BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Spor Bakanımız okumalı!..

Spor Bakanımız okumalı!..

Çarşamba günü “Kulüpler Yasası’nın çıkarılmasının şart olduğunu” yazmış ve gerekçelerini anlatmaya çalışmıştım. Bugün, bu yazımın devamı olarak, “çok daha önemli ve ciddi” bir raporda “neler” denildiğini anlatacağım!..



"Başta Spor Bakanımız Suat Kılıç, sporla ilgili herkesin bu raporu okumasını dilerim. Spor Bakanımız okumalı ki, “Kulüpler Yasası’nı çıkarmanın görevlerinin başında geldiğini” çok iyi görmeli!.." Çarşamba günü “Kulüpler Yasası’nın çıkarılmasının şart olduğunu” yazmış ve gerekçelerini anlatmaya çalışmıştım. Bugün, bu yazımın devamı olarak, “çok daha önemli ve ciddi” bir raporda “neler” denildiğini anlatacağım!.. Sevgili Turgay Renklikurt Hocam’ın 27 Aralık Salı günkü yazısından: “Biz işi sulandırıp, ötelemeye çalıştıkça, FIFA ve UEFA tarafı sakin güç olarak, kestaneleri teker teker ateşin üzerine yerleştiriyor. Sadece FIFA ve UEFA tarafı mı? Belki inanmayacaksınız ama Avrupa Birliği tarafı da epeydir kestaneleri pişirecek ateşin altını körüklüyor. Nasıl mı, anlatalım!.. Avrupa Ekonomik Birliği ve Kalkınma Örgütü’nün, ‘Mali Eylem Görev Gücü’ adlı bir birimi var. Bu birimin bir süre önce hazırladığı rapordan (Bizi de ilgilendirdiği için) şu özeti sunmak isterim: ‘(...) Avrupa futbol piyasası 20 milyar dolarlık bir hacme ulaştı. Bu piyasaya kolay girilebilir, yönetimi yıllardır profesyonellikten uzaktır ve ortak yasal yapıdan yoksundur; kara para ve güce karşı savunmasızdır. ‘(...) Piyasa giderek büyüdüğü için nakit ihtiyacı büyüyor, kulüplerin finansal yapısı bozuluyor. Bu nedenle futbol kulüpleri, gelen paranın kaynağını sorgulamıyor; paranın aklanmasına köprü görevi yapıyor; ayrıca parayı getirene sosyal statü, çevre kazandırıyor. ‘(...) Karanlık güç sahipleri futbola yatırım yaparak, bahis, gayrimenkul sektörlerinde hakimiyet elde ettikleri gibi; yerel, ülkesel yönetimlerle de ilişki kurma imkânı elde ediyorlar. ‘(...) Bir çok ülkede kulüp yönetici ve sahiplerinin inşaat sektöründen gelmeleri dikkat çekicidir.” *** Sayın Spor Bakanımız Suat Kılıç başta, sporla ilgili herkesin bu raporu okumasını dilerim. Spor Bakanımız okumalı ki, “Kulüpler Yasası’nı çıkarmanın görevlerinin başında geldiğini” çok iyi görmeli!.. Rezalet!.. Gazetelerde dün “Skandal atama” başlığı ile verilen bir haber; “Geçen sezon final serisindeki yönetimi ile sarı-kırmızılı camianın büyük tepkisini çeken, bu seri sırasında Fenerbahçe yöneticisi ile telefon konuşmaları Şike Soruşturması kapsamında dinlemelere takılan ve adı şike dosyasına giren hakem Recep Ankaralı’nın bu akşam oynanacak Fenerbahçe-Galatasaray basketbol maçına atanması spor camiasında büyük tartışmaya ve tepkiye yol açtı. Tapelere göre, Fenerbahçe Basketbol Şube Sorumlusu Semih Özsoy, final serisinin oynandığı günlerde Ankaralı’ya, ‘Emir iki tane sol turnikeye girdi, basket faul. Ama faulü vermiyorsunuz’ demiş, Ankaralı da ‘Ya o doğru. Ama her şey kontrol altında. Sen boş ver’ cevabını vermişti.” Ankaralı, “tecrübeli” hakemdir, bu satırların yazıldığı dakikalardan 10 saat sonra, “maçı yönetmiş” ve belki de “hatasız bir yönetim göstermiş” olacaktır!.. Ama tam tersi de olabilir ve Ankaralı, “böylesine bir tablo içinde, bilinçaltının da baskısı ile”, çok kötü bir maç da yönetebilir; dahası “tarafsız olduğunu göstermek için” Fenerbahçe’yi yakacak düdükler de çalabilir ya da “çalması gereken” düdükleri çalmayabilir. Tersini düşünelim; Basketbol Federasyonu’nun “basketbol da oynamış” Başkanı çok iyi bilmektedir ki; “bu hakemle çıkılacak” bir maçta “Galatasaraylı basketbolcular ve kenar yönetimi çok gergin olacaktır” ve bu da sarı-kırmızılı takım için “önemli” bir dezavantajdır, hem de binlerce Fenerbahçeli taraftarın önünde oynanacak bir maçta!.. Turgay Demirel “Ben hakem tayinlerine karışmam” diyerek, kargaları bile kahkahalarla güldürüyor; “böyle bir ortamda, böyle bir tayini de seyrederse” ve de Merkez Hakem Kurulu’nun sayın başkanına “hesap sormazsa”, bilmem ki “maçta büyük olaylar çıkarsa”, hesabı kim ve nasıl verecektir?.. Şike soruşturması sürecinde “zaten” gerilmiş olan Fenerbahçe-Galatasaray cephelerinin durumu ortadayken, “böyle” bir kumarı oynamaya ve derbinin altına “patlamaya hazır” bir bomba yerleştirmeye kimin ve de ne hakkı vardı?.. Galatasaray’da transfer!.. Sık sık “Galatasaray’ın çok büyük paralar harcayarak yeni bir takım oluşturduğu ve bu yüzden de ocak transferinde yeni transferlerin yapılmaması gerektiği” üzerine haberler ve yorumlar yapılıyor!.. Galatasaray Başkanı Ünal Aysal, çok net bir açıklama yaptı; “17 futbolcuyu gönderdik, 11 futbolcu aldık; gidenlerden dolayı kulüp kasasına giren paranın üzerine sadece 7 milyon dolar koyarak, bu takımı kurduk!..” “Bu takım 30 milyon, 50 milyon, hatta 100 milyon dolara kuruldu” haberlerinin ve yorumlarının çok ama çok abartılı olduğu, Aysal ve arkadaşlarına bu yönde yapılan eleştirilerin de haksız olduğu ortada!.. Ne var ki, “ortada olan” bir başka gerçek var ki; o acı!.. Galatasaray, “ocak transferinde en az 3 tane ‘nokta’ transfer yapmalıydı”; hem de Fatih Terim’in söylediği gibi “İlk 11’de doğrudan oynayacak” transfer!.. Ama, Ünal Aysal ve arkadaşları, tıpkı temmuz transferinde “Atletico Madrid çıkarması” gibi, tam bir “fiyasko” ile ocak transferine girdiler; Amrabat başta, Hoca’nın istediği ve “düşünülen” her isim yüze göze bulaştırıldı ve de işte gelinen nokta; “Döndü bütün ümitler şimdi birer iğdeye, geçti Bor’un pazarı, sür eşeği Niğde’ye!..” Takımın “Türk ve genç oyuncular ile takviye edilmesi gerekirken”, şimdi ülkede ve Avrupa’da “ucuza gelecek” yerli ve yabancı futbolcu aranıyor; vah ki, ne vah!.. Seyirci!.. Önce sorumluluğu savcıya attı, sonra mahkemeye, sonra Etik Kurulu’na, sonra Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu ile Tahkim Kurulu’na, bu arada UEFA’yı da “sorumlu olarak” devreye soktu, siyasetçilerin de devreye girmesini seyretti!.. Sevgili Başkanımız Mehmet Ali Aydınlar, şimdi de sevgili Hasan Sarıçiçek Hocama demiş ki: “Şike davasında şüpheli olarak yargılanacak olan Federasyon Başkan Vekili Göksel Gümüşdağ görevi bırakmalıdır. (Gümüşdağ’a görevi bıraktırmak herhalde bana düşüyor.)” “Şikeyi itiraf eden futbolcuya ben olsam lisans vermem!.. (Tabii, verdirmeyecek olan kişi de, herhalde kendisi değil, Patagonya Futbol Federasyonu Başkanı.)” “Burada anlayamadığım şey, şikeyi itiraf eden futbolcu ile anlaşma yapan kulübün transfer tercihi. (Onca kulüpte, davada yargılanacak olan ama tedbiri kalkan onca futbolcu, yönetici ve teknik adam varken, bakın şu Gaziantepspor’un yaptığına, ne kadar da büyük ayıp etmiş; Disiplin Kurulu’na verilmeli!..)” “Ben, 58’inci madde değişmez demedim. (‘Ben görevde kaldığım sürece bu madde değişmez’ sözünü herhalde ve defalarca, o değil ben söyledim!..)” “Artık yeni ve beyaz bir sayfa açılmalı. (Eh beyaz sayfayı açacak olan da herhalde Erman Hocam!..)” “Değişikliğin düzenlemesini TFF hukukçuları yapacak. Ama soruşturma bitiminde yapacak! (Hımmm... Değişme kararını Genel Kurul’a, nasıl değişeceğini de hukukçulara havale ettik; oh be Dünyalar varmış!..)” Tebrik ve soru!.. Demiştim ki; “Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu Başkanı Halit Fahri Gültekin hakkında ortaya atılan ve yenilir yutulur cinsten olmayan iddialar varmış (Sevgili Selçuk Dereli yazdı); nedir bunlar ve bu konuda Federasyon Başkanı ile PFDK Başkanı kamuoyunu tatmin edici bir açıklama yapmalıdır; yoksa PFDK’nın alacağı her karar ‘acaba’ diye karşılanacaktır?” Spor ve futbol camiamızın yeni yılını kutlar, “sağlık, başarı ve huzur” dolu bir 2012 dilerken, “temiz” spor adına sorumu yineliyorum; “Nedir bu iddialar ve nerededir cevapları?”
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT