BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Gazetecilik bu mu?

Gazetecilik bu mu?

Çok önemli bir kamu görevi olan gazetecilik; en az önemi kadar sorumluluk gerektiren bir meslektir. Demokratik idarelerde; gazeteciliğin iki ana unsuru olan haberin kutsallığı ve yorumun hürlüğü esas alınmıştır. Dikkat edilirse habere kutsallık izafe edilmiştir. Dolayısıyla; haberin olmazsa olmazı gerçekliğidir ve yalanla taban tabana zıttır.



Çok önemli bir kamu görevi olan gazetecilik; en az önemi kadar sorumluluk gerektiren bir meslektir. Demokratik idarelerde; gazeteciliğin iki ana unsuru olan haberin kutsallığı ve yorumun hürlüğü esas alınmıştır. Dikkat edilirse habere kutsallık izafe edilmiştir. Dolayısıyla; haberin olmazsa olmazı gerçekliğidir ve yalanla taban tabana zıttır. Irak sınırında kaçakçılık yapan 35 vatandaşımızın, terörist zannedilip öldürülmesi; neresinden bakılırsa bakılsın elim ve üzüntü verici bir olaydır. Olay bir kısım medyamızda; ‘Devlet vatandaşını bombalıyor’ başlığı ile yer aldı. Olayın cereyan ettiği bölgedeki hassasiyet bilinmesine rağmen, atılan bu başlığın sorumlu gazetecilik ve sorumlu kamu görev şuuru ile yakından ve uzaktan bir ilişkisi var mıdır? Aynı sınırda; müteaddit defalar, aynı şekildeki (yüklü katırlar eşliğinde onlarca kişi) teröristler, sınır karakollarımızı basmış ve onlarca askerimizi şehit etmişlerdi. Aynı mahut medya, o vakitler de; askerî ve sivil güvenlik güçlerinin aymazlığından ve hatta hıyanetinden dem vuran başlıkları fütursuzca atmıştı. Bölge; her an patlamaya hazır bir yanardağ görünümünde... İran’ın ABD ve İsrail ile kapışmasına ramak kaldı. Irak ve Suriye; her ikisi de iç savaşa gebe. Bu ülkelerde her gün onlarca insan katlediliyor. Bütün bu ülkelerin her türlü kıpırdanışı Türkiye’mizi yakından ilgilendiriyor ve güvenlik güçlerimiz mecburen teyakkuzda bulunuyor. Dahası; güvenlik güçlerimiz diğer yandan da terörle mücadelesini kararlılıkla sürdürüyor. Böylesine netameli bir ortamda, olmaması gerekenlerin de olmakta olduğunu görmek pekâlâ mümkündür. Nitekim olmuştur da... Bütün bu yalın hakikatler ortada iken; yangına ateşle gitmenin kime ve ne faydası vardır?!. Bu denli tahrik edici başlıkla kimlerin ekmeğine yağ sürülmek istenmektedir? Hükümet tarafından demokratikleşme adımlarının yeniden dillendirildiği ve kuvveden fiile çıkması için yoğun gayretlerin içine girildiği bir zamanda; böylesine talihsiz bir olay ve bu olaya karşı böylesine sorumsuz yaklaşımlar, insana başka şeyler düşündürüyor! Herkes aklını başına devşirsin ve özellikle medyamız, kimlerin değirmenine su taşıdığını iyi bilsin! Zira bu aziz vatanı kimse yolda bulmadı.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT