BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ermeni öğrencilerin tarih şuurlarına aferin!

Ermeni öğrencilerin tarih şuurlarına aferin!

Geçenlerde, Milli Eğitim Bakanımızı ziyaret eden Ermeni asıllı öğrenciler, şikayette bulundular: “Tarih kitaplarımızda, Ermenilerle ilgili bazı cümleler, bizi çok üzüyor. O cümlelerin kitaplarımızdan çıkarılmasını istiyoruz!” dediler. Ermeni asıllı lise öğrencilerine, bakanlık yetkilileri bir yol gösterdiler: “Sizi üzen cümleleri yazarak bize bildirin” dediler.



Geçenlerde, Milli Eğitim Bakanımızı ziyaret eden Ermeni asıllı öğrenciler, şikayette bulundular: “Tarih kitaplarımızda, Ermenilerle ilgili bazı cümleler, bizi çok üzüyor. O cümlelerin kitaplarımızdan çıkarılmasını istiyoruz!” dediler. Ermeni asıllı lise öğrencilerine, bakanlık yetkilileri bir yol gösterdiler: “Sizi üzen cümleleri yazarak bize bildirin” dediler. Sizi bilmem ama ben, o Ermeni asıllı öğrencilerin millet ve tarih şuurları karşısında derin bir takdir duygusuyla dolup taştım. Onlara imrendim ve kendi kendime: Ah dedim; keşke bizim üniversite mezunu çocuklarımızda da bu şuurun teşekkül ettiğini görebilseydim!” Biz 1071 Malazgirt zaferinden beri Ermenilerle beraberiz, Yaklaşık 1000 yıldan beri, Türk-Ermeni münasebetlerinde, bize yükletilecek herhangi bir kusurumuz olmadı. Biz, onlardan “Teba-ı sadıka” diye bahsettik. İmparatorluk devrimizde, Ermeni asıllı iki sadrazamımız başbakanımız vardı. Biri Maraş Ermenilerindendi; ötekisi Malatya Ermenilerinden. Ermenilere 29 sivil paşalık verdik. Meşrutiyetle birlikte 12 bakanımız Ermeni’ydi. Balkan savaşı yıllarında dışişleri bakanımız Gabriel Noradonkyan Ermeni idi. Birinci ve İkinci Meşrutiyet devirlerimizde otuza yakın Ermeni milletvekilimiz vardı. Yedi Büyükelçimiz Ermeniydi. Çeşitli memuriyetlerimizde Ermeniler çalışıyorlardı. Ama biz 1914-1918 Cihan Harbine girdiğimizde, bir kısım Ermeniler Ruslarla, İngilizlerle, Fransızlarla iş birliği yaparak, ordularımızı arkadan vurdular. Doğu ve Güneydoğu Anadolumuzda Kürt ve Türk köylerini basarak akla hayale gelmez dehşetli cinayetler işlediler. Vatandaşlarımızı camilere doldurarak diri diri yaktılar. Kuyulara doldurdular, sulara gömdüler, duvarlara, direklere çivilediler. Diri diri derilerini soydular. Genelkurmayımızda Alman asıllı generaller vardı. Onlar ilgililere emir verdiler: “Bu Ermenileri ordularınızın arkasından çekmezseniz savaşı kazanamazsınız! Çekin onları arkanızdan...” dediler. Aklını peynir ekmekle yiyen bir devlet bile 7 cephede çarpışırken bir de içindeki vatandaşlarla uğraşmaz. Yani Ermeniler 1915 yılında bizi arkamızdan vurmamış, bize ihanet etmemiş olsalardı burunları bile kanamazdı. İdarecilerimiz Ermeni ihanetini durdurmak için, onları Suriye topraklarına indirdiler. Ama vakti zamanında anası-babası-bacısı-kardeşi ve kundaktaki bebesi... Ermeniler tarafından yakılan, vurulan, boğulan, doğranan, çivilenen Kürt ve Türk köylüleri harekete geçerek sürülen Ermenilere saldırdılar ve intikamlarını onlardan aldılar. Kürt ve Türk asıllı kişiler kaç bin Ermeni’yi öldürdüler? Belki yüz bin, belki iki yüz bin, üç yüz bin!.. keşke bu hadiseler hiç olmasaydı. Keşke biz Ermenilerin öyle ihanetlerine hiç uğramasaydık. Ama ne yazık ki geçmişte çok kötü günler yaşadık. Türkiye’de yaşayan Ermeni öğrenciler, yurt dışında bulunan soydaşlarının yaptıklarına değil de, bizim tarih kitaplarımızdaki 5-10 cümleye üzülüyorlar ve cesaretle Milli Eğitim Bakanımıza çıkıyorlar onların tarih şuurlarına, cesaretlerine siz de aferin demiyor musunuz?
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT