BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bizim bu yalvarıcı halimiz sürdükçe

Bizim bu yalvarıcı halimiz sürdükçe

AB ve ABD karşısında, bizim bu yalvarıcı, şahsiyetsiz halimiz devam ettikçe, ne bağımsız kalır, ne itibar sağlar, ne de kalkınabiliriz. Üstelik Avrupa Birliği’ne de giremez, 20-30 yıl daha aday adayı olarak kalırız.



AB ve ABD karşısında, bizim bu yalvarıcı, şahsiyetsiz halimiz devam ettikçe, ne bağımsız kalır, ne itibar sağlar, ne de kalkınabiliriz. Üstelik Avrupa Birliği’ne de giremez, 20-30 yıl daha aday adayı olarak kalırız. Bu sürede Hollandalı’sından Portekiz’inden bile daha, çook “Hattı hareket” dersi alır; daha çoook konferanslar dinleriz. Türkiye’nin Avrupa, Amerika ve Japonya’daki boy ölçüsünü çok iyi bilen ciddi devlet adamımız Kâmran İnan, “Fantezi ve Kulis” sütunu yazarı değerli arkadaşımız Ayhan Katırcıkara’nın 23 Mart günkü yazısında şunları söylüyor: “TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı olarak çok sayıda temsilci ile görüştüm. Bana: “Türkiye’nin AB üyeliğinin hayal olduğunu, boşa çaba harcadığımızı, ne Ankara’nın, ne de AB’nin buna hazır olmadığını” söylediler, diyor. Yine Sayın İnan: “KKTC’nin bir olup bittiye getirilerek, Rumlarla birleştirilmeye çalışıldığını” naklediyor. Ona göre: “-İngilizler, Rum kesimini ev ev dolaşarak: Rumlarda kişi başına düşen milli gelir 20 bin dolarken, Türkler’de 4 bin dolardır. AB’ye üye olacak Rum kesiminde bu çarpık yapının devam etmeyeceği” propagandasını yapıyorlarmış. Kâmran İnan Bey, dış politika alanında itiraz edilemez görüş ve bilgileri olan bir şahsiyettir. Onu iyi dinlememiz lâzımdır. Çünkü kırk yıllık hariciye deneyimleri vardır. Aynı zamanda da hayali veya göz boyayıcı yanlış bilgilerle milletimizi aldatmayacak bir yüksek tabiat sahibidir. Gerçekten, bu Avrupa Birliği macerasının niçin benimsendiği ahvâlimizin hangi safhalarda olduğu ve daha nerelere varacağı hakkında, Meclis, devlet ve milletçe belirlenmiş bir kanaatimiz yoktur. Evet, birileri Helsinki’ye koştular. Oraya “Heyecanla davet edildiklerini, tutumları ve sözleri ile bütün Avrupa’yı ve dünyayı hayran bıraktıklarını” söylediler. Bu hayallerini, bizim sâf aydınlarımıza ve kafası pahalılıklar, zelzeleler ve yolsuzluklarla donuklaşan halkımıza da alkışlattılar. Oysa, daha şimdiden, (bağımsızlıktan geçtik) neredeyse, koskoca devletimize sömürge avuntusu yapıyorlar. Meselâ: 1 Kendisine devlet süsü vermeye kalkışan Irak Kürdistan Demokratik Partisi, Nevruz günlerini Ankara’da, parlak törenlerle, balo şenlik geceleri düzenliyor. Bu devlet gösterisi maskaralığına bizim yetkililerden kim katıldı bilemiyorum? Ama İtalya, İspanya vs. büyükelçileri, maiyetleri ile hazırdılar. “Büyük dostumuz!” denilen Amerika da (gerçi büyük elçi değil ama) bir Üçüncü Katib’i bu törene göndermişti. Bu saydığım Avrupalı (!) hepsi “Bağımsız Kürdistan” peşindedirler. Politika yorganının altına saklanmak bize yakışmaz. Cumhuriyetimize yapılan bu hakaretin, gerçeği hakkında halkımıza bilgi verilmelidir. Meselâ: 2 Avrupa Parlamenterler Meclisi’nden bir heyet, günlerden beri, Şırnak ve Diyarbakır’da, resmi özel, her bucağı dolaşarak, “Kürt vatandaşlarımızın, insan haklarından yararlanıp yararlanmadığına” dair görüşler topluyorlar. Sayın Başbakan: “Bizi mecbur ettiğiniz Kürtçe, ayrı bir dil değil, karma bir lisândır” babında muammalar söylemiş. Onlar da PKK hesabına “Bakalım doğru mu” diye ülkemizi kolaçan ediyorlar. Bu saydığım meselâları, yüzlere çıkarmak çok kolay. Fakat rica ederim: Bu meselelerin gerçeğini kavrayıp, millete şüphe edilmeyecek tarzda bildirsinler. İşin aslına da kendimiz karar verelim. Bakın, İngiltere ve Faransa, AB içinde nasıl davranıyorlarsa, bizim de aynı şeyleri yapmamız şarttır. Çünkü biz de bağımsız devletiz.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 103235
    % 2.07
  • 4.7171
    % 0.01
  • 5.5018
    % -0.57
  • 6.2889
    % -0.17
  • 197.827
    % 0.14
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT