çok zor rejimdir. Demokrasinin daha geniş coğrafyaya yayılması, insanlığın selâmeti için önemli merhaledir.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT