BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Ne yaptınız evladıma?”

“Ne yaptınız evladıma?”

“Yavrum, yarım saat içerisinde erimiş gitmişti. İkimiz de ağlıyorduk. Eşime ‘Çocuğu hastaneye götürelim’ diye yalvardım. Ama anasıyla beraber itiraz ettiler...”



Bebeğim minicik pembe dudaklarını bükmüş, öylece uyuyordu. Sıcaktan babasının kucağında kıpkırmızı olmuştu. Canım benim bayağı büyümüştü de. Birden sıkıca bağrıma basıp doyasıya öpmek istedim. Ama kaynanamın kanlı gözleriyle karşılaştı gözlerim. Yavrumu usulca beşiğine yatırdım. Kocama dönüp: “Nesi varmış? Doktor ne söyledi?” diye sordum. Ondan önce annesi atıldı: “Ne diyecek hiçbir şeyi yokmuş. Ama sen çocuk bakmaktan acizmişsin. Altını sık sık açman gerekiyormuş. Çocuk pişik içindeymiş. Bu yüzden o kabarcıklar oluyormuş...” O bunları anlatırken ben şaşkın ve öfkeli dinliyordum: “Bana sen izin vermiyorsun!” diye haykırmak istedim. Ama oğlu da anasından geri kalmıyordu ki: “Anam doğru söylüyor sen çocuğa bakamıyorsun!..” Annesi tekrar konuşmaya başladı: -Sen bu çocuğu emziremiyorsun bari mamasını yeterli hazırla. Giderken bize verdiğin mama hemen bitti. Biliyorsun bu çocuk kurt gibi yiyor. Doktordan dönerken ağlamaya başladı. Susturamadık. Babasına büfeden şişe süt aldırdım. O da çok soğukmuş, koynumda ısıttım. Biberona doldurup verdim. Amaaan hepsini içti. O anda şoka girdim. Henüz bir buçuk aylık çocuk yağlı inek sütünü nasıl içerdi? “Aman Allah’ım sen koru” diye inledim. Mutfağa geçip yemek hazırlamaya başladım. Onlar yerken benim aklım bebeğimdeydi. Aradan ne kadar geçti bilmiyorum. Yavrumun sesiyle beşiğin başına koştum. Istıraplı bir şekilde ağlıyordu. Kucağıma aldım. Ağlaması çoğalmıştı. “Altını açayım, belki kirlenmiştir” düşüncesiyle kundağı çözdüm. İşte o anda yavrumdan suların fışkırdığını dehşet içinde gördüm. İshal olmuştu. Ama bu nasıl bir şeydi. Âdeta su fışkırıyordu. Çok korkmuş bağırmaya başlamıştım. Kaynanam sesimi duyunca “Ne oluyor kız delirdin mi?” diyerek yanıma geldi. Bense çığlık çığlığa: -Ne yaptınız evladıma? Onu zehirlediniz. Baksanıza su fışkırıyor. Yavrum bir anda eridi, diyip ağlıyordum. Kaynanam şaşkın bana bakıyor, “Bu gelin delirmiş” diye söyleniyordu. Yavrum kusmaya da başlamıştı. Yarım saat içerisinde erimiş gitmişti. İkimiz de ağlıyorduk. Eşime “Çocuğu hastaneye götürelim” diye yalvardım. Ama anasıyla beraber itiraz ettiler. Daha yeni doktordan geldiklerini, o uzun yolu tekrar gidemeyeceklerini söylediler... Yavrumla ikimiz o gece sabaha kadar ağladık. Sabah mecburen hastaneye götürdük. “Zehirli ishal”e yakalanmıştı. Tabii hemen yatırdılar. Emzirmediğim için yanında kalmama gerek görmediler. Zaten ben de tam olarak iyileşememiştim. (Devamı yarın) > Yazışma adresi: Türkiye Gazetesi İhlas Medya Plaza 29 Ekim Caddesi, 34197 Yenibosna/İstanbul Faks: (0212) 454 31 00
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT