BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kazdıkları kuyuya düşüyorlar! -2-

Kazdıkları kuyuya düşüyorlar! -2-

Evet... Ahbap-çavuş ilişkisine ne olmuştu da; işler eskisi gibi ‘emir-komuta’ dahilinde gitmedi; gitmiyordu ve evet; öyle anlaşılıyor ki, bundan böyle de gitmeyecektir?!.



Evet... Ahbap-çavuş ilişkisine ne olmuştu da; işler eskisi gibi ‘emir-komuta’ dahilinde gitmedi; gitmiyordu ve evet; öyle anlaşılıyor ki, bundan böyle de gitmeyecektir?!. 2002 seçimleri, Türk demokrasi tarihinin dönüm noktası olmuş ve tam yarım asır sonra ‘aranan kan’ bulunmuştur! Artık bundan böyle Türkiye, hakkında verilen kararlara uymayacak; kararlarını kendisi belirleyip verecektir. Türk milletine sandık hakkı tanındığı daha 1950’de bu karar verilmişti ama, o günün millet temsilcileri dahili ve harici düşmanın karşısında dik durup direnemedi ve millet adına hizmet etmenin bedelini canlarını darağaçlarında vererek ödediler! Yer ve konumlarını; demokrasi içinde demokrasiyi katlederek sözde sağlamlaştırdılar. Akıllara ziyan anayasalarla (1961 ve 1982) ve kanunlarla (mahut 35. madde vb.) askerî darbelere zemin hazırladılar. Bütün bunları da ‘Cumhuriyeti koruma ve kollama’ gereğinden hareketle, kendilerine vazife çıkardılar. Zaman tünelinde kalarak; başta ABD’nin okuyup anladığını, göremeyerek ve anlamayarak; ‘kör kör parmağım gözüne’ misali eski alışkanlıklarına devam ettiler. Halbuki, 2002’de gelen ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri için uydurulan 367 garabeti ile 2007 seçimleri ile güçlenerek yenilenen halk iradesi öyle demiyordu! Zamanı kokutanlara dur demek için gelen Recep Tayyip Erdoğan ve onun AK Parti kadroları, diklenmeden dik duruyor ve milletin emanetine sahip çıkılacağını vazediyordu. Bu cümleden olarak da; Anayasa’da referandumla köklü bir değişikliğe gitti. Milletin kahir ekseriyetiyle kabul gören bu değişiklikle artık; ‘al gülüm, ver gülüm’ devri kapanacak ve tam ve kâmil manada olmasa da; adları ve sanları ne olursa olsun kişi ve kurumlar hak ve hadlerini bilmeye başlayacaktı! Demokrasimizin bilmediği ve alışık olmadığımız günümüz manzaralarına bu yüzden şahit olmaktayız ve daha işin başlangıcındayız. Zamanı okuyanlar ve kendilerine, demokrasilerde olması gereken rolü biçip, kenara çekilenler rahat edebilecek. Aksine tutum takınıp, eski alışkanlıklarını sürdürmeye çalışanların işi ise, gerçekten zor olacaktır. Nitekim olmaktadır da! Ne demişler: Anlayana sivrisinek saz...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT