BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Fransa’ya dava açmalıyız

Fransa’ya dava açmalıyız

Fransız Parlamentosu, 29 Şubat 2001’de kabul ettiği bir yasa ile 1915 olaylarını Fransa‘nın resmen soykırım olarak tanıdığını ilân etti. 22 Aralık 2011’de, “Ermeni soy kırımı yoktur” diyenlere 45 bin Euro para ve bir yıl hapis cezasını öngören yasayı kabul etti.



Fransız Parlamentosu, 29 Şubat 2001’de kabul ettiği bir yasa ile 1915 olaylarını Fransa‘nın resmen soykırım olarak tanıdığını ilân etti. 22 Aralık 2011’de, “Ermeni soy kırımı yoktur” diyenlere 45 bin Euro para ve bir yıl hapis cezasını öngören yasayı kabul etti. -Türkiye‘ye karşı hasmâne bir tavır takınan Fransız Hükümeti, çıkardığı bu iki yasayla iyice menzile girdi. -Tam on ikiden vurma zamanı. -Zira her iki yasa da, bu konuda kesinlikle yetkili mahkeme kararı isteyen, BM Soykırım Sözleşmesi‘nin ihlâlidir. -Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, dünyayı bir defa daha şoke ederek; Uluslararası Adalet Divanına gitmeli; “Birleşmiş Milletler (BM) Soykırım Sözleşmesi ortada iken Fransa Parlamentosu, 1915 olaylarına hangi yetkiyle soykırım diyor ve itirâz edene ceza uyguluyor? Sözleşmenin 2. maddesine göre, 1915 olaylarını soykırım olarak nitelemek mümkün mü?” diye sormalı. -Uluslararası sözleşmelere aykırı olarak, Türkiye aleyhine kararlar alan Fransa‘ya en esaslı yaptırım, Lahey‘de bu davayı açmamız olacak. -Biiznillah kazanacak ve milletçe derinden bir “Oh!” çekeceğiz! BİR CÜCÜK ÇIKMADI -Ermeniler, soykırımla suçladıkları Türkiye‘yi niçin uluslararası mahkemelere dava etmiyor? -Bu, hiç akıllarına gelmiyor mu? -Gelmez mi, elbette geliyor! -Hem de nasıl! -Kazanmak bir yana, uluslararası mahkemelerce ciddiye alınacaklarına inansalar, bir saniye bile durmayacak, Türkiye aleyhine hemen dava açacaklar. -Ama ölçüp biçiyorlar; ellerinde hukukî geçerliliği olan bir tek delil bile yok! -Anlattıklarının hepsi masal. -Mahkemeler ise masallara değil, kesin delillere göre hüküm veriyor. -Hele soykırım gibi oldukça ağır bir davayı karara bağlamak için yargıçlar kılı kırk, olmadı kırk daha yarıyorlar. Ermeniler, Türkiye aleyhine uluslararası bir mahkemede dava açmak için, 2003’te nabız yokladı. New York‘taki Uluslararası Geçici Adalet Merkezi (International Center for Transitional Justice) isimli araştırma kuruluşuna, “BM Soykırım Sözleşmesi geriye dönük olarak uygulanırsa, 1915 olaylarına soykırım denilebilir mi?” konulu bir rapor hazırlattılar. -Anadolu tâbiriyle, “Bir cücük çıkmadı!” -Durumun aleyhlerine döneceği korkusuyla yargıya gidemiyorlar. PARİS’E “ONE MINUTE!” -Ermeniler baktı ki uluslararası mahkemelerden ümit yok. -Politikacılara yöneldiler. -Demokratik rejimlerin en zayıf halkasından faydalanarak bâzı politikacıları, “Bütün Ermeni oyları senin” diye kandırıp, parlamentolar aracılığıyla yaygara koparmaya başladılar. -Parlamentoların, Ermeniler lehine aldığı kararların hukukî bir geçerliliği var mı? -Kesinlikle yok ama... -Evet, bir aması var. Siyasî kararlarla soykırım iddialarını, tarihî açıdan kanıtlanmış bir olay (Historically established fact) hâline getirmek istiyorlar. “AB Irkçılık ve Yabancı Düşmanlığı ile Mücadele Çerçeve Kararı”nı da çarpıtarak, Ermeni iddiaları lehine kullanıyorlar. 19 Nisan 2007’de Lüksemburg‘da onaylanan “Çerçeve Kararı”, Ermeni iddialarının AB ülkeleri mahkemeleri tarafından soykırım olarak kabul edilmesi ve inkârcıların cezalandırılması yolunu açıyor. -Sırf Türkiye‘ye karşı alındığı intibaı veren bu karar, Fransa Meclisi‘nin de dayanak noktası! -Bütün bu sebeplerle, inkâr yasalarının diğer ülkelere yayılmasını önlemek ve meseleyi kökünden hâlletmek için, Lahey‘de Fransa aleyhine mutlaka dava açmalıyız. Sözün özü: -”One minute Sarkozy!” demenin tam vaktidir!..
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT