BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İbâdetlerin faydalarını düşünmek

İbâdetlerin faydalarını düşünmek

İslâmiyyetin istediği vazîfelerde dünyâ için ne kadar fayda bulunursa bulunsun, bunları yalnız Allahü teâlânın emri olduğu için ve âhırette, azâbtan kurtulmak için yapmak lâzımdır.



İslâmiyyetin bildirdiği hükümlerin, âhıretteki faydalarıyla birlikte dünyâdaki faydalarını, sosyal iyiliklerini de düşünmek, yasak değildir. Bu faydaları, zamânın yeni bilgileri ile açıklayarak anlatmak, din adamlarının vazîfesidir. İslâmiyyetin bildirdiği hükümlerin, dünyâdaki faydalarını ve iyiliklerini Müslümânların bilmesi faydalı ise de, bu hâl, yalnız bilmekte kalması lâzım olup, ibâdetleri dünyâ faydaları üzerine binâ etmek derecesine gelmemelidir. Böyle olursa, ibâdetler bozulur. Meselâ harbe giden bir Müslümân, vatanını, dinini, imânını, namusunu korumak için değil de, şân, şeref, mal ve rütbe için dövüşürse, ibâdet yapmış olmaz, cihâd sevâbı kazanamaz. YÜZ GÜZELLİĞİNİN SEBEBİ!.. Günlük hayâtımızda, ellerimizin dokunmadığı yer, kapmadığı mikrop kalmıyor. Abdest alırken, el, yüz ve ayakları yıkamak, cilt hastalıkları ve iltihâpları için en güzel bir korunmadır. Mikroplar, parazit bakterilerin ba’zıları vücûda deri yoluyla dâhil olurlar. Abdest alırken ve guslederken, solunum sistemimizin bekçiliğini yapan burnu yıkamakla, toz ve mikrop yığınlarının vücûda girmeleri önlenmiş olmaktadır. Abdestte yüzün yıkanması, cildi kuvvetlendirir, baştaki ağırlığı ve yorgunluğu hafîfletir. Damarları ve sinirleri harekete geçirir. Devâmlı abdest alanların, ihtiyârlasalar bile yüzlerindeki güzelliklerinin gitmemesi bu yüzdendir. Cünüblüğe sebeb olan hâllerde büyük bir enerji harcanmakta, kalb ve dolaşım hızı artmakta, solunum hızlanmaktadır. Vücûdun aşırı çalışmasıyla da yorgunluk, bitkinlik, uyuşukluk ve gevşeklik hissedilmekte, umûmiyyetle zihnî faaliyetler oldukça yavaşlamaktadır. Gusül abdesti alarak, vücût eski zindeliğini kazanır. Vücûdu belirli aralıklarla devâmlı yıkamak, koruyucu hekimlik yönünden de, fevkalâde önemlidir. Vücûdumuzun normalde bir statik elektrik dengesi vardır. Vücût sağlığı bu elektriksel denge ile yakından alâkalıdır. Bu denge, psikolojik gerilimler, iklim şartları, giyim eşyâları, yaşama ve iş yerleri ve bu arada guslü gerektiren hâllerle bozulur. Bu elektriksel yük, öfke hâlinde normalin dört katına, guslü gerektiren hâllerde 12 katına çıkmaktadır. Abdest ve gusül abdestinin, dolaşım sistemi üzerinde de olumlu te’sîrleri bulunmaktadır. Damarlardaki sertleşme ve daralmayı önler. Abdestte mevziî bir uyarılma vardır. Lenf sistemi, en önemli merkezlerinden biri olan burun arkası ve bademcikler yıkanarak uyarılmaktadır. Ayrıca boyun ve yanlarının yıkanması da, lenf sistemine te’sîr eder. Abdest ve gusülle kolaylaşan lenf dolaşımı sâyesinde, lenfosit denen savaşçı hücreler vücûdu zararlı unsûrlardan korurlar ve vücût direncini arttırırlar. VÜCÛDU TOPRAKLAMAK!.. Günümüzde Kızıl ötesi, “Enfra-rouje” ışınlarla dış derinin özel fotoğrafları çekilmiş, bu fotoğraflarda cünüp olduktan sonra, vücûdun bütün yüzeyinin fazla statik elektrik tabakasıyla örtüldüğü tesbît edilmiştir. Bu tabaka, derinin oksijen alışverişine engel olduğu gibi, cildin renginin bozulmasına ve çabuk kırışmasına da sebep olur. Bu durumdan kurtulmak için vücûdun iğne ucu kadar bile kuru yeri kalmayacak şekilde tamâmen yıkanması gerekir. Böylece su zerreleri, olumsuz elektrik gerilimini alarak, vücûdu topraklıyor ve yeniden normale döndürüyor. Bu açıdan gusül abdesti, tıbbî yönden de mutlaka yapılması gereken bir temizliktir. Su bulunmadığı zamân, abdest ve gusül için, toprakla yapılan teyemmüm de, büyük ölçüde vücûttaki statik elektriği yok etmektedir. Netice olarak, İslâmiyyetin istediği vazîfelerde dünyâ için ne kadar fayda bulunursa bulunsun, bunları yalnız Allahü teâlânın emri olduğu için ve âhırette, azâbtan kurtulmak için yapmak lâzımdır. Böyle niyyet olunca, dünyâ faydalarının ayrıca düşünülmesi de, zarar vermez. İsrâ sûresinin 18. ve 19. âyet-i kerîmelerinde meâlen buyurulduğu gibi: (Menfaatleri ve lezzetleri çabuk geçen, tükenen dünyâyı isteyenlerden, dilediğimize, istediğimizi veririz. Âhıret menfaatleri için çalışan mü’minlerin mükâfâtları boldur.)
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT