BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Buzlanma sert soğuğun habercisi

Buzlanma sert soğuğun habercisi

Türkiyemizin birçok bölgesinde olduğu gibi İstanbul’a da gelen kar, hepimizi heyecanlandırdı. Pencereden baktığımızda sıcaklığın sıfırın altına düştüğünü gözlemledik. Zira çatılardaki saçaklar donmaya başlamış ve sokaklar buz tutmuştu... Bu hafta buzlanmanın sırlarıyla karşınızdayız...



KARTPOSTAL TADINDA... Kar ve soğuk hava yurdun dörtbir yanını sararken, doğal güzellikler de kendini göstermeye başladı. İşte onlardan biri... Türkiye’nin en uzun orman içi karayollarından olan Domaniç-İnegöl arasındaki 22 kilometrelik orman yolunu kullananlar, karla kaplı “kartpostal” tadında görüntüleri izleyerek seyahat ediyor. Sevgili okurlar, şu anda içinde bulunduğumuz iklimsel şartlar, yürürken veya araba kullanırken daha dikkatli olmamızı gerekli kılıyor. Çünkü sert kış kendini yurdun dört bir yanında göstermeye başladı. Böylelikle toprağın hasret kaldığı su kaynağı sağlanmış olacak. Ayrıca soğuğun etkisiyle havada ve yerde bulunan mikroplar da temizlenecek. Bu konuyla ilgili bazı pratik fiziksel bilgileri bugün sizlerle paylaşmak istiyorum... ASLINDA BUZ KAYGAN DEĞİLDİR! Bir örnek vermek gerekirse; kızaklar düz olmayan, engebeli buz üzerinde dümdüz bir buzlu alana göre çok daha hızlı gitmektedir. Bunun nedeni şudur: Buz düz olduğu için kaygan değildir, basınç altında eridiği için kaygan bir durum oluşmaktadır. Buz pateni takmış bir kişiyi düşünelim; patenlerde kişinin bütün ağırlığı çok küçük bir yüzey tarafından taşınır, böylece santimetrekare başına düşen ağırlık, vücudun buza yaptığı basınç şeklinde büyür. Patenleri kullanan kişinin ağırlığı altında buz eriyince, buz ile patenler arasında ince bir su tabakası oluşur ve bu durumda kişi sürekli olarak ince bir su tabakası üzerinde kayar. Doğada kaygan olan tek katı madde buzdur. SAÇAK BAŞINIZA DÜŞMESİN! Buz saçaklarına karşı dikkatli olmalıyız. Kış günlerinde binaların damlarından sarkan donmuş saçaklar acaba nasıl oluşmaktadır? Kış mevsiminin ağır geçtiği birçok ülkede bu saçakları temizlemekle görevli özel ekipler bulunur. Buz saçaklarının oluşması için aynı zamanda iki türlü ısı gereklidir: Erimek için sıfır derecenin üzerinde ve donmak için de sıfırın altında olmak üzere. Damlar çoğunlukla eğimli olduğundan güneş ışınlarını dik açıya yakın olarak alır. Bu durumda damdaki sıcaklık artar ve kar erimeye başlar.Havanın ısısı o sırada sıfırın altında olduğundan damın kenarlarından aşağıya doğru akan sular donar. Akış bu nedenle alt kısma doğru konik bir şekil alır. Güneş ışınları eğimli olmayan yüzeylere, örneğin toprağa daha eğik açıda düştüğünden ısıyı sıfır derecenin üstüne yükseltemez. Bu nedenle damlardaki kar erirken, sokak ve yollardaki kar erimez. Bu tabiat olayı yazla kış ve Kutup Bölgeleri ile Ekvator Kuşağı arasındaki ısı farklarını da açıklar. Hülasa etmek gerekirse sıcaklıkla ilgili iklimsel farklılıklar güneş ışınlarının dünya yüzeyine geliş eğilimiyle oluşur. Kış aylarında, yazlara göre güneş ışınları dünyamıza daha eğimli gelir. Aynı şekilde Kutuplara gelen ışınlar Ekvatora göre daha eğimli olup çok zayıftır. İRİ DOLU TANELERİNİN SIRRI Bir dolu tanesinin yüzeyinin üstünde ve iç yapısındaki farklılıkların içinde; oluşumunun ve yeryüzüne inişinin hikayesi yazılıdır. Acaba dolu yağışlı fırtınalar nasıl oluşmaktadır? Dilerseniz bir göz atalım: Dolu, konvektif akım bulutları içinde büyür. Konvektif yağış; sıcak havanın daha soğuk ve yoğun havanın içinde yükselmesiyle oluşan yağıştır. Eğer yeryüzündeki hava, atmosferin üst katmanlardakinden daha sıcak ise, yoğunluğu az olan bu hava akımlar halinde yükselecek, daha soğuk olan hava ise onun yerini almak üzere alçalacaktır. Bu olay iki değişik sıcaklıktaki hava kütlesi arasında bir elektron alışverişine sebep olarak var olan potansiyel enerjiyi serbest bıraktırır. Yükselen sıcak hava içinde soğuk havadan çok daha fazla su buharı barındırır. Sıcak havanın giderek yükselmesi artık su buharının damlacıklar halinde yoğunlaşmasına ve bir bulut oluşturmasına sebep olur. SÜPER SOĞUMUŞ SU Dolu yağışları aslında ılımlı iklimlere özgü doğal bir olaydır. Kutup bölgelerinde çok nadir rastlanır, çünkü yeryüzü çok soğuktur. Aynı şekilde çok sıcak Tropikal bölgelerde de nadirdir, çünkü atmosferdeki dondurucu hava kütleleri çok yükseklerde bulunur. Dolu tanelerinin oluştuğu bulut bölgeleri hakkındaki en önemli gerçek, sıcaklığın donma noktasının altında olmasına rağmen, bulutun çoğu kısmının buz değil, sıvı su şeklinde olduğudur. Bazı şartlar altında su donmadan uzun zaman donma noktasının altında kalabilir. Bu durumdaki suya “süper soğumuş” adı verilir. Süper soğumuş bir damlanın donması, belirli toz parçacıkları ya da daha önce donmuş bir buz parçası ile çarpışması suretiyle gerçekleşir. Dolu tanelerinin çoğunlukla oluştukları ve büyüdükleri çevreyi KÜMÜLÜS Bulutları meydana getirir. Dolu tanelerinin bazıları beyaz, bazıları ise saydamdır. Boyutları çoğu zaman 2 cm’yi geçmez, ancak nadir de olsa 5 cm çapında dolu tanelerine de rastlanmaktadır. Dolu yağışları doğal bir afet oluşturur. Yağdığı bölgedeki tarım arazilerine büyü çapta zarar verebilir. KAR KRİSTALİ BUHARLA BÜYÜR Atmosferik buzun “dolu taneleri” ve “kar kristalleri” olmak üzere iki şekli bulunmaktadır. Bunların büyüme süreçleri birbirinden tamamıyla farklıdır. Kar kristalleri su buharının yayılması, dağılması suretiyle büyümektedir. Su molekülleri bir kar kristaliyle çarpışır ve kristal kafesine yapışıp kalırlar. Bir dolu tanesi ise su damlalarıyla çarpışır, damlalardan yeryüzüne daha hızlı düştüğü için damlaları alıp beraberinde götürerek büyür. Değerli okurlar, bu hafta size yaşadığımız mevsimin meteorolojik olaylarıyla ilgili bilgi sunmaya çalıştım. Gelecek haftaya kadar her şey gönlünüzce olsun, sağlıklı günler diliyorum. BASILAN BUZ DAHA TEHLİKELİ... Pürtüklü buzun daha kaygan olmasının nedeni:? Ayakkabı tabanları yalnız bu çıkıntılara basar, böylece temas yüzeyi çok küçülür ve basınç o oranda artar. Sokaklardaki birikmiş kar üzerine basıla basıla sıkışarak buz haline dönüşür. Aç kalan kuşlar için ekmek ağacı Kış aylarında soğuk havalardan en çok korumasız hayvanlar etkileniyor. Duyarlı vatandaşlar ise ellerinden geldiğince onların imdadına yetişmeye çalışıyor. Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesinde Doğa Dostları Derneği üyeleri, hayvanların aç kalmamaları için ağaç dallarına ekmek parçaları astı. Dernek üyelerinin aç kalan hayvanlar için yaptığı yardımı gören vatandaşlar da, organizasyona katılarak ağaçlara ekmek astı. Bu arada, Uludağ’da da aç kalan hayvanlar için seferber olan vatandaşlar, sırtlarında taşıdıkları çuval çuval sebze ve meyveyi ormana bıraktı (küçük fotoğraf). FELAKET ERTELENDİ Mİ? Yeni buzul çağı 1500 yıl sonra! Küresel İklim Değişikliğiyle sonucu artan buzul çağı korkusu, bilim adamlarının son açıklamalarına göre uzak görünüyor Jeologlar ve Çevre Bilimciler, Dünya’nın yeni buzul çağına 1500 yıl sonra gireceğini tahmin ediyor. Buna göre, sanayi ürünlerinden atmosfere salınan karbondioksit, bugün birdenbire kesilse bile, sera etkisiyle iklim bozulmasına neden olan karbondioksit gelecek onlarca yıl atmosfer katmanlarında asılı kalacak. BM Meteoroloji Dairesinin desteklediği araştırmada, en az 5 buzul çağı geçirdiği bilinen Dünya’da 1.5 milyon yıl önce başlayan buzul çağlarının sonuncusu 12 bin yıl önce bitti. TEHLİKE GEÇMİŞ DEĞİL Atmosferdeki karbondioksit miktarı aynı kalsa bile kutuplarda erimenin süreceği bildiriliyor. Uzmanlara göre, hava olayların cereyan ettiği troposferde ve atmosferdeki karbondioksit milyonda 240 oranında kalırsa yerküre 1500 yıl sonra buzul çağına girmiş olacak. Bu oranın düşürülmesi ise petrol gibi fosil yakıtları yüzünden imkansız görünüyor. Artan dünya nüfusuyla iklimin giderek bozulması; sıcaklık artışları ve okyanuslarla denizlerin seviyelerinin gelecekte artışına kesin işaret ediyor. Bu insansız hava aracı havadan ağaç ekiyor Genellikle askerî istihbarat için kullanılan insansız hava aracı (İHA), bu defa bambaşka bir amaca hizmet etti... Erzincan Üniversitesi Sivil Havacılık Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Mustafa Şahin, geliştirdiği insansız hava aracıyla Toros Sediri ekimi gerçekleştirdi. İHA sayesinde ulaşılamayan sarp bölgelere tohumların atılmasının sağlandığını belirten Şahin, “Dünyada bu araçlar şu anda trafik kontrol, boru hatlarının ve orman yangınlarının gözetlenmesi ve ilaçlama gibi görevlerde kullanılıyor” dedi. Çinliler şimdi de sahte yumurta yaptı Dünyanın en büyük fason üreticisi Çinlilerin sahtesini yapmadıkları bir yumurta kalmıştı, sonunda o da oldu. Hem de o kadar gerçekçi ki yiyenler bile farkına varmıyor. Sebebi ise maliyetin, gerçek yumurtanın 5’te 1’i kadar ucuz olması. Tamamen kimyasal maddelerden yapılan sahte yumurtanın kabuğunda kalsiyum, içinde ise sodyum aljinat, şap, jelatin ve renklendirme maddeleri kullanılıyor. Uzmanlar, sahte yumurtanın sağlığa zararlı olduğu uyarısında bulunuyor. Antepliler çamurdan elektrik üretecekler Gaziantep Su ve Kanalizasyon İdaresi (GASKİ), Türkiye’de ilk kez atık su arıtma tesislerinden çıkan çamuru kurutup, yakarak bertaraf edecek ve çamurun yakılması sırasında da elektrik üretecek. Atık çamurun imhasının büyük problem olduğunu belirten GASKİ Genel Müdürü Fahrettin Uslusoy, “Kurutmayla bu sıkıntıdan kurtulacağız. Daha da önemlisi çamuru yakarken elde ettiğimiz ısıyla 2-2.5 megavat gücünde elektrik üreteceğiz” dedi.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT