BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Balkanlar-Bulgaristan ve Suriye üzerindeki kirli oyunlar -1-

Balkanlar-Bulgaristan ve Suriye üzerindeki kirli oyunlar -1-

Suriye’deki olayların sebepleri ve çözümleri üzerine yapılan yorumlar ne yazık ki sonuç vermedi. Bu durumda, Suriye sorununda yapılmayan bir veya birkaç yorum daha olmalıdır. Bu yorumlara göre de yeni çözümler önerilmelidir.



> CİHAN YAMAKOĞLU Suriye’deki olayların sebepleri ve çözümleri üzerine yapılan yorumlar ne yazık ki sonuç vermedi. Bu durumda, Suriye sorununda yapılmayan bir veya birkaç yorum daha olmalıdır. Bu yorumlara göre de yeni çözümler önerilmelidir. Balkanlar ve Bulgaristan’ın Osmanlı egemenliği ve sonrasındaki uygulamaları ile Suriye olaylarının ne ilgisi var diye düşünülebilir. Öncelikle Balkanlar ve Arabistan-Suriye Osmanlı ülkesidir ve ondan kopmuşlardır. Osmanlı’dan koparılmaları için her birinde ortak ve benzer uygulamalar hayata sokulmuştur. ASİMİLASYON VE ZORUNLU GÖÇ Bilindiği gibi Balkanlarda nüfus çoğunluğu Türk ve Müslümanların elinde idi. Bu ülkelere sahip olabilmek için, nüfus çoğunluğunun Hıristiyanlara geçmesi gerekiyordu. Bu sebeple özellikle 1877 Savaşı ile Balkan Müslümanlarına karşı tedhiş-terör- korkutma ve yıldırma eylemleri sürekli artırılarak, Müslümanların büyük kitleler halinde Anadolu’ya göçleri sağlanmıştır. Bu suretle Müslümanlar azınlığa düşmüş ve mallarına da Hıristiyanlar el koymuştur. Canı, malı ve namusu sürekli tecavüze ve tehdide maruz kalan Müslüman halk paniğe kapılarak Anadolu’ya kaçmayı, kurtuluş çaresi olarak görmüştür. Yerli Hıristiyan otoritelerin bazıları da adeta “insani bir yardım” görüntüsü altında onların kaçışlarına destek vermiştir. Balkanlarda sivil desteği de kalmayan Osmanlı-Türk Ordusu -bazı dönek Müslümanların da ihaneti ile- Balkanlardan çekilmiştir (1912). Ama az da olsa bir kısım Müslüman nüfus Balkanlarda kalmıştır. Çok azalmış bir nüfus oldukları için azınlık olarak varlıklarına göz yumulmuştur. Bunların artışından her zaman endişe eden Balkan devletleri, zaman zaman Anadolu’ya göç etmeleri için her yola başvurmuşlardır. Göçlerle nüfus dengesini sağlamaya en canlı ve sıcak örnek Bulgaristan’dır. Bulgaristan Komünist Partisi ile Devlet Başkanı Todor Jivkov, ülkesinde Müslümanların nüfus artışını sürekli gözlem altında tutmakta idi. Parti sosyologlarından aldığı bilgiye göre “azınlıklar, çoğunluğun yüzde onunu aştığı takdirde, her türlü sosyal, siyasal, bilimsel, düşünsel ve ticari örgütlenmeyi yapabilir ve çoğunluğa karşı koyabilirler”di. Bu tehlikeyi önlemek için Müslüman asıllı Bulgar vatandaşlarına karşı zorla asimilasyon uygulanmaya başlandı, Karşı çıktı bahanesi ile Müslüman halk önderleri hapsedildi, işinden atıldı bilinmez yerlere götürüldü, adları değiştirildi ve mallarına el konuldu. Müslüman Bulgar toplumu hiçbir eyleme kalkışmış değildi. Ama provokatörler devreye sokularak, baş kaldırdıkları ileri sürülerek polis ve asker müslümanların üzerlerine salındı. Bulgaristan Müslümanlar için yaşanılmaz hale getirildi. Türkiye de merhum Turgut Özal hükümeti vardı. Bulgaristan’la resmi görüşmeler yapıldı. Yaklaşık 400 bin kişinin Türkiye’ye göç etmesinde mutabık kalındı. Jivkov’un nüfus siyaseti için yapılması gereken bu idi. Azınlıklar yüzde onun altına düşürülmüş ve sindirilmişlerdi. Sosyalist Bulgaristan ve yöneticileri kendilerini ve ülkelerini garantiye almışlardı... Yarın: SURİYE
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT