BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Tribünlere oynamak

Tribünlere oynamak

PKK’nın elebaşı Suriye’den kaçtığı zaman İtalya’da bir villada kalmaya başlayınca Türki-ye’de fırtınalar kopartılmıştı;



PKK’nın elebaşı Suriye’den kaçtığı zaman İtalya’da bir villada kalmaya başlayınca Türki-ye’de fırtınalar kopartılmıştı; - Bir teröristi villada nasıl beslersiniz? Türkiye’ye getirilince senelerden beri bir adada besleniyor... İtalya bize sorsa; - Bir teröristi siz niye bir adada besliyorsunuz? Ne cevap vereceğiz? Belli değil... Birkaç ay İtalyan malları boykot edilmişti... Hiç unutmam, ülkenin önde gelen iş adamlarından biri de ekranlarda ‘İtalyan mallarını almayın’ diye ahkam keserken, üzerindeki gömlek ve kravat İtalyan markasıydı... Tribünlere oynamaya bayılıyoruz... * Suriye ile dostluk rüzgârları estirilince defalarca yazdık ve dedik ki; - 17 yıl boyunca PKK’ya otelcilik hizmeti veren bu ülkeyle dost olunmaz... Halkıyla olunabilir ama yönetimi ve anlayışıyla asla olunmaz... Biz yazdıkça, ‘statükocu’ ilan edildik fısıltı koridorlarında... Bugün geldiğimiz nokta sıfır ilişki ve sıfır dostluk... PKK kartını ise oynamaya devam ediyor... Tribünlere oynamaya bayılıyoruz... * Şimdi de Fransa’ya yaptırım rüzgârları yine estiriliyor... Kim neyi almayacak? Fransız malı olan araçları mı? Kozmetik ve tekstil ürünlerini mi? Yani yaptırımlar öyle günlük ve aylık olmamalıdır... Fransa’ya geri adım attıracak yaptırım politikalarını hayata geçiremiyorsak, söylediklerimizi de bir müddet sonra unutuyorsak diğer ülkeler de aynı yasayı parlamentolarından geçirmeye başlar... Osmanlı’yı beğenmeyen günümüz aydınlarına ders olsun diye bir İncili Çavuş fıkrası aktaralım... İncili Çavuş, Osmanlı Elçisi olarak Fransa Kralı’na gönderildiğinde, elbiselerinin bazı yerlerinde yama varmış. Kral, bunları görünce dayanamayıp: - Bana senden başka gönderecek adam bulamadılar mı? diye sorunca, İncili Çavuş şöyle cevap vermiş: - Osmanlılar, adama göre adam gönderirler. Beni de sana göndermelerinin hikmeti bu olsa gerek. Tribünlere öyle oynanmaz, böyle oynanır... Diplomasi yap-boz tahtası değildir... Tarih yazılan bir duruştur... Elçileri çekip duracağımıza bir İncili Çavuş gönderelim...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT