BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Mîlâdî Yılbaşı

Mîlâdî Yılbaşı

Müslümân her gece neleri yapıyorsa, bu gece de onları yapmalıdır! Sanki mübârek geceymiş gibi mevlid okutmak, sohbetler düzenlemek uygun değildir...



Bugün mîlâdî 2011 senesinin son günü. Yarın [1 Ocak 2012 Pazar günü], yeni bir mîlâdî seneye daha kavuşacağız... Böylece, koskoca bir seneyi geride bırakmış oluyoruz. Bilindiği gibi bir “Sene (=Yıl)”: 4 mevsim, 12 ay, 52 hafta, 365 gün ve 8.760 sâattir. Bir “Gün” ise: 24 Sâat, 1.440 Dakîka, 86.400 Sâniye’dir. [Bir mîlâdî yılın kaç sâat, kaç dakika, kaç sâniye ettiğini bulmak için, yukarıdaki rakamları 365’le çarpmak lâzım.] Görüldüğü gibi, bir mîlâdî yılı tamâmlamakla, -eğer boşa geçirilmişse- ömrümüzden uzun bir zaman dilimini [ya’nî tâm 8.760 sâati] kaybetmiş olmaktayız. Zamanın kıymeti, bana gelen bir mailde, şöyle çok vecîz bir tarzda ifâde edilmektedir: “Bir senenin değerini anlamak için sınıfta kalmış bir öğrenciye sor. Bir ayın değerini anlamak için, 8 aylık bir bebek doğuran anneye sor. Bir haftanın değerini anlamak için, haftalık dergi çıkaran bir çilekeşe sor. Bir saatin değerini anlamak için, kavuşmayı bekleyen sevgililere sor. Bir dakikanın değerini anlamak için, treni kaçıran yolcuya sor. Bir sâniyenin değerini anlamak için, bir kazayı önleyemeyen sürücüye sor. Bir sâniyenin yüzde birinin değerini anlamak için olimpiyatlarda gümüş madalya kazanan koşucuya sor.” “NOEL”İN FARKI “Mîlâdî Yılbaşı” ile “Noel” birbirinden farklıdır. Fakat yılbaşı kutlamaları, 21 veya 25 Aralık’taki Noel kutlamalarının devâmı sayılabileceğinden, yılbaşı gecesi onlar gibi eğlenmek, çam kesip evi çamla süslemek câiz olmaz. Çünkü gayr-i müslimlerin bayramlarında onlar gibi eğlenmek, onlara benzemek olur. Yılbaşı münâsebetiyle Türkiye’nin ve dünyânın çeşitli yerlerinde, milyonlarca çam fidanı, Noel hurâfesi uğruna kesilip yok edilmektedir. Hristiyân ülkelerde olduğu gibi, Müslümân ülkelerde de bu cinâyetler işlenmemeli. Hristiyânlara benzememek için yılbaşı gecesi hindi yememeli! Yenirse mekrûh olur. Birkaç gün önce veya sonra yenebilir. Kumar oynamak, tombala çekmek gibi oyunlar ise zâten her zaman câiz değildir. O gece, gayr-i müslimlere benzemek gâyesiyle çeşitli yiyecek, içecek almak da câiz olmaz. Her zaman ne alınıyorsa, onları almakta mahzûr yoktur. O geceye ayrı bir önem vermemelidir. Yalnız Hristiyanların değil, Yahûdîlerin ve bütün bâtıl dînlerin ibâdetlerini yapmak, onlara benzemek olur. Meselâ 21 Martı “Nevrûz Bayramı” diyerek kutlamak da böyledir. Kâfirlerin yaptıkları ibâdetleri ve çirkin işleri hâriç, mubâh olan âdetlerini yapmakta mahzûr yoktur. Ya’nî onlara benzemiş olunmaz. “Noel”i kutlamak aslâ câiz değildir. Fakat, “Noel” ile ilgisi olmayan “yılbaşı”nda bir Müslümâna tebrîk kartı yazıp, yeni bir yılın insanlık için, Müslümânlar için hayırlı olmasını dilemek günâh değildir. Yahut, “yeni yılın kutlu olsun” diyene, “seninki de kutlu olsun” demek günâh olmaz. Bu inceliği anlamalıdır! Müslümân her gece neleri yapıyorsa, o gece de onları yapmalıdır! Sanki mübârek geceymiş gibi mevlid okutmak, sohbetler düzenlemek uygun değildir. Yılbaşı gecesinin diğer gecelerden farkı yoktur. Bu geceye değer veriyormuş gibi hareket etmek doğru değildir. “BİR KAVME BENZEYEN!..” Sevgili Peygamberimizin “Bir kavme benzeyen onlardandır” meâlinde bir hadîs-i şerîfi vardır. İslâmiyet, Müslümânların, îmânlarında ve ibâdetlerinde Müslüman olmayanları taklit etmelerini, onlara benzemelerini, onların dînlerinin ve ibâdetlerinin alâmeti olan şeyleri yapmalarını ve kullanmalarını yasak etmiştir. İbâdette kâfirlere benzemek bazı yerlerde mekrûh, bazı yerlerde harâm, bazı yerlerde küfür olur. Mesela haç takmak küfürdür. “Nevrûz” veya “Mihricân” günlerinde, bunların isimlerini söyleyerek hediye vermek harâmdır. Bu günleri bayram bilerek vermek, küfür olur. Noel gününde, kâfirlerin paskalya ve yortularında, onlar gibi bayram yapmak da küfürdür. Küfrün veya harâmın iyi niyetle yapılması, bunları küfürden ve harâmlıktan çıkarmaz. Harâmdan, iyi niyetle [Allah’tan korkarak] vazgeçen sevâp kazanır. Başka bir sebeple vazgeçen sevâp kazanmaz; yalnız, günâhından kurtulur.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT