BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Genel Sağlık Sigortalısı olmak zorunlu oldu

Genel Sağlık Sigortalısı olmak zorunlu oldu

Türkiye’de yaşayan tüm vatandaşlara sağlık yönünden sosyal güvence sunduğu için Reform Kanunu olarak nitelendirdiğimiz 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun Zorunlu Genel Sağlık Sigortalısı olunmasına ilişkin hükmü 1 Ocak 2012 tarihinde yürürlüğe girdi.



Türkiye’de yaşayan tüm vatandaşlara sağlık yönünden sosyal güvence sunduğu için Reform Kanunu olarak nitelendirdiğimiz 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun Zorunlu Genel Sağlık Sigortalısı olunmasına ilişkin hükmü 1 Ocak 2012 tarihinde yürürlüğe girdi. Belirtelim ki; 4/a, 4/b ve 4/c kapsamında sigortalı olanlarla isteğe bağlı sigortaya prim ödeyenler sigortalı olarak tescil edildikleri tarihten, emekli olanlar emekli maaşı bağlandığı tarihten itibaren genel sağlık sigortalısı sayılacağından ayrıca bir bildirim yapılmasına gerek kalmayacak. Bu durumdaki sigortalıların/ emeklilerin yapacağı tek işlem sağlık aktivasyonlarını yaptırmaktan ibarettir. Ancak sağlık ayrımı alınabilmesi adına isteğe bağlı sigortalıların prim borcunun olmaması, 4/b kapsamındaki sigortalıların ise 60 günden fazla prim borcunun bulunması da temel şartlardan birisidir. İŞSİZLER DE GSS’Lİ OLACAK İşsiz kaldığı için işsizlik maaşı alma şartlarını sağlayarak İş-Kur’dan (Çalışma ve İş Kurumu) işsizlik ödeneği alan sigortalıların, işsizlik maaşı aldıkları tarih itibariyle genel sağlık sigortalısı olduğunu, bunların genel sağlık sigortası primini içeren sigortalılık bildirimlerinin İş-Kur tarafından yapıldığını ve tahakkuk edecek olan primlerin de İş-Kur tarafından ödeneceğini özellikle hatırlatmak istiyorum. 4/a, 4/b veya 4/c kapsamında sigortalı iken 1 Ocak 2012 tarihinden sonra işsiz kalan ya da 1 Ocak 2012 tarihinden önce işsiz kalmakla birlikte 1 Ocak 2012 tarihinden sonra da iş bulamayıp isteğe bağlı sigortalı olmayı da seçmeyenler işsiz kaldıkları andan itibaren son bir yıl içinde 30 ila 89 gün arasında prim ödemişlerse işten çıktıktan 10 gün sonra zorunlu olarak GSS’li olacak. 1 Ocak 2012 tarihinden önce işsiz kalanlar ise 10 günlük süre 1 Ocak 2012 tarihinden önce sona ermişse 1 Ocak 2012 tarihinde GSS’li sayılacak. İşten ayrıldığı tarih baz alınarak son bir yıl içinde 90 gün ve üzerinde prim ödemesi olanlar, işsiz kaldığı tarihi takip eden 90 günden sonra GSS’li olacaklar. İŞSİZLER GSS BİLDİRİMİ YAPMAYACAK Daha önce kamuoyunda gündeme geldiği ve hafızalarda yanlış anlamalara yer verdiği için bir hususu belirtmek istiyorum. İşten ayrılanlar veya çalıştığı iş yerinden işine son verilenler GSS giriş bildirgesi vermekle yükümlü değiller. Dolayısıyla bunlara ceza da uygulanmayacak. Bunların GSS tescili SGK tarafından resen yapılacak. Ancak işsiz kalanların ikamet ettikleri ilçelerdeki Sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarına gelir testi başvurusunda bulunması gerekmektedir. Zira gelir testi sonuçlanana kadar ödenecek GSS primi 1 asgari ücret üzerinden hesaplanacağından hane içindeki kişi başı geliri 1 asgari ücretinden az olanların gelir testi başvurusu menfaatlerine olacak. İkametten kastımız kimlik paylaşım sisteminde kayıtlı olunan adrestir. HİÇBİR SOSYAL GÜVENCESİ OLMAYAN GELİR TESTİNE GİRECEK 4/a, 4/b, 4/c kapsamında veya isteğe bağlı sigortalı olmayan, SGK’dan sigortalılığa dayalı maaş almayan, SGK dışındaki kurumlardan diğer kanunlar gereği maaş almayan (örneğin; 2022 sayılı Kanun kapsamında 65 yaş ya da özürlülük maaşı almayan) vatandaşlarımız, eş, anne-baba ya da çocukları üzerinden sağlık yardımı almıyor iseler sağlık açısından hiçbir sosyal güvencesi olmayan kişi durumundadırlar. Hiçbir sosyal güvencesi olmayan kişiler 1 Ocak 2012 tarihi itibariyle genel sağlık sigortası kapsamına girdiler. GSS kapsamına giren kişinin eşi, 18 yaşını, lise ve dengi öğrenim görmesi halinde 20 yaşını, yükseköğrenim görmesi halinde 25 yaşını doldurmamış ve evli olmayan çocukları ile yaşına bakılmaksızın çalışma gücünü en az % 60 oranında yitirdiği SGK Sağlık Kurulu tarafından tespit edilen evli olmayan çocukları ile asgari ücretin altında kazancı olan, kendisini geçindirmeye yetecek kadar parası olmayıp geçimi GSS sigortalısı tarafından sağlanan anne ve babası GSS sigortalısının bakmakla yükümlü olduğu sayılmaktadır. DÜŞÜK GELİRLİLER PRİM ÖDEMEYECEK Hiçbir sosyal güvencesi olmayanların İlçelerdeki Sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarına gelir testi başvurusunda bulunması gerekmektedir. Vakıflar tarafından kişinin harcamaları, taşınır ve taşınmaz malları dikkate alınarak geliri tespit edilecek ve aile içindeki gelirin kişi başına düşen aylık tutarı asgari ücretin üçte birinden az (295,50 TL) olan vatandaşlar prim ödemeden sağlık yardımı alacaklar. Örneğin; evli ve bir çocuğu olan Tuncay Beyin 750 lira geliri tespit edilmişse kişi başına düşen gelir 295,50 TL’den az (250 TL) olacağından GSS primi ödemekten muaf tutulacak. PRİMLER GELİRE GÖRE BELİRLENECEK Kişi başına düşen gelir asgari ücretin üçte birinden fazla ise ailede yaşayan eşlerden birisi SGK’ya GSS primi ödemekle yükümlü olacak. Ödenecek primler ise; Kişi başına düşen geliri asgari ücretin üçte biri ile asgari ücrete kadar olduğu tespit edilen kişiler asgari ücretin üçte birinin %12’si olan 35,46 TL, Kişi başına düşen geliri asgari ücret ile asgari ücretin iki katı arasında olduğu tespit edilen kişiler asgari ücretin %12’si olan 106,38 TL, Kişi başına düşen geliri asgari ücretin iki katından fazla olduğu tespit edilenler ile gelir testine girmeyi kabul etmeyenler iki asgari ücretin % 12’si olan 212,76 TL, GSS primi ödeyecekler. YEŞİL KARTLILAR VİZE TARİHİNE KADAR PRİM ÖDEMEYECEK Hiçbir sosyal güvencesi olmayıp düşük gelire sahip olduğu için sağlık yardımları Yeşil Kart verilerek sağlanan vatandaşlar?1?Ocak?2012?tarihinde gelir tespitine tâbi tutulmaksızın GSS’li olacak. Bu kişiler yeşil kart vize süresince sağlık yardımını almaya devam edecek ama yeşil kart vize tarihi dolduğu tarihinden itibaren bir ay içinde gelir tespitini yaptırmak üzere vakıflara başvurmak zorunda kalacak. Yeşil kart almaya gerçekten hak kazanan diğer bir ifade ile geliri düşük olan vatandaşlarımızın tedirgin olmasına gerek yok. Zira gelir tespitinde, aynı hane içinde yaşayan eş, evli olmayan çocuk, büyük ana ve büyük babadan oluşan aile bireyi esas alınacak ve her hâlükârda düşük gelirlilerin kişi başı aylık geliri 295,50 TL’den az olacaktır.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT