BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > PKK hızla tükeniyor

PKK hızla tükeniyor

PKK’nın, Diyarbakır Cezaevinde E.Oktay Yıldıran’ı öldürünce ‘kahraman’ örgütten ayrılınca da ‘hain’ ilan ettiği Sarıkaya konuştu.



ÖZEL RÖPORTAJ ADEM DEMİR adem.demir@tg.com.tr Karşımdaki adam bugüne kadar Türk medyasına bir zamanlar içinde yer aldığı PKK’yı anlatmadı, eleştirilerde bulunmadı. Türkiye gazetesine konuşması da kolay olmadı. Ortak dostumuz aracılığıyla ikna ettim. Aylar öncesinde gerçekleştirdiğim söyleşiyi, ölümlerin az olduğu bir zaman diliminde yayımlama şartı koydu. Gerekçesinde “Kekliktepe’de 24 asker, Kazan Vadisi’nde 36 PKK’lı öldürüldü. Çatışmalarda ölenlerin hepsi gencecik insanlar. Kayıplar insanın içini parçalıyor” diyerek izah etmeye çalışmıştı. Bu denli hassas ve duyarlı bir tavır sergileyen bu kişi 1966 Tunceli doğumlu Ekrem kod adlı eski bir PKK’lı Hıdır Sarıkaya. Henüz çocuk yaşta örgütle tanışan Sarıkaya’nın, çok önemli bir özelliği var. Örgütteyken “kahraman” olarak gösterilen birisiydi. Zira Diyarbakır zindanının baş işkencecisi Esat Oktay Yıldıran’ı öldürdüğü için PKK içinde devleşmişti. Eylem bütün militanlara örnek olarak gösteriliyordu. Farklı pozisyonlarda yer alarak PKK merkez üyeliğine kadar yükselen dünün “kahramanı” Sarıkaya artık bir “hain”. Sebebi de silahlara veda edip PKK’dan koptuğu için. Eski arkadaşların hedefinde yar alan Sarıkaya “PKK bizlere açık şekilde düşmanlık yapıyor” derken oldukça temkinli bir dil kullanmayı tercih ediyor. “Eleştiri farklı ret etmek farklıdır. Ben şahsen düşmanlık yapmıyorum, yapılmasını da ret ediyorum” diyen Sarıkaya’nın bir dönem cinayet işleyen biri olduğuna hükmetmek oldukça güç. Oldukça ılımlı ve insani mesajlar veriyor. Öyle ki işkenceye karşı olan tüm insanların nefret edebileceği Yıldıran’ı nasıl ortadan kaldırdığına bile girmek istemiyor. Israrlara rağmen “Bu mesele aşıldı. Detaylarını anlatmayı uygun görmüyorum” diyor. Ama inkar etmiyor. Olayın bütün örgüt içinde bilindiğini söylemekle yetiniyor. Konu PKK’ya gelince temkinli söylemini sürdürürken eleştirilerini net yapıyor. Söyleşiden bölümler: > PKK’yı anlatır mısınız? Nasıl bir örgüttür? PKK’ya net bir tanım getirmek güç. Hâlâ karanlıkta kalan yanları var. Bugün değerlendirdiğimiz veya eleştirdiğimiz ya da çeşitli biçimlerde şüphe duyduğumuz yanları çok fazla. En genel olarak şu söylenebilir: Kürt sorununun ortaya çıkardığı devletin yanlış uygulamalarının oluşturduğu dünya ve bölgedeki gelişmelerden de etkilenen sosyalist ideoloji ekseninde toplumsal bir başkaldırı hareketidir. Çünkü toplumun her kesiminden PKK’ya insan aktı. Her kesimden insan örgütte hayatını kaybetti. Dünyanın birçok devletinden daha büyük ve güçlü konumlara da ulaştı. Fakat ne bunları değerlendirmesini bildi, ne de uyguladığı politikalarla ve gerçekleştirdiği eylemlerle bütünleşebildi. Savunduğu düşüncelerle de çok ters düştü. > Hâlâ hak ve özgürlük hareketi olma özelliğini sürdürdüğü söylenebilir mi? Kısmen de olsa sürdürdüğüne inanıyorum. Fakat bu PKK’nın yeteneklerinden daha çok geçmiş mücadele sürecinin halkta oluşturmuş olduğu güçten ileri geliyor. Yoksa PKK hak ve özgürlük mücadelesini sürdüren bir yapı değil artık. PKK halktan kopuk bir siyasetin sahibidir. Halkla beraber gözüküyor. Bu büyük bir çelişkidir. > Etki alanı nedir? Kadroları, sempatizanları ve etkilediği çevreyle birlikte 5 milyonluk bir kitle üzerinde tesiri olduğunu söylemek mümkündür. Ancak bu kitleyi istediği gibi kanalize edemiyor. Bu da toplumla ters düşmesinden kaynaklanıyor. Hem geçmişine ters düştüğünden hem de günü birlik uyguladığı siyasetin yanlışlığından başarıya ulaşamıyor. > En temel yanlışları nelerdir? Dağ gibi bir potansiyeli eritmesi oldu. Kürtlerin önüne bir duvar örülmüştü. Bu suyun akmasını engelleyen bir bentti. O kalın duvarın oluşturduğu baraj dolmuştu. PKK taşma noktasına gelen bu barajın üzerine gelişti. Kısa sürede sahibi oldu. Potansiyelde PKK’yı sahiplendi. Fakat sonrasında PKK suyu boşaltarak birikmiş potansiyeli eritti. Bugün çevresinde kalan ise rantçı bir kesim. PKK ile birlikte hareket eden insanların saflığına bir şey demiyorum. İçlerinde dürüst amaçlarla hareket eden insanlar var. Ama büyük çoğunluğu, mevcut PKK’nın oluşturduğu ortamda oluşan rantı elde etmek isteyen çevrelerden oluşuyor. ÖCALAN, ÖRGÜTTE ÇOK GÜÇLÜ > Örgütün farklı yüzlere sahip olması neden kaynaklanıyor? Uzunca bir süre Türkiye’de tartışıldı ve hâlâ tartışılan resmî tarih ve gayr-i resmi tarih durumu PKK’da da var. Örgütün de bir resmi bir de gayr-i resmi yani gerçek tarihî var. PKK’da dayatılan resmi tarih tezidir. Biz o tezin tartışılması ve aşılması gerektiğine inanıyorduk. > PKK Türkiye’nin kopyası mı? Birçok açıdan evet. Geçmişte teorik olarak çok söylenirdi pratikte de gördüm. Savaş ortamları için söylenen “Düşman kendisine benzettirir” ifadesi PKK için çokça geçerli bir değerlendirmedir. Bunun anlamı şudur: Savaşan güçler birbirlerine benzerler. PKK bugün, çok fazla geçmiş devlete benzedi. Devlet de bugün bir dönem bizim savunduğumuz PKK’ya benzedi. PKK yanlış bulduğu için çokça eleştirdiği duruma kendisinin düştüğünü görmüyor. Misal olarak Türkiye’de bir derin devlet var. Türkiye bugün bu yapıyı aşmak isterken PKK ‘derin devlette’ derinleşmek istiyor. Veya Türkiye’deki ‘derin devletin de’ yerinde kalmasını istiyor. Hem kendisi derin bir yapıyla kendi içinde farklı bir yapıya bürünüyor hem de Türkiye’de statükonun kalmasını arzu ediyor. PKK, “derin yapının” kötü bir kopyasıdır. > Eylemlerini değerlendirdiğinizde örgüt için “terör” ifadesini kullanıyor musunuz? Çok net bir şekilde bu ifadeyi kullanmam. Kimi eylemleri terör kavramı içerisinde değerlendirilebilir. Ankara, İstanbul Taksim, Bingöl’deki canlı bomba ve Siirt’te kadınlara yönelik eylemleri bir terör eylemidir. Salt bugüne özgün de değildir. Geçmişte bizim de içinde bulunduğumuz dönemde uygulanan eylemlerin birçoğu terör eylemleriydi. Silahsız insanlara yönelik çokça eylemler yapılmıştır. Köy katliamları mevcuttur. Bunların hepsi terör eylemleridir. Fakat terörün farklı tanımları mevcuttur. > Çatışma, eylemsizlik, ateşkes gibi kararların alınmasını kim sağlıyor? Lider sultasının olduğu bir yapı için bunları tartışmak tuhaf. Bu söyledikleriniz hepsini hiç tartışmasız lider belirliyor. Örgütün lideri de Abdullah Öcalan. Cezaevinde olmasına rağmen bütün kararları aldıran Öcalan’dır. Kitle de buna inanıyor. Tabi bunun ne kadar gerçekçi olduğu da şüphe götürür. Dönemsel havayı veya toplumların ruhunu bu kitleye anlamadan mantıklı analizler yapmak biraz güç olur. Öcalan’ın en becerikli yanı kendisi için oluşturmuş olduğu algıdır. Ortamı çok iyi kokladı, gelişmeleri iyi okudu ve bundan çok iyi istifade etti. > Hâlâ, örgüttekilere silah bıraktıracak güçte midir? Belirleyici olduğuna inanıyorum. Fakat bugün için yüzde 100 etkindir demek zordur. Çünkü örgütte farklı güç odakları oluşmaya başladı. Onun için APO eskisi gibi birebir hakim değildir. MEŞRULUĞU DA BİTİYOR PKK’yı anlatan Sarıkaya, “PKK, hem teçhizat, hem ekonomik hem de siyasî anlamda ciddi şekilde gücünü kaybetti. Kültürel zayıflıkla birlikte meşruluk yönünde de bitiyor” dedi. PKK GÜÇ KAYBEDİYOR PKK’daki mantık işleyişi hakkında Hıdır Sarıkaya şu bilgileri verdi: “PKK, ‘ya bendensin ya da düşmanımsın’ diyor. Faaliyetini yürütürken de benden sonrası “tufan” der. Son eylemler de zayıfladığının göstergesidir. PKK yöneticileri çıkmaza girdiklerini gördükleri için şiddetin dozunu artırdılar. Aynı şeyi Suriye rejimi yaşıyor. Suriye’deki Baas rejiminin gidici olduğunu herkes görüyor. Esad de bunu biliyor. Ama terk etmek istemiyor. Onun için de halkını öldürmeye devam ediyor ve tehditlerde bulunuyor.” Gerçekten örgüt zayıflıyor mu? PKK’nın her açıdan zayıfladığını gözlemliyorum. Hem askeri, hem ekonomik hem de siyasi anlamda ciddi anlamda güçten düştüğü bir gerçektir. Kültürel zayıflıkla birlikte meşruluk yönünde de bitiyor. Gücünü koruduğu ve direnişini yükselttiğini söylemek imkansız. İntiharvari eylemlerle güç mü toplamak istiyor? Mevcut yöneticileri çıkışı böyle görüyor olabilirler ancak son aylardaki eylemleriyle zayıflaması artmış durumda. Katılımlar olabilir. Bu her zaman mümkündür. Farklı sebepler rol oynar. Birincisi Kürt meselesi henüz çözülmemiştir. İkincisi bölgedeki ekonomik dengesizliğe isyan devam ediyor. Geçmişte devlet ötekileştiriyordu. Yok sayıyordu. Bugün PKK benzerini yapıyor mu? PKK’nın ötekileştirmesi çok daha fazladır. Zaman zaman şunu söylüyorum: eskiden devlet karşısında Kürtler mağdur durumdaydı. Şimdi devlet mağdur, Kürtler baskın durumdadır. Geçmişte polis vatandaşa tokat atardır. Şimdi bizde kadın milletvekili polise tokat atıyor. PKK’nın yürüttüğü siyasete bakılırsa bunun çok daha farklı örnekleri ortaya çıkar. Yine 1990’larda devlet baskın yapardı şimdi örgüt baskılar düzenliyor. Bunu şunun için söylüyorum. Geçmişte nasıl devlet yanlış yapmışsı şimdi de PKK yapıyor. İŞKENCECİYİ ÖLDÜRÜNCE “KAHRAMAN” PKK’DAN AYRILINCA “HAİN” OLDU Diyarbakır Cezaevi’nin işkencecisi Esat Oktay Yıldıran’ı öldürdüğü için “kahraman”; örgütten ayrıldığı için de “hain” olarak görülen Ekrem kod adlı eski PKK merkez üyesi Hıdır Sarıkaya Türkiye’ye konuştu: “Hiçbir şekilde konuşmadım. Şimdiye kadar da inkar etmedim. Üzerinden 20 yıldan fazla bir zaman geçti. Bu konuya girmek istemiyorum. O acıtan ve inciten bir hadiseydi. Diyarbakır zindanında en büyük acıyı PKK’lılar yaşamıştı. Davanın bir numaralı müdahilleri PKK’lılar olmaları gerekirken onlar yoklar. Bir bireyin ortadan kaldırılmış olması basit bir hesaplaşmadır. Asıl hesaplaşma burada verilmeliydi. Mühim olan o zihniyetle hesaplaşmaktı.” YARIN: ÖRGÜT SİLAH BIRAKIR MI?
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT