BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Hayallerimizi yıkmayın!

Hayallerimizi yıkmayın!

Hergün düzenli olarak gazetemizin “Okuyucu Köşesi”ni okurum. 18 Şubat 2000 tarihli gazetede yine sizin köşenizde “Milli Eğitim Ne Yapmak İstiyor?” başlıklı kader arkadaşlarımın yazısı beni bir kez daha yaraladı.



Hergün düzenli olarak gazetemizin “Okuyucu Köşesi”ni okurum. 18 Şubat 2000 tarihli gazetede yine sizin köşenizde “Milli Eğitim Ne Yapmak İstiyor?” başlıklı kader arkadaşlarımın yazısı beni bir kez daha yaraladı. Ben 1998 yılında Selçuk Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Doğu Dilleri ve Edebiyatları Urdu Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun oldum. Tek idealim, uğrunda ölmeyi bile göze aldığım öğretmenlikti. Pedagojik formasyonum ve İlköğretim Sertifikam olmasına rağmen devlet beni ve benim gibi çok sayıda kişiyi atamıyor. 2 senedir bekliyoruz. Gerekçeleri ise Talim ve Terbiye Kurulu’nun aldığı karar. Bu karar 1996 yılında, ya da 1997 yılında alınıyor. Fakat ben bu belgelerin hepsini 1998 yılında aldım. Peki bana neden verdiler bu belgeleri? İki senedir ücretli derslere giriyorum. İşimi çok seviyorum ve başarılıyım. Ama bunca sene ben ve bizler boşuna mı okuduk? Ziraat Fakültesi, hatta Açıköğretim mezunlarını atarken birşey olmadı da bize mi takıldı bu kanun? Deprem dolayısıyla zaten son derece mağdur olduk, moraller hep bozuk, bir de bu böyle olunca... Bizler üniversitede İngilizce eğitim aldık. Son derece kültürlü, modern öğretmenlerle okuduk.. Bugün öğrendim, aynı dönemde okuduğumuz bir arkadaşımız iki senelik öğretmenmiş. O oluyor da, onun tayini çıkıyor da ya bizim?.. Eğer birgün ölürsem, sırf bu Milli Eğitimin sisteminden dolayı olacaktır. Çünkü dayanacak gücüm kalmadı. 25 yaşıma yeni girdim ama bu tayin meselesi yüzünden çok yaşlandım. Z. T. - Hereke/Kocaeli Millî Eğitim Bakanlığı’na Bizler ücretli öğretmenlik yapan bir grup arkadaşız. Yakınmamız şu; ücretli öğretmenliğe başlamadan önce başka bir işte sigortalı olarak çalışıyorduk. Öğretmenliğe başladığımız zaman doğal olarak eski işyerimizden sigortamızı kestirdik. Fakat ücretli öğretmen olunca devlet bizi sigortalamadı. Hem kadrolu öğretmenlerin çalıştığı saat kadar çalışıyor ve onların yarısı kadar bile olmayan bir ücret alıyoruz, hem de hiçbir güvencemiz yok. Bi vekil öğretmenin sigortalı olması için ya askere giden, veyahut da ücretsiz izne ayrılan bir öğretmenin yerine bakması gerekiyormuş. Bizim öyle bir durumumuz yok. Biz okulda öğretmen açığını kapatmak için bulunuyoruz. Devlet sigortasız işçi çalıştırmayı suç sayıp, bunu yapan kuruluşlara ceza keserken bizi sigortasız çalıştırıyor. Doktorumuz, ilacımız parayla. Sanırım öğretmen açığı böyle, neredeyse bedava öğretmen çalıştırarak kapatılmak isteniyor. Devletin, bakanlığımızın bir an önce bu işe el atmasını bekliyoruz. Bir grup ücretli öğretmen
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT