BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kentsel dönüşüm

Kentsel dönüşüm

‘Kentsel dönüşüm’ sözü Türkçe’ye nasıl tercüme edilir? Galiba ‘şehrin aslına rücu etmesi’ veya ‘asla dönüş’ denebilir. Veya bunlarla hiç alakası yoktur. Belki de ‘kim ne anlıyorsa odur’, denir.



‘Kentsel dönüşüm’ sözü Türkçe’ye nasıl tercüme edilir? Galiba ‘şehrin aslına rücu etmesi’ veya ‘asla dönüş’ denebilir. Veya bunlarla hiç alakası yoktur. Belki de ‘kim ne anlıyorsa odur’, denir. Bir şehir var, bir de tebdil etme, dönüştürme işlemi. Netice itibariyle önemli olan bu işlemdir. Bizim son yüzyılımız aynı zamanda bir şehir katliamı yüzyılıdır. Kazmalar, tam-tamlar gibiydi. Tarih düşmanlığı, alabildiğine yaşandı. Sur içi İstanbul’u bir cüce ideolojiye veya diğer bir ifadeyle tek parti taassubuna feda edildi. ‘Ne ki Osmanlıdan kalmıştır, katli gerekir’ mantığıyla yakıldı, yıkıldı, dağıtıldı. Bu ideolojik sapmaya bir de cahil kalfa ihtirası eklenince milli mimarinin köküne kibrit suyu döküldü. Bunu şöylece de tarif etmek mümkün. Başkaları mimari altyapılarıyla imparatorluğa koşarken bizde imparatorluğumuzun alt ve üstyapısı beşinci sınıf ideolojilerin kazmalarıyla tuz-buz edildi. Sadede gelirsek: Şayet ve hakikaten ‘kentsel dönüşüm’ denen bu mimari uyanışı, hakkıyla şuurlanırsa şehir yeniden bir medeniyet rüyası olarak mekândaki yerini alır. Chicago/Şikago, ABD’nin üçüncü büyük şehridir. Bu şehir, 1833’te kurulmuş, 1874’te çıkan büyük bir yangınla kül olmuştur. Bugün Chicago, bir gökdelenler kentidir. Dünyanın ilk büyük gökdeleni 110 katlı Sears Kulesi buradadır. Gökdelen her yerde mevcut denebilir. Biz, gökdelenin bu denli sevimlileştiğini ilk defa orada gördük. Her gökdelen diğerinden farklı mimaride. Bu farklı mimari gökle barışıklık, insanla dostluk kurmuş. Hatta altı metre yukarıdan bütün şehri dolaşan demir yolunun çirkinliğini de örtmüş. Bir bina diğerinin aynısı olmaya izin verilmemiş. Washington, DC’ye gelince: Şehir, on dokuzuncu asrın son çeyreğinde şekillenirken yollar inşa edilmiş. Bu da ne demek, denebilir, başka şehirlerde yol yok mu? Var ve çok. Ancak tâ o zaman devlet binaları imparatorluk mantığıyla kurulmuş, yollar 50-60 metre genişliklerde açılmış. Yani at arabası devrinde TIR’lar düşünülmüşçesine geniş, uzun ve cetvelle çizilmiş kadar düzgün yollarla şehir, bir ağ gibi donatılmış. 1875’lerde at arabası sürülürken o genişlikte yol açan ufuk, 1945’te süper güç olmuştur. Yol, medeniyete kan dolaşımı yaptırır. Şikago sanat, Washington, DC müzeler merkezi. Şehir, medeniyetin göstergesidir. Marka şehri çok olan ülkeler, zengin kültürel mirasa sahiptir. İstanbul bir ihanete uğramış mıdır? Hem de şeddelisine? Şimdi bu kentsel dönüşüm projesiyle Sultan Şehirden zımnen özür dilenmekte, iadeyi itibar edilmekte. Dün yıkmak için kazma vuruluyordu. Şimdi yapmak için iş makineleri çalışacak. İstanbul aslına vardıkça güzelliği ziyadeleşir. Her şey aslına inkılab eder. Yani dönüşür. Bütün mesele, yozlaşmadan dönüşmekte.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT