BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Alınacak ne var?

Alınacak ne var?

Erkan Mumcu epeydir ortalıkta görünmüyordu. Geçen gün bir ödül törenine katılmış, orada bir konuşma yapmış, bazı medya organları da o konuşmadan bir bölümü aktararak, “Mumcu muhafazakârlara çattı” demiş.



Erkan Mumcu epeydir ortalıkta görünmüyordu. Geçen gün bir ödül törenine katılmış, orada bir konuşma yapmış, bazı medya organları da o konuşmadan bir bölümü aktararak, “Mumcu muhafazakârlara çattı” demiş. Muhafazakârlara çattı denilen bölüm yüreğimin yağlarını eritti. “Türkiye’de kendisine muhafazakâr diyenler bir kere önce kendi köylülüklerini itiraf etsinler. Muhafazakârlık henüz Türkiye’de tanığı olduğumuz bir şey değil. 1960’lara kadar Türkiye’de hâlâ muhafazakârlığa rastlamak mümkün. Kentliliğini bilen ve hâlâ Osmanlıdaki medeniyet mirasının vârisi olma yetkinliğine sahip kentli insanlar vardı. Kentli muhafazakârlar vardı. Kentler taşralılar tarafından işgal edildiğinden beri Türkiye’de kendisine “muhafazakâr” diyen bir lümpen kitle var. Bu kitle lümpendir çünkü kendi gerçek durumunun kendi kimliğine ilişkin gerçeği yansıtan bir bilince sahip değildir. Türkiye’deki muhafazakârlık içselleşmiş bir muhafazakârlık değil üstlenmiş bir muhafazakârlık.” Bu konuları konuşmaktan niye gocunuyoruz ki.. Söylediklerinin neresi yanlış. Biz şehirli asilzadeler miyiz. Biz tek bir sınıfız. Bal gibi köylüyüz. Öyle “zihniyet filan” gibi eksantrik girişler de yapmaya lüzum yok. Basbayağı canlı, kanlı, heyecanlı ve şehirlere yerleşmiş milyonlarca köylüyüz. Çoğunluk bizleriz elbette. Ha bir de azınlıklar var aramızda. Rengi beyaz olanlar.. Köylü olmamıza, tek sınıf olmamıza takılmaya gerek yok ... İki ay önce aynı şeyleri söylemiştim: Bizler, babaları ve dedeleri mal, davar ve tarla ile uğraşan, köylerimizi alıp şehirlere taşımış esaslı köylüleriz. Peki aramızdaki farklılıklara ne demeli? İki tane var.. Paramız ya da payemiz. Zengin köylü, fakir köylü, müdür köylü, işçi köylü, siyasetçi köylü, bürokrat köylü... Herkes kartvizitinde isim önüne köylü kelimesini koysa karışıklık çıkar mı? Katiyen... hem de hoş olur. Bu gerçeği görmezden gelmenin âlemi yok. Düşünün bakalım bizde ultra zengin köylü, aristokrat ya da burjuva olabilir mi? Hayır, sadece imkanı bol olduğundan köylülüğünü küresel ölçeklerde yaşar.. Helası 24 ayar altından imal edilmiş, özel yapım bir 747 jet içinde çiğ köftemizi yoğurur, halayımızı çeker, kahkahalarla güler, aynen köyümüzdeki muhabbeti yaparız. Tenkit edilecek, ayıplanacak tarafı yok bunun. Buyuz biz. Uçan Dairelere taş da atarız, icabında ayı görünce ölü taklidi de yaparız. Kendinizi kandırıp, benim, sınıfım farklı, metropol çocuğuyum, batılıyım, ciciyim, güzelim türünden gereksiz stres yüklemeyin. Marka bir mayo giyip muz üzerinde denizin keyfini çıkartmakla ya da paçalı don ve şambrelle aynı işi yapmak arasında teknik olarak sadece “para” farkı vardır. Hepimiz biriz, köylüyüz ve efendisiyiz! bu toprakların. ... Mumcu’nun tespitleri yanlışsa buyurun siz kendinizi doğru şekilde anlatın. “Lümpen” e takıldıysanız.. Sözlükler var.. Açın okuyun.. Kuru tarifler yetmiyorsa daha detaylı anlatan kaynaklar var. Okumaya vaktiniz yoksa duymamış gibi yapıp işinize bakın.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT