BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Denktaş vesilesiyle

Denktaş vesilesiyle

Makarios, Kıbrıs’ın Yunanistan’a ilhakına karşıydı. İngilizlere karşı ilk bağımsızlık hareketini başlatan adamdı. İngilizler, Makarios’la anlaşmazlığa düşünce iki yolda, çıkış yollarını kapatmak istediler. * Adadaki Türkleri Rumlara karşı kışkırttılar. * Türkiye’ye ve Yunanistan’a Kıbrıs’a müdahale etmesi için telkinlerde bulundular.



Makarios, Kıbrıs’ın Yunanistan’a ilhakına karşıydı. İngilizlere karşı ilk bağımsızlık hareketini başlatan adamdı. İngilizler, Makarios’la anlaşmazlığa düşünce iki yolda, çıkış yollarını kapatmak istediler. * Adadaki Türkleri Rumlara karşı kışkırttılar. * Türkiye’ye ve Yunanistan’a Kıbrıs’a müdahale etmesi için telkinlerde bulundular. ........... 940’lı yıllarda Kıbrıs’ı İngiliz valisi idare ediyordu. Vali, Türklerin lideri durumunda olan şahsı çağırıp; “Rumlara baskı yapalım da anlaşın, burada ikili bir devlet kurulsun” dediği zaman, Türk liderinin cevabı çok sert olmuştu: -Bizim Kıbrıs Rumlarıyla hiçbir alıp veremediğimiz yoktur. Bizim meselemiz sizinle! Ertesi gün bu cevabı verenin cesedi bulunmuştu. Ve ardından tezgahlar. Türkler Rumlara, Rumlar da Türklere öldürtülüyor. Her katliamdan sonra Türkiye ve Yunanistan kamuoyu tahrik ediliyor. *** Başsız kalan Türklerin darmadağınık olduğu bir zamanda İngiltere Fazıl Küçük’ü gönderiyor adaya.. Propaganda yoluyla lider ilan ediyor.. Türkler yeni liderlerinin etrafında kenetleniyor. Ardından Türk-Rum mücadelesi başlatılıyor. (Tezgahlanıyor.) Türkiye kamuoyu basın yoluyla o kadar tahrik ediliyor ki, 55’li-58’li yıllarda “Ya taksim, ya ölüm mitingleri” tertip ediliyor. Aynı mitingler Yunanistan’da da yaptırılıyor. Bu mitinglerle gerek Yunanistan, gerekse Türkiye birkaç sefer müdahalenin eşiğinden dönmüştür. *** Demokrat Parti iktidarı bir taraftan hızlı bir kalkınma hareketi başlatırken diğer taraftan Kıbrıs’ın ayak bağı olmaması için hep örtbas etme gayreti içinde olmuştur. Oyuna gelmemiştir. Dış ilişkilerimizin bozulmaması için büyük itina göstermiştir. *** Aynı senelerde Menderes ve ekibinin gayretleriyle Londra ve Zürih anlaşmaları imzalandı. Anlaşmadan sonra ortalık durulur gibi oldu... Ama tahrikler bitmedi. *** Tezgahlanan 6-7 Eylül 958 olayları ile ne kadar Rum-Ermeni varsa hepsinin iş yeri tahrip edildi. Bu iş nasıl başarıldı? Basın yoluyla kamuoyu oluşturularak.. Hedefleri neydi? Mücadeleyi hızlandırmak... Türkiye’deki azınlıkların yurt dışına çıkmasını sağlamak.. Azınlıkların tedirginliği, yurt dışına kaçışı, Türkiye’nin görüntüsünü bozdu. Her giden önemli miktarda sermaye götürdü. Ticari ilişkiler bozuldu.. Asırlarca, Rumuyla, Ermenisiyle problemsiz, gürültüsüz, patırtısız yaşayan Türkiye, dünya kamuoyuna geçimsiz ve müsamahasız bir ülke gibi gösterildi. Derken Demirel iktidarına geldik. Demirel’in Kıbrıs konusunda takip ettiği siyaset Menderes’in paralelinde olmuştur. Tahriklerin önüne geçmek için büyük gayretler sarfetmiştir. *** Bütün bu işler olup biterken, Yunanistan’da darbe oldu. Darbe ile işbaşına geçen idare, Kıbrıs’ın Yunanistan’a ilhakına karşı gelen Makarios’un devrilmesi için plan hazırladı. Ve Sampson darbesiyle Makarios devrildi. Makarios’un devrilmesinden sonra tezgahlar yeniden çalıştırılmaya, Türkler Rumlara, Rumlar da Türklere öldürtülmeye başlandı. Türkiye ise soydaşlarının hakkını hukukunu korumak için adaya çıktı. İstenen de buydu. Kıbrıs’a çıktık da ne oldu? * Türkiye’nin uluslararası münasebetleri durgunluk dönemine girdi. * ABD ambargo koydu. * Yabancı ülkelerden kredi alamaz olduk. * Hazine 70 sente muhtaç hale geldi. * Türkiye yalnızlığa itildi. * Çıkarma öncesi oluşturulan gerginlik, Türkiye’nin savunma masraflarını artırdı, yatırımları sekteye uğrattı. *** Netice olarak İngiltere, başımıza ördüğü Kıbrıs çorabıyla, Türkiye’nin dış ilişkilerini, kalkınmasını ve gelişmesini sekteye uğratmış oldu. 40 yıl sonra bugün, geriye doğru bakınca şunu görüyoruz: Bir arpa boyu yol gitmişiz. Elimizde sadece kahramanlar kalmış.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT