BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Âkif Yılı geride kaldı

Âkif Yılı geride kaldı

Lâkin Mehmet Âkif hiçbir zaman geride kalmaz. Kalmayacak! Safahat şairi bir ay, bir sene, bir yazı, bir program sınırları içine sığmayacak kadar büyük.



Lâkin Mehmet Âkif hiçbir zaman geride kalmaz. Kalmayacak! Safahat şairi bir ay, bir sene, bir yazı, bir program sınırları içine sığmayacak kadar büyük. Safahat, insana ve topluma dair ne ararsanız bulacağınız bir hazine. Mithat Cemal Kuntay, Mehmet Âkif için yazdığı biyografi kitabında şöyle der: “Mirası fazla değildi: Bir kat elbise, yepyeni bir şapka (hayatındaki tek şapkasıdır), bir mavzer tüfeğiyle bir İstiklâl Madalyası (ikisini de Büyük Millet Meclisi’nde mebus iken almıştı), yastığının altında birkaç lira, meşin kordonlu bir fakfon saat...” Ben ilâve ediyorum: Bir de Safahat.. Ötekiler kime kaldı bilmem ama Safahat bize kalmıştır. Biz bu mirastan hoşnuduz. Bu o kadar zengin, paha biçilmez bir miras ki ne kadar harcasak tüketemeyiz. Her güne, her olaya, her ahval ve şeraite uygun düşen, her dâim imdadımıza yetişen cevherler vardır içinde. Ülkemizdeki yılbaşı hazırlıkları cümlesinden ortalıkta salınan Noel Baba’ları, Noel Ana’ları, rengeyiklerini, ışıldayan çam ağaçlarını seyrederken... (Farkında mısınız, “Fatmagül’ün Suçu Ne?”de bile Fatmagüllerin evinde köşede çam ışıldıyordu. O kadar derdin arasında hangi ara süsledilerse artık!..) İnanın, Amerika’da bile bu kadar Noel Baba, Noel Ana yok! Bu anlaşılmaz özenti karşısında Âkif’in kurduğu dengeyi hatırlamamak kabil mi? Alınız ilmini Garb’ın, alınız san’atını, Veriniz hem de mesainize son süratini. Çünkü kaabil değil artık yaşamak bunlarsız, Çünkü milliyeti yok san’atın, ilmin; yalnız, İyi hâtırda tutun ettiğim ihtarı demin, Bütün edvâr-ı terakkiyi yarıp geçmek için, Kendi mahiyyet-i ruhiyeniz olsun kılavuz, Çünkü beyhudedir ümmid-i selâmet onsuz. Kendi “mahiyyet-i ruhiyesini”, yani millî kültürünü, millî bünyesini, benliğini, kendi kıymetlerini unutan, önemsemeyen, beğenmeyen, küçümseyen nesle muazzam bir ihtar: Batı’dan neleri alacağınızı bilin! Diyorum ki, Pakize Suda arkadaşımız, elinde mikrofonla memleketimizden manzaralar çizen -ekranların en faydalı programlarından biri- Türkiye Konuşuyor’da, bir de “millî marşımızın şairi kim?” diye sorsa acaba ne cevaplar alır?
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT