BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Enerji için aldığımız riskler

Enerji için aldığımız riskler

Taşıdığı yük ve kendi fiyatıyla 300 milyon dolar seviyesine ulaşan devasa gemilerin korsanlar tarafından rehin alınması vahim sonuçlar doğurabilir. Hürmüz Boğazı’nda yaşanan son gerginliğin ardından korsanların tek tehlike olmadığı aşikârdır...



Dünyada sadece 550 VLCC ve 85 ULCC var. Yani bu tankerlerden birkaçı bile istenmeyen bir sebeple piyasadan çekilirse, bu durum hatırı sayılır ekonomik ve diğer bazı güçlüklere sebep olabilir. Enerji ve enerji nakli konusunda yapmış bulunduğumuz tercihler, dünya ekonomisini birçok yönden bir avuç boğaz ve dar su yolunun stratejik risk ve belirsizliklerine mahkum ediyor. Hürmüz, Malakka, İstanbul boğazları, Panama ve Süveyş kanalları ve Baltık su yolu bunların başlıcaları. Boru hatları da birçok yerde risk altında. Bakü-Tiflis-Ceyhan ve Irak’taki hatlar gibi. Irak’tan Suriye’ye giden boru hattı da öyle. Dünyanın çeşitli yerlerindeki yüzlerce, binlerce kilometrelik boru hatlarını da hatırınıza getirin. Dünyada “çok büyük” denilen ham petrol tankerleri (İngilizcesi VLCC) ve “ultra büyük” denilen tankerlerin (ULCC) yanaşabileceği liman sayısı oldukça azdır. Bir VLCC yaklaşık 2 milyon varil petrol taşıyabilir. ULCC kapasitesi daha da fazladır. Bir VLCC yaklaşık 330 metre uzunluğunda ve 55 metre genişliğindedir. ULCC boyutları ise yaklaşık 415 metreye 65 metredir. Bir VLCC yüklü olduğunda minimum 28 metre su derinliğine ihtiyaç duyar. ULCC için yaklaşık 35 metre derinlik gerekir. İşte bu dev gemileri sadece yanaştırmak için bu kadar su gerekiyor. Bunlar denizlerin devleridir. 300 MİLYON DOLARLIK SEYİR Bu gemiler ayrıca yavaştır. Bir VLCC veya ULCC yaklaşık 28 km/saat seyir hızında gidebilir. Bunların tornistan yapabilmeleri için 2 kilometre mesafe gerekir. Bazen 20 derecelik istikamet değişikliği bile yavaş ve kompleks bir manevraya dönüşebilir. VLCC’ler pahalı gemilerdir. Tankerin bedeline bir de taşıdığı petrolün değerini ekleyin. Mevcut rakamlarla, 104 dolardan 2 milyon varil tam 208 milyon dolar yapar. Bu nedenle, zaman zaman tehlikeli sularda olmak üzere, ağır ağır ilerleyen iyi bir tankerin 300 milyon dolar değerinde olduğunu söyleyebiliriz. Bu çok büyük, yavaş ve zar-zor manevra yapabilen gemiler korsanlığa karşı da risk altındadır. Ayrıca, Hürmüz için yapılan son tehditten, korsanların tek tehdit olmadığını anlamış olduk. Suudi Arabistan’ın Çin ve ABD’ye ihraç ettiği büyük miktardaki petrolün tamamı VLCC gemileri ile Hürmüz Boğazından geçiyor. Dünyada sadece 550 VLCC ve 85 ULCC var. Yani bu tankerlerden birkaçı bile istenmeyen bir sebeple piyasadan çekilirse, bu durum hatırı sayılır ekonomik ve diğer bazı güçlüklere sebep olabilir. Küçük tankerler de var. Süveyş-Max (Süveyş Kanalı’ndan geçebilecek maksimum boydaki gemilere verilen ad) türü gemiler 285 metre uzunluğunda ve 45 metre genişliğindedir. Afra-Max denilenler (Maksimum 120 bin ton taşıyabilen tankerlere verilen ad) 245 metre uzunluğunda ve 34 metre enindedir. Bunlar da çok büyük, ağır, döndürmesi ve durdurması zor olan gemilerdir. BOĞAZLAR İÇİN TEHLİKELİ Dünyada sadece 420 Süveyş-Max ve 890 Afra-Max bulunuyor. Bu gemilerin daha kısa mesafeler için ve rafine ürünler için de kullanıldığı düşünülürse, bu sayı da fazla değildir. İstanbul Boğazı’nda görülen tankerler, en büyük boyda Süveyş-Maxlar ve muhtemelen daha çok küçük kıyı tankerleri ve Afra-Maxlardır. Bunlar da büyük gemilerdir. Bir defasında Boğaz kenarında çay içerken geçen gemileri izliyordum. Gemilerin Boğazdan geçişini izlerken, bunların sadece önemli kargolar taşımadığını, aynı zamanda büyük riskler taşıdığını düşünmeden edemedim. Ayrıca petrol yüklenen limanlara giriş çıkışın yapıldığı kanallar da oldukça risklidir. Bir tek Houston Limanı kanalını düşünmek bile, petrol uzmanı acizanenin zaten ak düşmüş saçlarını iyice beyazlaştırıyor. Dünyadaki en önemli enerji limanlarının seyir haritalarına bakmak hiç de iç açıcı bir tecrübe değildir. Geçmişte yaşanan kazalardan anlaşıldığı üzere İstanbul Boğazı’ndaki riskler oldukça fazladır. Bu çok önemli kargoların geçtiği onlarca riskli kanal ve liman için de geçerli bir durumdur. Orta Doğu’dan ve başka yerlerden giren ve çıkan muazzam miktardaki petrolü işleyebilecek çok az sayıda tesis vardır. Harg ve Lavan Adaları, Abot, Abkaik, vb... Irak ekonomisi büyük oranda Basra Petrol limanından yaptığı ihracata dayanıyor. Bunun şakası yok. Petrol ihracatı Irak ekonomisinin büyük kısmını oluşturuyor ve Basra limanı bu petrolün çoğunun yüklendiği yer. Dünya ekonomisi büyük oranda Abkaik rafinerisine bağımlı. Suudilerin en önemli kuyularından elde ettiği petrolün 6-7 milyon varili bu tesiste işlenerek ihraç ediliyor. Eğer bu tesise teröristler tarafından ciddi hasar verilirse, dünya ekonomisi derin bir mali şok yaşar. ALTERNATİFLER BULUNMALI İran da endişelenmeli. Harg ve Lavan Adaları’ndaki petrol tesisleri, İran’ın petrol ihracatının büyük bir bölümünü teşkil ediyor. Dünya genelinde petrol altyapısı genelde çok büyük ve çok pahalı tesislerden oluşur. Bu tesisler çok az sayıda noktada toplanmışlardır. Önemli tesislerin toplam sayısı da çok azdır. Mevcut ticaret ve nakliye yöntemlerimiz yüzünden dünyanın ne kadar risk altında bulunduğuna dikkatinizi çekebildim mi? Özellikle dünyanın en önemli nakliye geçitlerinden birinin İran rejimi tarafından tehdit edildiğini göz önünde bulundurursak, artık işleri daha farklı yapmanın yollarını aramalıyız. Piyasaları gerçekten büyük bir şok sarsmadan önce petrolümüzün nakliyesi, işlenmesi ve ötesi için alternatifler bulmalıyız. Ayrıca araçlarımıza da alternatif yakıtlar aramalıyız.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT