BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Seyit Ahmet Arvasi bir dava adamıydı

Seyit Ahmet Arvasi bir dava adamıydı

Ölüm yıl dönümünde rahmetle andığımız Arvasi Hoca’nın Türk-İslam ülküsünü yeniden yorumladığını belirten Prof. Dr. Hasan Seçen, “O, eşine az rastlanır bir mütefekkir ve dava adamıydı” dedi.



> Hüdavendigâr Onur İSTANBUL İHA Ünlü sosyolog, öğretmen ve gazetemizin yazarlarından Seyyid Ahmet Arvasi’yi bir ölüm yıldönümünde daha rahmet ve dualarla anıyoruz. Biz, Arvasi Hoca’yı yakınlarına, dostlarına sevdiklerine sorduk. Ahmet Arvasi’yi bir de onlardan dinlemek istedik... Prof. Dr. Hasan Seçen, Arvasi’nin, bir sosyolog ve eğitim-bilimci yaklaşımıyla Türk-İslam ülküsünü yeniden yorumladığını belirterek, “Eşine az rastlanır bir mütefekkir, bir ahlâk ve dava adamı olan Arvasi, entelektüel kişiliğiyle de dikkati çekmiştir. Yazılarındaki coşkulu üsluba, edebiyatlı ve sanatlı anlatıma rağmen Arvasi, yazdığı her kelimede “ölçü”yü muhafaza eden bir “ilim adamı” hüviyetini korumuştur” diye konuştu. DERİN İZLER BIRAKTI Seyyid Ahmet Arvasi’nin düşünce hayatımızda derin izler bıraktığını kaydeden gazeteci Timuçin Mert, “O, Türk milliyetçiliğini “İ’lâ yı Kelimetullah için Nizâm-ı Âlem Ülküsü” diye adlandıran isimdir. Arvâsî Hoca, bozkırda kendini arayan düşünce dünyamıza hayat veren, çoraklaşmış gönüllerimizi zemzem suyuna kavuşturan bir fikir dehasıydı. Seyyid Ahmet Arvasi’yi ilk defa Marmara Kıraathanesinde tanıdığını kaydeden MHP eski Milletvekili Nazif Okumuş da şunları kaydetti: “O konuştukça etrafındaki herkes tebessümle, saygıyla ve dikkatle dinliyor. ‘Mazlum Türk Milleti, şahikalar oluşturacak kudrete sahiptir. Yeter ki inanalım ve Türk İslam merkezli reçetemizle önderlik edelim.’ Öncesi gibi sonrasını da dinleme fırsatı bulamadığım konuşmanın aklımda kalanı sadece bu kadar oldu.” Arvasi’nin “İleri Türk Milliyetçiliğinin İlkeleri” eserini yayınlayan Mümin Çevik, Seyyid Ahmet Arvasi’nin karakter sahibi bir mütefekkir olduğunu belirterek, “Sözünü budaktan sakınmazdı. Doğruları söylerdi. Anlatamadıkları yazdıklarından çoktur. Onun sohbetlerinde bulunup ondan etkilenmemek mümkün değildi” diye konuştu. İNANDIĞI GİBİ YAŞADI Ahmet Arvasi Hocanın inandığı gibi yaşayan, göründüğü gibi olan nadir kişilerden olduğunu kaydeden Dr. Yusuf Gedikli, “O, tam bir idealistti. Başka deyişle tam bir Türk İslâm idealistiydi. Türk milletinin bir gün, eskiden olduğu gibi nizam-ı alemi gerçekleştireceğine inanıyordu. Bunun için çağdaş medeniyeti yakalamanın gerekli olduğunun da farkındaydı. Fakat asıl meselenin ‘yabancılaşmadan çağdaşlaşmak olduğunu’ ileri sürüyordu” ifadelerini kullandı. Seyyid Ahmet Arvasi’nin yeteri kadar tanınmadığını belirten sosyolog Cafer Vayni ise, “Politik duruşunun öne çıkartılması felsefi, psikolojik ve sosyolojik düşüncelerini anlamamızı güçleştirmektedir. Arvasi’nin hayatı da fikirleriyle örtüşmektedir. Ayrıca bana göre Türk sosyolojisinin de önemli menbağıdır. Yüzde yüz yerli ve millidir” dedi. O, BİR ALPERENDİ... Ahmet Arvasi’den ‘âlim, mütefekkir ve mürebbi’ diye söz eden Dr. Veysi Erken de, “O hep ‘Hakk’ ile olmuştu. Her kulun ‘Hakk’ ile olması derdinde idi. Onun için şanlı peygamberi rehber edinmiş ve bu yönü ile ona layık olmaya çalışmıştı. O, her şeyi ile gençliğe örnek olmuş günümüzün ifadesiyle ‘rol model’ olmuş bir alperendi. Şanlı Peygamberimizin izini takip eden merhum hocamızın bir ülküsü vardı. O da gençlerimizin Kur’an-ı kerimin ahlakı ile ahlaklanmaları idi.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT