BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ayaküstü...

Ayaküstü...

Başlık içindeki başlığımız, “-Türkiye’de spor yorumcusu olmak...”



Başlık içindeki başlığımız, “-Türkiye’de spor yorumcusu olmak...” ... Sinan Engin, Arda’yı eleştiriyor; “-Arda çok yavaş bir futbolcu... Yüz metreyi 10 saniyede falan koşuyor ya!..” ... Yüz metrede dünya rekoru: 9.58 saniye ile Jamaikalı Usain Bolt’a ait... Büyük gaf... Ama dedik ya; Türkiye’de spor yorumcusu olmak böyle bir şey... KRAMPON... BEŞİKTAŞ‘ta haftalardır kaptanlık bandını takan oyuncunun gol atması üzerine, önümüzdeki maça Almeida’nın kaptan olarak çıkmasına kesin gözüyle bakılıyor... “gıcık” ... 31. KEZ “Mustafa Pektemek, Gol Demek” manşetini atan gazetelerin genel merkezlerine eş zamanlı baskınlar düzenlendi... “tommys” ... AYKUT Kocaman’ın hakemler hakkında ince ince bir budama var açıklamasından sonra Türkiye Bahçıvanlar Derneği olağanüstü toplandı... “alex_31” ... ÖZER Hurmacı Orduspor maçındaki top kayıplarıyla Ordusporlu taraftarlar tarafından “Atağın yönünü en iyi değiştiren oyuncu” unvanına layık görüldü... “aquarius89” ... VOLKAN Demirel: “Seferoğulları’ndan Suphi ile hiçbir akrabalığım yok.” “nistelrooy” ... LİGİN ikinci yarısının ilk maçında Culio’ya yumruk hareketi yapan Emre Belözoğlu “formdayım” mesajı verdi... “atoutlemonde” ... KRASİC transferini sonuca bağlayamayan Fenerbahçe yönetimi Mehmet Topuz’un saçlarını sarıya boyatıp transferi kapatacak... “sweeneytooth” ... YEDEK kulübüsinde yere düşen Arif Erdem hakemi aldatmaya yönelik hareketten sarı kart gördü... “pascalbaba21” Tuzaktan kumanda... (...TV 8 / Bay Tahmin) FİTRET ENGİN: “Cahille bal yeme, âlimle taş taşı” diye bir laf vardır sevgili Murat... MURAT ÖZARI: Ufff... Nefes nefese bıraktın şu an beni... ... FİKRET ENGİN: Bakalım bilgisayar ne diyor bu konuda?... MURAT ÖZARI: Oynama şimdi onunla, ilerleyen dakikalarda yine seni oyuncağın ile baş başa bırakacağız... ... FİKRET ENGİN: Bir mesaj var; “Murat abi 4 maç ver, kendime stüdyo kurucam” diyor... MURAT ÖZARI: Ben sana 4 maç veririm, çadır bile kuramazsın... Bizimkiler... Talip, yeni taşındığı sitedeki ilk haftasında evine çıkıyormuş... Alt kattaki komşuyu kapısını anahtarla açmaya çalışırken görmüş ve selam verip hal hatır sormuş... Adam, “Sorma komşu” demiş, “Anahtarı içeride unuttum, çoluk çocuk da memlekete gitti...” “Tek yolu çilingir” demiş Talip, “Ben de bir keresinde kalmıştım hemen çağırıp açtırdık...” Yardım olsun diye çilingirin numarasını bulup telefonuyla çağırmış... Neyse yarım saat sonra komşunun minnet dolu bakışları arasında evine çıkmış... Akşam yenge eve gelince anlatmış; “-Duydun mi bizim alt komşunun evine hırsız girmiş... Profesyonelmiş, hiç iz bırakmamış...” HAYATA?DAİR Hayatımızda her şey güzelce akıp giderken hoş ve olumlu olmak kolaydır... Ama hayatın akışı değişip de geçici olarak bizi güçsüz bırakırsa, o zaman gerçek gücümüz ortaya çıkar... Sevgi bize “Neden ben” diyerek zaman kaybetmemeyi, onun yerine, “Şimdi ne yapmalı” demeyi öğretir... Birinci soru gereksiz ve anlamsız bir çatışmaya götürür, ama ikincisi kendine acımanın ve anlamsız suçlamanın yükünü taşımayan bir eylemi akla getirir... Eğer sevgi varsa, güçlükler bozulan ilişkilerin sebebi değildir... Aslında bu durum bizim değişip ayakta kalmamızı sağlar... (...Leo Buscaglia) söz der ki; “-İlham yanlışlıkla açık bırakılan kapılardan girer...” (...Tüyleri diken diken eden müthiş S.Ö.Z.leri) TEMEL’iN YERi Kadın Temel’in kuşçu dükkanına girmiş ve oradan bir muhabbet kuşu beğenerek; -Bu konuşuyor değil mi?... “-Tabii efendim... Harika bir seçim yaptınız, bu öyle cinstir ki; iki haftaya kalmaz karşılıklı sohbet bile edersiniz..” Kadın, kuşu alıp eve götürmüş... İki hafta sonra yine dükkana gelmiş; -Bu kuş tek kelime etmedi... “-İmkânı yok... Salıncağına çıkıp sallana sallana gayet güzel konuşuyor olmalı...” -İyi de siz salıncak vermediniz ki?... Böylece Temel kadına bir salıncak vermiş, kadın eve dönmüş... İki hafta sonra yine dükkanda; -Bakın beyefendi dört hafta geçti, bu hayvandan ses çıkmıyor... “-Gerçekten anlamıyorum.... Merdivenine çıkıp oynarken konuşuyor olması gerekirdi...” -Merdiven mi?... Bunun merdiveni yok ki?... Ve Temel güle oynaya kadına bir de merdiven satmış... Kadın yine evine dönmüş... İki hafta sonra; dükkanın kapısı açılmış, kadın içeri girmiş... Elinde kafes, kafesin içinde merdiven ve salıncak, bacaklarını havaya dikmiş ölü muhabbet kuşu... -Beni kazıkladınız... İşte konuşmayan kuşunuz ve yanında bana kakaladığınız ıvır zıvırlar... “-Hanımefendi bu ilk defa başıma geliyor inanamıyorum tek kelime etmedi mi bu hayvan?...” -Valla ölmeden önce tek bir cümle söyledi... “-Ne dedi?...” -O dükkanda kuş yemi satmazlar mı dedi?... BİR FİLM DİYALOĞU “-Banka soyunca, kanunları çiğniyormuş gibi hissetmiyorum... En büyük hırsızdan çalıyorum...” (...I’İnstinct De Mort filminden)
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT