BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Post modern darbe sorgulaması

Post modern darbe sorgulaması

Bu dâvâlar, oligarşik dikta ve faşist zihniyetle milletin ve milletin bin yıllık değerlerinin yüzleşmesi, diktacılardan meşru zeminlerde ve meşru usullerle hesap sorulmasıdır. Vahşet, nezaketle muamele görmekte.



Bu dâvâlar, oligarşik dikta ve faşist zihniyetle milletin ve milletin bin yıllık değerlerinin yüzleşmesi, diktacılardan meşru zeminlerde ve meşru usullerle hesap sorulmasıdır. Vahşet, nezaketle muamele görmekte. Darbeciler hesap veriyor. Dünün aslan edalı darbecilerinin bazıları içeride, bazıları yatak odasında karyolanın altında. O İnternet Andıçlarının, Sarıkızların, Balyozların, Ayışıklarının ve daha nelerin bir temeli ve asıl itici sebebi var. O da 28 Şubattır. Beyinleri 28 Şubat zihniyeti yıkadığı için sonrakiler kendi camiini bombalamayı düşünebildiler. 28 Şubat rejimi son asrın en dehşet verici zaman dilimlerinden biridir. Sivil iradenin, sivil iradenin seçtiği icranın, meclisin hiçe sayıldığı bir faşist dönemdir. İstemedikleri vatandaşlara Nazi Kampı ve Guantanamo zulmü yaşattılar. Bir tek tipleştirme hareketidir. Uydurma sebeplerle hükümet düşürüp iktidar gaspına gidildi. Başbakanı teğmene tokatlatma tehdidi savruldu. Kurulan koalisyonlar, kalem odası gibi çalıştırıldı. TSK’dan sebepsiz yere subaylar atıldı. Onlar atılırken haklarını arayacakları hiçbir imkân bırakılmadı. Eğitim alt-üst edilerek bir kısım gençlere üniversite kapısı yasaklandı. Bu sebeple binlerce talebe yurt dışına çıkıp kendine okuma imkânı aradı. Türkiye beyin göçü verdi. Bazı hocalar üniversiteden uzaklaştırıldı. Ekranlara çıkartılan bir kısım şarlatan profesör ve hukukçularla kitlenin beyni yıkanmaya çalışıldı. İslamiyete, dindarlara hakaretler edildi. Üniversitelerde ikna odaları kuruldu. Esnafa varıncaya kadar herkes fişlendi. Yargı mensuplarına talimatlar verildi. Manşetler, karargâhtan atıldı. Ortalıkta kan yoktu. Fakat kandan beter dehşet vardı. İş adamı yatırım yapamadı. Yabancı sermaye kaçtı. Bu güvensizlik ve belirsizlik ortamında Türkiye ekonomik krize girdi. Devlet, yeniden IMF’ye muhtaç hallere düştü. Vaziyet böyle iken bu darbenin güdücüleri ‘28 Şubat bin yıl sürecek’ dediler. Şimdi bir yüzleşme döneminden geçilmekte. Herkes buyursun yaptığının hesabını versin. 28 Şubatın failleri de destekçileri de hakim önüne çıksın. Beraat eden hayatına döner. Suçlular cezasını çeker. Böylece on binlerce mazlum ve mağdurun her ne kadar acı dolu yılları, yıkılan hayalleri, yok olan istikballeri geri gelmese de hakları alınmış olur. Adalet de bunun için vardır. Kimse Fenerbahçe Orduevi’nde oturup bugün bile ahkâm kesememeli. 28 Şubat da hesap vermeli. 27 Mayıs da...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT