BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İstanbul BM’nin ikinci evi oluyor

İstanbul BM’nin ikinci evi oluyor

BM Genel Sekreterinin Türkiye’nin dünyada artan etkisini övdüğünü belirten Davutoğlu, “BM’nin bazı kurumlarını İstanbul’a kaydırıyoruz. Barış Enstitüsü de kuracağız” dedi.



> HAYRETTİN TURAN - LÜBNAN Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Lübnan ziyaretinde, uluslararası diplomatik çevrelerin kendisine “herkesle konuşan adam” lakabını hakettiğini gösterdi. Davutoğlu ve ekibi, iki günlük süreyi bir görüşme maratonuna dönüştürdü. Dışişleri Bakanımız, hem yönetim hem de muhalefet, bütün dini liderler, ülkenin tanınmış gazetecileri ve yazarları ve Lübnan’da bulunan BM Genel Sekreteri Ban Ki-Moon ile görüştü. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Lübnan ziyareti dönüşünde uçakta gazetemize yaptığı açıklamada, İstanbul’da “bir BM şehri” kurulacağının haberini verdi. Davutoğulu, “BM’nin bazı kurumlarını İstanbul’a kaydırıyoruz. Barış Enstitüsü de kuracağız” dedi. Davutoğlu “Türkiye’nin benimsediği çevik ve barışçıl dış politika anlayışı, dünyada Türk diplomasisine duyulan güveni ileri düzeylere taşınacağından artık hiç endişe duymuyorum. Ban Ki-Moon ile yaptığımız görüşme de bizzat Genel Sekreter Türkiye’nin uluslararası toplumda artan etkisini övdü; ‘Barış ve güvenlik alanlarında, mali yardım konusunda, Orta Doğu’dan Afrika görevlerine kadar Türkiye’nin BM’ye muazzam katkısı var’ dedi” şeklinde konuştu. BAYRAM YERİNE GERİLİM VAR Amerikan güçlerinin Irak’tan çekilmesinin ardından siyasi arenada gerilimlerin olduğunu belirten Davutoğlu, “Aslında bir kutlama ruhu olmalıydı, Milli Birlik Bayramı ilan edilmeliydi. Maliki bunu kendi başarısı olarak lanse edebilirdi ama bu fırsatı kaçırdı. Iraklıların birlik ve beraberliklerinin öneminin farkına varmaları gerekiyor. Hâlâ örgüt ve hizip liderliği yapanlar var. Yabancı güçlerin çekilmesinin ardından bu birliğin gölgesine girmeleri gerekirdi. Irak’ta görmek istediğimiz son şey, yeni bir kardeş kavgasıdır” dedi. KIBRIS’TA SON TARİH TEMMUZ BM Genel Sekreteri Ban Ki-Moon ile de uzun bir görüşme yaptığını anlatan Davutoğlu, “Temmuz ayına kadar bir fırsat var ve bunu kaçırmamak gerekiyor. Eğer bu fırsat da kaçarsa siyasi parametrelerimiz de değişiklikler söz konusu olur” ifadelerini kullandı. Suriye’deki gelişmelere de değinen Bakan Ahmet Davutoğlu, “Bu konuda vicdanımız rahat. Yapılması gereken her şeyi yaptık. Suriye’deki her iç gerilim Türkiye’yi, Irak’ı, Lübnan’ı, İsrail-Filistin’i ve Ürdün’ü etkiler” diye konuştu. DAVUTOĞLU: Adaletsizlik çözülmeli Dışişleri Bakanı Davutoğlu, Lübnan’da BM’nin düzenlediği “Değişim ve Demokrasiye Geçiş” konulu toplantıda, “Uluslararası toplumun, bölgede gelişen dinamiklere saygı duymasını sağlamak gerekiyor. Bunun için de tüm adaletsizliklere, ayırım gözetmeksizin aynı ilkesel duruşu göstermek zorundayız” dedi. Davutoğlu, bölgedeki durumun 5 ana boyutu olduğunu belirterek şunları söyledi: Psikolojik boyut: Dışarıdan bakanlar hep radikalleşme tehdidinden bahsediyorlar. İçeriden bakanlar ise yaşananları dışarıdan tezgâhlanan birer komplo olarak görüyor. Bu olayların temel öznesi sıradan Arap insanı. Gelişmeler nazarımda geç kalınmış ve bölgesel bir süreç, anormal değil, normal bir süreç... MEŞRUİYET Değer boyutu: Eğer elimizde değişimi oturtacağınız değerleriniz yoksa değişimi gerçekleştiremezsiniz. Birinci değer meşruiyet. Kurumsal boyut: Bu değişimde; ekonomik, siyasi ve sosyal kurumsallaşma gerekli, bu da anayasal reformla desteklenmeli. Hukuk devleti yeni anayasalarda net bir şekilde tanımlanmalı. Yeni anayasa, devlet değil insanı odak olarak almalı. İnsan olmadan devlet yaşayamaz. Bölgesel boyut: Tunus’un başarısı sadece Tunus için değil bölge için önemli. Türkiye’nin ekonomik bir başarı hikâyesi var bölgede. Uluslararası boyut: Eğer uluslararası toplum bu bölgedeki dinamiklere saygı duyarsa destek olur, aksi takdirde her şeyi bozar.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT