BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Özür diliyoruz

Özür diliyoruz

Hava kuvvetlerine ait jetler, şüpheli bir istihbarat üzerine Şırnaklı 35 vatandaşımızı bombalayarak ölümlerine yol açtı.



Hava kuvvetlerine ait jetler, şüpheli bir istihbarat üzerine Şırnaklı 35 vatandaşımızı bombalayarak ölümlerine yol açtı. İtiraf etmeli ki böyle bir hadise, başka bir yörede yaşansaydı çok daha farklı tepkiler doğardı. Uludere, Ortasu Köyünde ise fevkalade bir olgunluk müşahede edilmekte. Dile kolay, 35 gencecik beden toprağa düştü. Buna rağmen aileler, hayran olunası bir sabır ve metanet göstermekteler. Bu terbiyeli insanların sitemleri, cenaze merasiminde devlet temsilcilerinin olmaması, sahipsiz kalmaları yüzünden bazı tabutlara terör örgütünün flamasının serilebilmesidir... Özür ve tazminat bekleyen kederdide ailelerin dediklerini okumuş olmalısınız: -Biz, devletimize, milletimize bağlıyız, fakat gelin görün ki kaçakçılıktan başka çaremiz yok, burada ne fabrika ne tarla var, bir dağ ve bir de biz varız. Köyün 500 erkeğinden 30’u korucu. Onlar da sadece 700 lira maaş almakta, korucular da kaçağa gidiyor, demekteler. Evlatlarını kaybeden kederdide bu vatandaşlarımız, ‘devletin özrü’ acıları dindirir, tazminat gidenleri geri getirmez ama hiç değilse arkada kalanları rahat eder. Konuşmalar üç noktada toplanmakta: Özür, tazminat ve iş... Her üç talebin de en kısa sürede gerçekleşmesi sadece Şırnaklıları değil hepimizi memnun edecektir. Yalnızca devlet de değil, millet de özür dilemeli. Tek tek STK’lar, vatandaşlar, Ortasu Köyü Muhtarlığı’na özür mektup ve telgrafları gönderebilirler. Tazminatsa asla sembolik rakamlar olmamalı. Hiçbir tazminat, hiçbir insanın hayatının karşılığı olamaz. Ya TOKİ o köye 35 daireli iki veya üç apartman yapıp bunları mirasçılara vermeli veya her mirasçıya bir daire alacak tazminat bedeli ödenmelidir. Sürecin seyrindeki ikinci bir hususa gelince: Taziye için bölgeye bir grup bakan gittiler. Onlar, gitme hazırlığındayken bir BDP vekili ‘gitmeyin silah var!’ dedi. O vekil de bilir ki kanı kanla yumazlar. Kazayla kendi evladını kendi arabasıyla ezip öldürme vak’asını hiç işitmedik mi? Hadise böyle kabul edilemez mi? Zaten ihanet boyutu ortaya çıkacak. Ama asıl sebep ölümüne kaçakçılık mecburiyetidir. Bakanların bölgeye gitmeleri, ahalinin dertlerini dinlemeleri bu problemlere çare adına bir fırsatken bu şekilde davranmanın makul izahı olamaz. Bu söz, toplum tarafından bir tehdit olarak algılandı. Bu tehdide rağmen bakanların ziyaretten caymamaları devletin kararlılığı adına takdire şayandır. Üçüncü bir husus da var: Elem verici kaza üzerine TSK bütün yılbaşı eğlencelerini iptal etti. Genelkurmayı tebrik ediyoruz. Yurdun bir köşesinde gözyaşları dökülürken çılgınlar gibi eğlenenlere ise en hafif tabirle ‘yazıklar olsun!’ diyoruz.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT