BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Muîdzâde Mehmed Efendi

Muîdzâde Mehmed Efendi

Buyurdu ki: “Bütün günâhlara tevbe etmek nasîb olur ve vera’ ile takvâ müyesser olursa, büyük ni’met, yüksek devlet ele geçmiş olur...”



Muîdzâde Mehmed Efendi, Osmanlı âlim ve velîlerinden olup, Maraş’ın Bektût oğulları ailesindendir. Bunun için bir nisbeti de “Bektûtî”dir. 1516 (H.922) senesinde Eshâb-ı Kehf’in beldesi olan Tarsus’ta doğdu. 1575 (H.983) senesinde Kudüs kâdısı iken vefât etti. O sırada bulunan Hanefî mezhebi âlimlerinin büyüklerinden ve fazîlet sâhibi yüksek zâtların meşhûrlarından idi. Muîdzâde Mehmed Efendi vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki: Peygamberimiz “sallallahü aleyhi ve sellem” buyurdu ki: (Allahü teâlâ buyuruyor ki: Ey kulum! Emrettiğim farzları yap, insanların en âbidi olursun. Yasak ettiğim harâmlardan sakın, vera’ sâhibi olursun. Verdiğim rızka kanâat eyle, insanların en ganîsi olursun, kimseye muhtaç kalmazsın.) Ebû Hüreyre “radıyallahü anh” buyurdu ki: (Kıyâmet günü Allahü teâlânın huzûrunda kıymetli olanlar vera’ ve zühd sâhibleridir). Büyük âlimlerden ba’zısı buyurdu ki, (Bir kimse, şu on şeyi, kendine farz bilmedikce, tam vera’ sâhibi olmaz: Gıybet etmemeli. Mü’minlere sû-i zan etmemeli, kötü bilmemeli. Kimse ile alay etmemeli. Yabancı kadınlara, kızlara bakmamalı. Doğru söylemeli. Kendini beğenmemek için, Allahü teâlânın, kendisine yaptığı ihsânları, ni’metleri düşünmeli. Malını halâl yere harcedip, harâmlara vermemeli. Nefsi, keyfi için, mevkı’ makâm istemeyip, buraları insanlara hizmet yeri bilmeli. Beş vakit namâzı vaktinde kılmayı birinci vazîfe bilmeli. Ehl-i sünnet âlimlerinin bildirdiği îmân ve işleri iyi öğrenip, kendini bunlara uydurmalı. Yâ Rabbî! Bizlere ihsân etdiğin nûru, hidâyeti arttır. Bizi afv et! Sen her şeyi yapabilirsin.) BÜYÜK Nİ’MET!.. Bütün günâhlara tevbe etmek nasîb olur ve vera’ ile takvâ [ya’nî harâmların ve şüpheli olanların hepsinden sakınmak] müyesser olursa, büyük ni’met, yüksek devlet ele geçmiş olur. Bu, ele geçmezse, ba’zı günâhlara tevbe etmek ve ba’zı harâmlara vera’ eylemek de ni’mettir. Bu ba’zıların bereket ve nûrları, belki hepsine sirâyet eder de, bütün günâhlara tevbe etmeye ve tam vera’ sâhibi olmaya yol açar. (Bir şeyin bütünü ele geçmezse, hepsini elden kaçırmamalıdır) buyuruldu. Yâ Rabbî, bize beğendiğin şeyleri yapmak nasîb eyle!
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT