BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Beyazperde
romanları

Beyazperde
romanları

Önce romanlarıyla satış rekorları kırdılar, daha sonra başarıyla sinemaya uyarlanıp gişe rekorlarını altüst ettiler.



> M. Kurtbay Önür Sinema sektörü “senaryo” ve “kurgu” tıkanıklığını aşmak için en basit yolu tercih etti. Senaristlerin orijinal ve sürükleyici hikâye üretmek konusundaki sıkıntısını farkeden sinema yapımcıları satış rekorları kıran romanları birer birer sinemaya aktardı. Bu örneklemeler televizyon sektörünün dizi filmlerde de aynı metodu kullanmasını sağladı. “Rüzgâr Gibi Geçti”, orijinal adıyla “Gone with the Wind” Margaret Mitchell’ın Pulitzer Ödül’lü aynı adlı romanından sinemaya uyarlandı. 1939 yapımı film 14 dalda oskara aday olup ve 10 dalda bu ödülü kazandı. Zamanında Türkiye sinemalarında da gösterime giren film defalarca televizyonlarda oynadı. İşte bu başarı romanların sinemaya ve televizyona uyarlanmasını hızlandırdı. KİTABIN ORTASINDAN Rus Tolstoy’un eseri Anna Karenina’dan, İrlandalı yazar Bram Stoker’in Drakulasına kadar bir çok eser sinemaya kazandırıldı. Dünyada okurların en çok ilgi gösterdiği S.S. Tolkien’in Yüzüklerin Efendisi adlı serisi, J.K. Rowling’in çocuk romanı Harry Potter da diğerleri gibi beyazperdede sinemaseverlerle buluştu. 1796’da yazılıp, 1813’te yayınlanan Jane Austen’in orijinal adıyla Pride and Prejudice (Gurur ve Önyargı) adlı romanı, 1940 ve 2005’te sinemaya aktarılırken defalarca televizyon dizilerine konu oldu. Romanından 50 yıl sonra beyazperdede yer alan Narnia Günlükleri de bütün dünyada başarı yakaladı. Dövüş Kulübü, Da Vinci Şifresi “Baba” filmi (The Godfather), Guguk Kuşu, (One Flew Over the Cuckoo’s Nest) , Ölü Ozanlar Derneği, İron Mask, Robin Hood, Oliver Twist, Hababam Sınıfı, Uçurtmayı Vurmasınlar, Peter Pan, Alacakaranlık (Twilight) gibi filmlerin bazıları başarılı bir seriye dönüşürken, tek parça çekilenler ise efsaneler arasındaki yerini aldı.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT