BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bile bile lades!..

Bile bile lades!..

CHP şov yaptı dünkü grup toplantısında. Hınca hınç partililerde doldurulan grup salonuna tezahürat ve alkışlarla giren Sayın Kılıçdaroğlu esti-gürledi, astı-kesti, verdi-veriştirdi, meydan okudu; iktidara ve yandaşı olarak gördüğü yargıya.



CHP şov yaptı dünkü grup toplantısında. Hınca hınç partililerde doldurulan grup salonuna tezahürat ve alkışlarla giren Sayın Kılıçdaroğlu esti-gürledi, astı-kesti, verdi-veriştirdi, meydan okudu; iktidara ve yandaşı olarak gördüğü yargıya. “Kaldırın dokunulmazlığımı” dedi, “Özel savcılara AK Parti Genel Merkezinde oda verilsin” dedi. “Egemen güçlere taşeronluk yapanlara boyun eğmem” dedi. Anlaşılan Silivri Başsavcılığı’nın dokunulmazlığının kaldırılmasını isteyen fezlekesini içine sindirememiş. Gelelim sadede. ‘Dokunulmazlığımı kaldırın’ demekle iş bitmiyor. Buna Anayasa ve Adalet Komisyonu üyelerinden oluşan karma komisyon karar veriyor. Genelde de talepler dönem sonuna bırakılıyor. Diyelim ki genel kurula indi. Genel kurulda da milletvekilleri ret oyu kullanıyor. Yani Kılıçdaroğlu dostlar alış-verişte görsün mantığı ile hareket ediyor. O da çok iyi biliyor dokunulmazlığının kaldırılmayacağını, hatta CHP milletvekilleri de. Şovdan kastımız bu. Kılıçdaroğlu’nun “Beni hapse atmak değil darağacına da çıkartsanız söyleyeceğim budur” sözüne gelince; rahmetli Adnan Menderes, Turgut Özal ve özellikle de Başbakan Erdoğan’ın sık sık kullandığı, “İki gömleğim var. Biri bayramlık, biri idamlık” sözünün intihalinden başka bir şey değil... Hasip ile nasip ABD’nin 1793 yılında ürettiği ilk bozuk para olan “1 sent” açık artırmada 1.38 milyon dolara satılmış. Bizde de karaborsaya düşen “1 kuruş”un sebebi hurdacılar. İçindeki bakır madeninden dolayı 1 kuruşa 1.92 kuruş fiyat biçmişler. “Bu yıl dünyanın en değerli parası TL olacak” diyerek yatırımcılara çağrı yapan Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı’nın bu iddiası için kafa yoranlara bir yol göstermek istedim naçizane. Hepsi o kadar... K'ÜFÜR'NAME! AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Hüseyin Çelik, muhalefetin siyasi üslubundan çok rahatsız. Özellikle Başbakan Erdoğan’a yönelik hakaretleri ‘küfürname’ olarak nitelendiriyor. Son dönem Türk siyasetinde nükte eksikliği olduğu değerlendirmelerine katılan Çelik, kırmadan, dökmeden, hakaret etmeden yapılacak şakaların hem ortamı yumuşatacağını, hem de siyasete renk katacağını söylüyor. 1970’li yıllarda da siyasi ortamın çok gergin olduğunu hatırlatan Çelik, Demirel-Ecevit arasında geçen bir olayı siyasi nükteye örnek gösteriyor. İşte Çelik’in AP Gençlik Kolları Başkanı iken yaşadığı bu olay: Kanlı-bıçaklı oldukları bir dönemde, Ecevit Başbakan, Demirel de muhalefet lideriydi. İki lider havalimanında karşılaşınca birbirleriyle tokalaşarak hal-hatır sordular. Gazeteciler tokalaşma olayını öğrenince havalimanından ayrılmak üzere olan Demirel’e sordular: -Sayın Ecevit’in elini sıkmışsınız, ne diyeceksiniz? Demirel kendisine has üslubu ile cevap veriyor: -Ya ne yapacaktım, boğazını mı sıkacaktım... Türk siyasetinin renkli simaları rahmetli Osman Bölükbaşı ve Yılmaz Hocaoğlu’ndan örnekleri ise başka bir yazıya bırakıyoruz...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT