BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > 27 Mayıs darbecileri de hesap vermeli

27 Mayıs darbecileri de hesap vermeli

2000 sonrası darbecilerinden bazıları ‘hükümeti yıkmaya teşebbüs’ suçlamasıyla cezaevinde tutuklular. 12 Eylül 1980 darbesini yapan Kenan Evren ve hayatta kalmış arkadaşları da mahkemeye çıkacaklar.



2000 sonrası darbecilerinden bazıları ‘hükümeti yıkmaya teşebbüs’ suçlamasıyla cezaevinde tutuklular. 12 Eylül 1980 darbesini yapan Kenan Evren ve hayatta kalmış arkadaşları da mahkemeye çıkacaklar. Bunun gibi 28 Şubat Post Modern Darbesiyle 27 Mayıs kanlı, cinayetli, idamlı, tabiî senatörlü, nüfuz suistimalli darbesi de yargılanmalıdır. Daha doğrusu 27 Mayıs 1960’tan, 27 Nisan 2007’ye kadar ne kadar darbe, muhtıra ve darbe teşebbüsü varsa hepsi mahkemede hesap vermelidir. Kimse ‘zaman aşımı’ demesin. Darbe suçunun, milletin istikbaline kastetmenin müruru zamanı mı olurmuş? Savcılar dâvâ açtıkları gibi bu darbelerden mağdur olan vatandaşlar da ceza dâvâlarına müdahil olabilmeli, hukuk mahkemesinde de tazminat isteyebilmelidir. Eğer normalleşme, sivilleşme olacaksa böylece mümkündür. Yoksa bir-iki darbenin belli sayıdaki faili hesap verip diğerleri ihmal edilirse tarihe karşı vazife yapılmamış olur. Menderes ve arkadaşlarına iadeyi itibar edildiği gibi tersi de mümkün olmalı, 27 Mayısçılardan, 12 Eylülcülerden hayatta olmayanlar da gıyaplarında yargılanıp infazı mümkün olmasa bile adalet huzurunda ve tarih önünde haklarında beraat veya mahkumiyet şeklinde hüküm verilmelidir. Cemal Gürsel, Kenan Evren’den daha mı az suçlu? Biz, Amerika’da orduevi görmedik. Subaylar da bizlerle komşu olarak aynı binalarda yaşıyorlardı. Kaldığı ev ayrı, yemek yediği lokanta farklı, yazlık kampı değişik olan bir mesleki sınıf elbette ki halktan kopar. Türkiye, bunun en kötü örneklerinden biridir. 27 Mayıs Darbesi, askeri halktan uzaklaştırmanın başlangıcı olmuştur. Bu tarihten sonra kötü bir gelenek doğdu. Genelkurmay başkanları için ‘darbe yap cumhurbaşkanı ol!’ yolu açıldı. 12 Eylül Cumhurbaşkanı seçilemediği için yapıldı, dendi... Cumhurbaşkanı, darbeyle işbaşına geldi. Halk böylesine hiçe sayılmıştır. 1945’te çok partili hayata geçilmiş, 1946’da seçimlere gidilmiş ancak kendilerini elit gören asker ve sivil bürokrasi hiçbir zaman halkın seçtiği iktidarı hazmedememiştir. Onlara göre halk güdülecek bir sınıftır. 27 Mayıs 1960’ın geriye sayma tarihi 14 Mayıs 1950’dir. Şimdi bir süreçten geçiyoruz. Tarih ve talih karşımıza hem ekonomik kalkınma ve hem de mazi ile yüzleşme fırsatını çıkarttı. Kimsenin hatırı, milletin istikbalinden mühim değildir. Daha dün, bırakınız tutuklamayı, bir generalin hakim önüne çıkması dahi hayal edilemezdi. Darbe fırsatlarını değil, darbe düşüncelerini zihinlerden kazımalı. Gelişmiş ülkelerde bir subayın darbe diye bir fikri olamaz. Mahkemelerin yapacağı budur. Son 50 yıl adaletin imbiğinden geçirilmeli ve intikam ve öc alma saikiyle değil, yarınlarımızı kurtarma niyetiyle yakın tarih temizlenmelidir.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT