BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Suriye yönetimi, azınlık olma kompleksi içinde!

Suriye yönetimi, azınlık olma kompleksi içinde!

Yazımızın dünkü bölümünde, Balkanlar’ın ve Orta Doğu’nun yüzyıllarca Osmanlı hakimiyetinde kaldığını ve Osmanlı’dan koparılmaları için ortak ve benzer uygulamalara maruz kaldığını belirterek Özellikle Bulgaristan’da uygulanan asimilasyon ve yıldırma politikalarını yazmıştık.



CİHAN YAMAKOĞLU BALKANLAR-BULGARİSTAN VE SURİYE ÜZERİNDEKİ KiRLi OYUNLAR -2- Yazımızın dünkü bölümünde, Balkanlar’ın ve Orta Doğu’nun yüzyıllarca Osmanlı hakimiyetinde kaldığını ve Osmanlı’dan koparılmaları için ortak ve benzer uygulamalara maruz kaldığını belirterek Özellikle Bulgaristan’da uygulanan asimilasyon ve yıldırma politikalarını yazmıştık. Bir Orta Doğu ülkesi olan Suriye de Bulgaristan gibi Osmanlı’dan koparılmıştır. Sosyalist Baas Partisinin yönetiminde, Osmanlı’nın mirasçısı olan Türkiye’ye en azından kıskançlıkla ve düşmanca bakan insanların yönetimindedir. Burada halkın yüzde 78’i Sünni Müslüman ve yüzde 12’si ise Nusayri ve Şiidir. Yönetim, hemen hemen bütün Arap ülkelerinde olduğu gibi, Osmanlı’dan ayrılmak için İngilizlerle iş birliği yaparak Osmanlı ile savaşanlara verilmiş. AZINLIK OLMA KORKUSU Suriye’de farklı taraf; yönetimin, çoğunluğun değil azınlığın elinde olmasıdır. Sosyalist sosyologların teorilerine göre de “Suriyeli çoğunluk, azınlık diktasına karşı her zaman, her türlü organizasyonu ve eylemi gerçekleştirecek durumdadır. Azınlık iktidarı, belli aralıklarla, bu çoğunluğun başkaldırmasını sağlayacak olan, örgütlenmeleri önlemek için her türlü tedbiri almalıdır.” Bu felsefeden hareketle; isyan hazırlığı içinde olmakla suçlayarak çoğunluğun etkili kişilerini, ailelerini yakalamak, gözaltına almak, hatta işkence etmek gündemde tutulur. Polis ve istihbarat birimleri düşman kişi ve hedefleri sürekli takip eder. Yıldırmak için akla gelmeyecek uygulamalar yapar. Gizli suikastlar, ölümler, kazalar, sürgünler, işkenceler, özel mülklerin ellerinden alınması, yatırım imkanlarının önlenmesi bunlardan bazılarıdır. Mesele çoğunluğun ülkeden göç etmesini sağlamak ya da yarı felç duruma getirmektir. Bütün bunlar yeterli olmazsa, ısmarlama ayaklanma gösterileri çıkarıp, hedef kitlenin yaşadığı yerlere, orduları sevk ederek kitle halinde ölümler gerçekleştirilir. Suriye yönetimi, bütün kadroları ile bu olayları bilerek ve isteyerek planlamaktadır. Halkın ayaklanması söz konusu değildir. Bu kadar güçlü ve gözü kara bir yönetime karşı silahsız ayaklanma akıl dışıdır. Halk ayaklandı gibi gösterilerek, kırılmaktadır. Bu sebeple de, verdiği sözlerle devletin politikası örtüşmediği için Beşar Esad, hiçbir vaadini yerine getiremez durumdadır. Uzlaşmaları veya demokrasiye geçmeleri halinde bütün suçları ortaya çıkarılıp yargılanmaları söz konusudur. Bu sebeple de iktidarda kalmak için her yola baş vurmaktadırlar ve vuracaklardır. ÇÖZÜM YOLU BULUNMALI Problem, iktidar-çoğunluk çatışması ekseninden çıkarılmalıdır. Şii ve Sünnilerin, yurt içi veya dışında birlikte tartışmaları ve demokratik bir çözüm üretmeleri sağlanmalıdır. Bu çözümde mevcut yöneticiler için de uygun ve güvenli bir gelecek tasarlanmalıdır. Anlaşılan odur ki Suriye halkının, Sünni kesiminin kırılması Orta Doğu’yu sömürmek isteyenlerin ekmeğine yağ sürer. Suriye’nin sömürülmesi devam eder. Orta Doğu genelinde ve Suriye’de sağduyu sahibi Sünni, Şii ve Nusayriler, ülkeleri ve komşularındaki siyasi ve sosyal değişimleri takip ederek akılcı ve kalıcı çözümler üretebilir, Orta Doğu’da oynanan oyunları bozarak bir arada demokrasi ve barış içinde yaşama imkanlarını sağlayabilirler. Çünkü bölgede eski oyunlar tekrarlanıyor. Sömürücüler, bölge ülkelerinin ve bölge halklarının barış içinde bir arada yaşamalarına, sanki “Osmanlı dirilyor” korkusu ve endişesi ile bakıyor. Ama korkunun ecele faydası yoktur. Orta Doğu’da ve Suriye’de sağduyu galip gelecek ve komşularla iş birliği yapılarak oyunlar bozulacaktır. Çünkü çağımız oyunların bozulduğu bir zaman dilimi olmaya adaydır.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT