BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > “Bir şeyler yapmalıyım!..”

“Bir şeyler yapmalıyım!..”

Doğan bey hızla giyindi. Otuz saniye içinde kapıda bekleyen polis arabasının içine binmişti bile. Karısı ise endişeli gözlerle takip etti süratle uzaklaşan arabayı. Arkada, iki polisin arasında oturuyordu yaşlı doktor.



Doğan bey hızla giyindi. Otuz saniye içinde kapıda bekleyen polis arabasının içine binmişti bile. Karısı ise endişeli gözlerle takip etti süratle uzaklaşan arabayı. Arkada, iki polisin arasında oturuyordu yaşlı doktor. Biraz yol adlıktan sonra bütün gücünü toparlayarak sordu: - Mesele hakkında biraz bilgi verseniz... Önde oturan polis arkaya döndü: - Bir cinayet... Maktulün cebinden adresiniz çıktı. Kimlik tespiti için çağırıyoruz sizi. Daha fazla bir ayrıntı bilmiyorum doktor!.. Uzun sürmedi merkeze varmak. Mermer merdivenleri hızla çıktılar. Komiser Doğan beyi görünce ayağa kalktı: - Hoş geldiniz doktor bey. Sizi gecenin bu saatinde rahatsız ettik ama mecbur kaldık. Bir olay olmuş Sirkeci’de. Bir kahvede bir cinayet işlenmiş. Maktulün cebinden sizin adınız ve evinizin adresinin yazılı olduğu bir kağıt çıktı. Adamın adı Recep... Recep Parlak... Tanıyor musunuz? Doğan bey olduğu yerde sallandı. Kaderin garip cilvesine şaşmamak elde değildi. Dudakları titredi, fısıltıyla konuştu: - Öldü mü? - Evet. Bıçaklanmış. Kumar yüzünden kavga çıkmış. Katili kaçmış ama an meselesi, yakalanır hemen. Sizi kimlik tespiti için morga göndermek zorundayım. Sonra biraz konuşalım. Nereden tanıyorsunuz bu adamı, kimdir, nedir? Bize bilgi verin biraz... Doğan bey sessizce takıldı görevli polis memurunun peşine... Tespit işlemi kısa sürdü. Recep’in cansız yatan bembeyaz olmuş yüzünü görünce sarsıldı yaşlı doktor. İşte hayatını karartan adam artık kendisine ve başka hiç kimseye zarar veremeyecek bir durumda yatıyordu. Başını salladı onun yüzünü görünce. Duyulur duyulmaz bir sesle mırıldandı: - Evet bu Recep... Tekrar komiserin odasına döndüğü zaman dopdoluydu içi. Ağlamak, haykırmak istiyordu. Recep ölmeden önce yapabileceği en büyük kötülüklerden birini yapmış, öyle gitmişti bu dünyadan. “Keşke....” diye düşündü... “Keşke daha önce...” İrkildi. Neler düşünüyordu böyle?.. Korkuyla inledi: “Affet Allah’ım, doğrusunu sen bilirsin!” Komiser yaşlı doktoru oturtup bir de çay söyledi. Doğan bey bitkin görünüyordu. Tıraşı uzamış, yüzü sararmış, gözlerinin altı çökmüştü. Sorulara kesik kesik cevap verdi. Bu adamı nereden tanıdığı sorusunda ise durakladı. - Hakkari’den tanırım. Orada doktorluk yaparken tanımıştım. Cinayetten hapse girmişti ben oradan ayrılacağım zaman. Eniştesini öldürmüştü. Daha önce de bir hadisesi vardı ama ispatlanamadı. Hapisten çıkıp buraya gelmiş. Yardımcı olmam için aramıştı beni. Ben de ilgilenmedim. Birkaç kere geldi gitti ama yüz vermedim. Pek hayırlı bir insan değildi zaten. Komiser gülerek tasdikledi onu: - Evet, belli zaten. Sabıka kaydı çıktı. Bir buçuk ay bile olmamış hapisten çıkalı. Sizi de yorduk buraya kadar, kusura bakmayın. Arkadaşlar sizi evinize bıraksınlar doktor bey... Ayağa kalktı yaşlı adam. Komiserin uzattığı eli sıktı. Dışarıya çıkınca serin havayı ciğerlerine doldurdu. Kapının önünde bekleyen polis arabasına eğildi: - Sağ olun memur bey ama ben biraz yürümek istiyorum. İhtiyacım var. Kendim dönerim... diyerek vedalaştı. Ağır ağır ilerledi yol boyunca. Sokaklar gecenin geç vakti olduğu için tenhaydı. Tek tük arabalar geçiyor, yine aynı seyreklikte birkaç kişi hızlı hızlı yürüyüp gidiyordu. Ne kadar zaman geçtiğini bilmeden yürüdü. Adımlarını attıkça düşünceleri berraklaşıyor, bundan sonra olabilecekleri daha net bir şekilde görmeye çalışıyordu. Oktay ortada yoktu evden çıkarken. Onun ne yapacağını, nasıl davranacağını kestiremiyordu bir türlü. Eğer delikanlı kendilerinden vazgeçerse.... Korkuyla inledi... Kaldıramazdı asla... Böyle bir acıyı taşıyabilecek gücü kalmamıştı. - Bir şeyler yapmalıyım... diye mırıldandı. Arabayla neredeyse yirmi dakika süren yolu ağır ağır tam iki saatte yürüdü. Evine yaklaştığı zaman bütün ışıkların yandığını gördü. Kapıyı anahtarıyla açtı ve korkuyla yüzüne bakan karısını ve sekreterini gördü. Haykırdılar ikisi de: - Neredeydiniz?.. Ölecektik meraktan!.. DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 95467
    % 1.47
  • 4.7562
    % -0.77
  • 5.5794
    % -0.59
  • 6.2578
    % -0.5
  • 188.328
    % -0.84
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT